banner564

İran mı; ABD mi? Belki de ikisi birden kazandı!

ABD ile İran arasında bir mutabakat zaptı imzalandı. Savaş durdu. Hürmüz açılacak; dünya rahatlayacak. İran, nükleer silah sahibi olamayacak; komşular huzur bulacak!
Tamam ama Hürmüz zaten açıktı; İran nükleer silah sahibi olmak için çalışmadığını açıklayıp duruyordu. Bunca savaş aygıtı, başlanılan yere dönmek için mi kullanıldı?
İlk bakışta öyle görünse de öyle değil!
İran, ABD’ye kafa tutarak bölge ülkeleri üstündeki etkisini artırdı. Bu sonucun neden olacağı mesaj nettir: Beni kollarsanız ve bana uyarsanız huzur bulur; petrolünüzü satar, keyfinize bakarsınız. Beni rahatsız ederseniz ağzınıza yanarım; sizi ABD bile kurtaramaz.
ABD’nin kazancı ise mutabakat zaptının altıncı maddesinde gizlidir: “Amerika Birleşik Devletleri, bölgesel ortaklarla birlikte İran İslam Cumhuriyeti'nin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar ABD Doları tutarında kesin ve karşılıklı olarak kabul edilmiş bir plan geliştirmeyi taahhüt eder.”
Bunu okuduğumuz zaman İran’ın “savaş tazminatı” almış gibi olacağını düşünebilirsiniz. Ama bu 300 milyar dolar, petrol ihracatı için kullanılan altyapının yenilenmesi ve modernizasyonu için kullanılacak. ABD vermeyecek, çeşitli fonlardan sağlanacak. Ve geri ödenecek.
Savaş öncesi duruma göre İran yılda 40 milyar dolarlık petrol satıyordu. Bunun önemli bir miktarı Çin Yuanı ve takas yolu ile gerçekleşiyor; ABD Doları çok az kullanılıyordu. İran zaten yaptırım altındaydı ve elde ettiği dolarları kullanması kısıtlanmıştı. Türkiye üzerinden altın tedarik etmeye çalışmasının ana nedeni de buydu zaten.
Bu 300 milyar dolarlık yeniden yapılanma, petrolünü dolarla satmasını zorunlu hale getirecek. Dolarları toplayacak ve fonlara geri ödeme yapacak. Her yıl 10 milyar dolar ödense bu sistemin 30 yıl boyunca zarar görmeden çalışması gerekecek.
İşte geldik petro-dolar düzenine…
Amerika’nın çıkarı, dünyadaki en temel emtia olan petrol ve doğal gazın ABD Doları ile fiyatlanması, petrol almak isteyenlerin çevreden dolar toplayarak ödeme yapması ve bu düzenin görünür bir gelecekte bozulmayacağına inanılmasında yatmaktadır.
Amerika’daki refah sadece çalışarak üretilmiyor. ABD devleti şimdiki durumda 40 trilyon dolar borçludur. Devletler ve şirketler, dolar biriktirerek ABD’nin borcunun döndürülmesi için gerekli kaynağı sağlamaktadırlar. İran gibi önemli bir petrol ihracatçısı ülkenin bu sisteme dahil edilmesi Amerikan rüyasının devam ettirilmesi için önemli bir katkı sağlayacaktır. Önemli olan bu borcun döndürülmesi ve düzenin sürdürülmesidir.
İran bölgedeki nüfuzunu artırdı; Körfez’deki Arap devletleri İran ile dost olmaya zorlanacaktır. ABD petro-dolar sistemini sürdürebilmek için yeni bir kaynak daha kazandı. Dünya egemenliği bir süre daha devam edecektir.
İkisi de kazandı! Savaştılar ve kazandılar…
 

YORUM EKLE

banner608

banner473