İsrail, Mısır, BOP, Arap NATO’su

NATO Zirvesinde, ABD Başkanı Sayın Tramp'ın Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a dönük olarak sergilediği sıcak tavırlar basında çok konuşuldu. Bu samimi tavırlar, Türk-  ABD ilişkileri hakkında son derece olumlu gelişmeler olacağına dair gerçekçi olmayan umut yaratılmasına yol açtı.
Ancak kazın ayağının böyle olmadığı çok kısa sürede ortaya çıktı.
Papaz Brunson olayı ile Türk- ABD ilişkileri hayli gergin bir ortama yeniden girdi. Bu gerginliği tek başına Papaz olayına indirgemek de mümkün değildir. Bunun başka boyutları da olduğu açıktır.
Bunlardan biri İran’a dönük olarak gündeme gelen ABD ambargosudur.
Diğeri ise Doğu Akdeniz’de, “ Kıbrıs Cumhuriyetinin” verdiği izin çerçevesinde EXXON Mobil’in Sonbaharda girişeceği sondaj işidir.
Her ikisi de önümüzdeki Sonbahara doğru gündeme girecek olan işlerdir.
İran ambargosu ile ilgili olarak Avrupa’nın pek çok firması daha şimdiden, İran pazarından çekildiğini açıkladı. Bir Amerikan heyeti, İran ambargosu ile ilgili görüşmeler yapmak için Türkiye'ye geldi.
Bu görüşmelerle ilgili olarak kamuoyuna açıklamalar yapılmadı. Ancak görüşmeden sonra ABD heyeti sözcüsü, basına bazı sözler söyledi. “ Elbette ki her ülke ve şirket kendi kararını vermekte serbesttir. Ama buna uymayacak olanlar ABD finans piyasasından yararlanmayacaklardır.” dedi.
Kapitalist finans dünyası açısından bu açık bir tehdittir. Bu tavır o denli etkili oldu ki Avrupa’nın pek çok büyük şirketi, Sonbaharı beklemeden şimdiden İran’dan çekilme kararlarını açıkladılar.
Türkiye, İran'a dönük ambargo konusunda, geçmişte, Obama Yönetimi döneminde elde ettiği kimi muafiyetleri, şimdi Tramp döneminde bulamayacak. Durum bunu gösteriyor. Böylece petrol ve doğal gaz ihtiyacını uygun fiyatla karşıladığı İran ile ticarette sorunlar yaşanacağı ve bunun Türk- ABD ilişkileri bakımından da sorunlar oluşturacağı açıktır.
Büyükelçiler.. .
Hele son olarak Güneyde gerçekleşen Dış Yunanlılar Konferansı sırasında, İsrail ve Mısır Büyükelçilerinin Türkiye'ye dönük ifade ettikleri askeri tehditler ise durumu daha da ciddi kılmaktadır.
Çünkü Mısır ve İsrail Büyükelçilerinin tehditkâr ifadeleri; geçtiğimiz günlerde Sayın Çavuşoğlu’nun EXXON Mobil’in Sonbaharda gerçekleştireceği sondaja dönük olarak, daha önce ENİ ve Total'ı caydırdıklarını hatırlatarak yaptığı açıklamaya karşı cevabi bir tutum olduğu çok açıktır.
Türkiye ile ilişkileri gerginleşen ve F- 35 uçakları için bir nevi ambargo uygulayan ABD'nin, aynı döneme denk düşen bir zamanda, Mısır’a dönük durdurduğu askeri yardımı, milyonlarca dolarlık bir programla başlatması da çok manidardır. 
Bunun arkasından da Mısır Büyükelçisinin EXXON Mobil sondajı başlamadan Türkiye'ye dönük olarak askeri müdahalede bulunabileceği mesajı vermesini değerlendirmek gerekir. Yabana atmayın...
İsrail’in Tramp Yönetimi ile sıcak bağı tartışılamaz. Obama döneminde bozuk olan ilişkiler; Tramp'ın Nükleer antlaşmadan çekilmesi, İran’a dönük ambargo, Küdüs'ün Başkent ilan edilmesi ve İsrail Anayasasında Yahudi devleti olduğuna yönelik yapılan değişikliğe aldığı destekle, çok iyi bir noktadır.
Bu gelişmeleri Tramp'ın, Orta Doğu için gündeme getirdiği “ Arap NATO’su” tezi izlemektedir. Bu tezin “Büyük Orta Doğu Projesinden” farkı var.
Dün meşhur Yeşil Kuşak projesi, arkasından gelişen BOP, Arap Baharı, şimdi Arap NATO’su. ABD’nin değişen koşullara bağlantılı kendi merkezli projeleridir. Ama bu sonuncusunda,  Türkiye yok.
Bunlar bizi ciddi ciddi düşündürmelidir. Çünkü bu gelişmeler, Güneyin Bağnazlarının da Federal Çözümden uzaklaşmasına cesaret vermektedir. Onlarda, “düşmanımın düşmanı dostumdur” mantığı ile hareket edip, bu bölgeyi kan gölüne döndürmekten çekinmeyecek olanlara yakınlaşmaktadır.
Güneyin, İsrail, Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan yakınlaşmaları ve bağlaşıkları açık gelişmelerdir. 
Bu yüzden bu karmaşık dönemde, içte demokratik hukuk devleti ilkelerine sıkı sıkıya sarılmak, farklı olanı oy hesapları ile Türkiye karşıtı veya düşmanı olarak gösteren veya endişesi olanları doğrudan çözüm karşıtı olarak yansıtan davranış ve tutumlardan uzak durmak gerekir.
Bu nedenle, BM Parametrelerine sırt dönmeden, başlayan süreci olumlu, yapıcı etkilemek gerekir.

YORUM EKLE