İyi başladı, iyi bitmeli

   Cumhurbaşkanı, yeni hükümeti kurma görevini UBP lideri Tatar’a 6 gün gecikmeli verdi…
   Tatar ise bir günde tüm partileri gezerek, nabız yokladı…
   Peki bundan sonra ne olacak?..
   Başta Rum gazetelerine alay konusu olduğumuzu dikkate alarak yeni hükümetin hafta sonuna kadar kurulması halkımızın da beklentisidir…
   Ve halkın büyük bir çoğunluğunun tercihi UBP-HP koalisyonundan yanadır…
   Her iki parti içinde bu ortaklığa karşı çıkanların olduğu biliniyor…
   Ne var ki; evlilik kararı alındığı zaman kız veya erkek tarafında buna karşı çıkanlar vardır diye; duygular yok edilemiyor, nikahın önüne geçilemiyor…
   KKTC’nin çok ciddi, hatta hayati sorunları vardır…
   Bunların bir an önce çözülmemesi durumunda, en geç bu yılın son aylarında çok büyük acıların çekileceğini bir yere not edelim…
   Neler mi olacak?..
   Ekonomide ciddi gerilemeler olacak… 
   Nitekim; otellerde doluluk oranının geçen yıla oranla yüzde 20 azalması, yerli üretim ve ithal ürünleri satışının da azalması demektir…
   Hellimci, peynirci, yoğurtçu, hayvancı, kasap, fırıncı, sebzeci, meyveci, su firması, kahve üreticisi, alkollü ve alkolsüz içecek, çay, kahve ve her türlü tüketim malzemesi ithalatçısı sıkıntıya girecek…
   Sektörlerde sıkıntılar arttıkça, devletin topladığı vergiler azalacak…
   Sosyal güvenlik kurumları; bırakın sendikalaşma uğruna para dağıtmayı, emekli maaşlarını ödeyemez duruma gelecek…
   Kamu görevlilerinin ve emeklilerin maaşları da sıkıntıya girecek…
   Bankalar sarsılacak…
   Allah korusun 5 yıl önce güneyde yaşananlar olacak…

Çadıra mı gideceğiz?

   Bu saydıklarımızdan daha tehlikeli bir beklenti daha vardır…
   Son 3 yılda o kadar çok uyarı ve eleştiriye rağmen işbaşındaki hükümetlerin Mal Tazmin Komisyonu’na kaynak aktarılması yönünde bir yasayı çıkarmaması yüzünden, Rum mülkleriyle ilgili ciddi gelişmelerle yüzleşmemiz an meselesidir…
   Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bizlere altın tepsi içinde sunmuş olduğu bir fırsatı, siyasi manevralarla yok etmemizin maliyeti çok ağır olacak…
   Kuzeyde mülkü bulunan Rumların “KKTC Mal Tazmin Komisyonu Çalışmıyor” diyerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurularda ciddi patlamalar olacak…
   Komisyona verilen haklar iptal edilecek…
   Güneyde mülkünüz olsun, olmasın Rum mal sahibine ya mülkünü vermek zorunda kalacaksınız, ya da ağır tazminatı ödeyeceksiniz…
   Bunların hangisini yapabiliriz?..
   Büyük kahramanlar söylesin…
   Halkımızın neredeyse yüzde 90’ı Rum mülkü kullanıyor…
   Ortaya çıkacak ağır tazminatları hangisi ödeyebilecek?..
   “Ödemeyiz kardeşim” diyerek yeniden savaşa mı gireceğiz?..
   Hayal aleminde yaşamayalım…
   Kuzeydeki devleti veya yönetimi yaşatmak istiyorsanız toprağınız olmalıdır…
   Topraksız vatan olunmaz…
   Topraksız devlet kurulmaz…
   Topraksız insanlar sürekli göç etmeye, itilip-kalkınmaya maruz kalırlar…
   Kıbrıs Türk halkını yeniden 1974 öncesine götürmek mi istiyoruz?..
   Çadırlara mı taşınacağız yeniden?..

Konuşun bakalım

   Bunlar bazılarına ‘öcü korkusu’ vermek için yazılmıyor…
   Gerçekleri konuşmamız ve artık bazı konularda adımlar atmamız kaçınılmazdır…
   Gelinen noktada hiç kimsenin nazını, kaprisini veya tehditlerini çekecek halimiz yoktur…
    “Beni bakan yapmazsanız falanca partiye gideceğim” diyerek tehdit sallayanları kamuoyuna teşhir edeceksiniz…
   “Gideceğin yere git kardeşim” deyip göndereceksiniz…
   Geliri gittikçe azalan, borçlarını ödeyemez duruma gelen insanların bu saatten sonra kapris çekecek hali yoktur…
   Hiç kimse, sıradan vatandaşın üzerinde bir hakka sahip değildir…
   Milletvekili seçildi diye hiç kimsenin ‘en iyi bakan olacağı’ yönünde bir tezle tehditler savurması kabul edilemez…
   Gemi su alıyor arkadaşlar…
   Ya bunun önüne geçip yüzdüreceğiz…
   Ya da batıracağız…
   Unutulmasın ki; ülkeyi bu hale düşürenler de o geminin içinde olacak…

YORUM EKLE
YORUMLAR
KEMAL
KEMAL - 6 gün Önce

belki bu gemide birinci olarak o bakan sevdalıları ve ülkeyi veran edenler su içinde kalrlar halktan önce !