İyi, güzel ve çirkin 

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Lider Anastasiadis’in uzun bir aradan sonra yeniden bir araya gelmesi, bu bir araya gelmede bazı adımlar atılması hem sevindirici hem düşündürücü oldu açıkçası. 
Madem bazı küçük adımlar atılabiliyordu neden bugüne kadar atılmadı? Örneğin Rum tarafı ile KKTC uzun bir süreden bu yana birbirlerinden elektrik alıp satabiliyorlardı. Sadece Rum tarafı “devletten devlete” olmaması için “bir vatandaşının” üzerinden faturalandırıyordu. Yani onlar bizden elektrik aldıklarında fatura Kıbrıs Cumhuriyeti yerine bir Rum’un adına çıkıyordu. Neyse bu konuda bir adım atılmış olması “iyi” oldu. 
Bir diğer anlaşılan konu telefonların Ada’nın her iki yakasında da kullanılabilmesi adına varılan antlaşma. Buda son derece önemli, gerekli bir antlaşma. Bugüne kadar olmayışı zaten bir sıkıntıydı. Şimdi artık cep telefonları Kıbrıs Ada’sının her bir köşesinde çekebilecek. Bu “güzel” bir haber hem Türkler hem Rumlar için.
Tüm bu adımların atılması Güven Yaratıcı Önlemler açısından önemliydi. Ancak Rum tarafının bu noktalarda adım atmasını kazanılmış bir zafer olarak görmemek gerekiyor. 
Çünkü işin temelinde Rum hala bizi direk tanımıyor. Hala daha karşılıklı elektrik alıp- satmada Rum tarafı bizi muhatap kabul etmiyor. 
Telefon konusunda tatarların vardıkları mutabakata göre, “Avrupa’da konuşlu bir merkez üzerinden her iki taraftaki operatörlerin o merkezle ayrı ayrı anlaşmalarını yapması ve o merkez üzerinden cep telefonlarıyla iletişimin her iki taraf için olanaklı hale gelmesi” deniliyor. 
Yani Rum şirket ile Türk şirket bir araya gelip mahsuplaşmayacaklar.  Avrupa’daki bir başka operatör üzerinden olacak bu alış-veriş. Rum liderliği bu iki konuda adım atmış gibi gözükse de işin temelinde hala aynı sıkıntı durmaya devam ediyor. O da Kıbrıslı Türklerin Kıbrıslı Rumlar kadar eşit olabilmesi durumu. Rum tarafı bir adım atmakla beraber işi hala “çirkin” tutmaya devam ediyor. 
  
Acun ağabeyde devreye girsin!
TV 8’in sahibi, Kıbrıs Sevdalısı Acun ağabey! Madem Türk takımları ile Yunan takımlarını Survivor Adası üzerinde bir araya getirmeyi başarabiliyor, o zaman 2020’deki yarışmaya Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumları davet etsin. Hem böylece uzun yıllar sonra bir yarışmada Türkler ve Rumlar aynı karede olabilirler.
Madem liderler Güven Yaratıcı Önlemleri konuşmaya başladılar ve bu konuda atım atma noktasında isteksizde olsalar bir ilerleme var, o zaman Acun ağabeyde dereye girsin.
Burada merak ediyorum her yıl olduğu gibi bu yılda Survivor yarışmasının finali KKTC’de yapılacak mı? Yunan takımından bir oyuncu finale kalmayı başarırsa büyük final oyunu için KKTC’ye geçecek mi? 

 CTP Grubunda gerginlik
Pazartesi günü meclis vardı. Meclis başlama saati olan 10.00 yerine 11.20 gibi başladı. Nedeni bugün ortaya çıktı. Çünkü önceki gün mecliste hem UBP’nin hem CTP’nin grup toplantıları vardı.
Özellikle CTP’nin grup toplantısı sırasında sert tartışmaların yaşandığı, Başbakan Tufan Erhürman’a bazı vekillerin çok ciddi yüklendiği bilgisi bize geldi. Erhürman’ın grup toplantısından hayli moralsiz ve canının sıkkın çıktığı da bize gelen bilgiler arasında. 
Bu arada Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi CTP içinden bir grubun cumhurbaşkanı ile yakın temasta olması da dikkatlerden kaçmıyor. Son günlerde bu grubunun sık sık bir araya geldiği konuşuluyor. 

MESAJLAR

Tolga ATAKAN: Bir süreden bu yana motosikletlerin kayıtları ve muayenelerinde sıkıntılar yaşanıyormuş. Bu konuda gerekli düzenlemenin bir an önce yapılmasını bekliyor vatandaşlar.   

Özdil NAMİ: Bir yıl içinde başkanın değişmesini sağladınız. Eskiden Kıb-Tek Başkanını bakan hatta başbakan değiştiriyordu CTP’de. En azından bu da bir gelişme. 

Mine GÜRSES:  Beşiktaş derbisi oynanırken ilk yarıda Fenerbahçeli oyuncular için ettiğiniz sözler ile ikinci devre söylediklerinizin hiç alakası yoktu. Ne fenermiş be. 

Hasan AÇAN:  Artık tespihlerinizin ünü sadece KKTC sınırları içinde değil artık Ankara’da da sizin tespihler konuşuluyor. Kıbrıs’a geleceklerden sizin tespihlerden sipariş veriliyormuş. 

Kenan ÖRGEN: Yakında bir kez daha tavla turnuvası yapılacakmış. Bu kez kadın adaylar kurada sizin kendilerine çıkmanız için büyü yaptıracaklarmış. Aman kurayı sağ elle çekmeyi unutmayın, bizden söylemesi. 

Serhat ÖZÇELİK: Bu aralar gripten bir türlü kurtulamıyormuşsunuz. Neyse bu işin gizli formülü bende. Bir ara görüşelim ve size gizli formülü vereyim, geçmiş olsun. 

Adil ÖZGEY: Geçen gece Lefke’de hem parti genel başkanının karşılanma organizasyonu hem de gecede yaptığınız konuşma ile göz doldurdunuz ve geleceğe yönelik çok olumlu sinyaller verdiniz. 

Yalçın KOÇYİĞİT: Tavla serilerine devam ediyormuşsunuz. Bu arada kadim dostunuz Bülent Kaya ile ne zaman bir karşılaşma yapmayı düşünüyorsunuz?   

Zeki ÇELER: Eleştirilere daha sakin cevap verseniz hiç fena olmayacak. Zira son günlerde hayli sinirli gözüküyormuşsunuz. Oysa siyasette en etkili yöntem soğukkanlılıktır. 

Emrah YEŞİLIRMAK:  Paris’e gidip Eiffel kulesini görmemek gibi bir şey sizinkisi. O kadar yolu gidip de Beşiktaş’ın galibiyetini doya doya yaşayamadan memlekete geri dönmüşsünüz. 

Armağan CANDAN: Şu meclis içinde Başbakan’a adı ile seslenmeniz pek hoş gözükmüyor. En azından başkalarının olduğu ortamlarda Başbakan veya başkan deseniz fena olmaz mı? 

Ünal ÜSTEL: Destekleriniz ile Kurtlar Vadisi’nde oynamaya başlayan Çağlar Yüksel kardeşimizin yükselişi devam ediyor. Yeni bir filmde bugünlerde sinemalarda yeteneklerini sergileyecek sevgili Çağlar. 

Dr. Sibel SİBER: Serbest Çalışan Hekimler Birliği’ne giren kişi ile sizin isim benzerliğiniz varmış. Neyse hem meslektaşınız hem de aynı isimde de bir doktorun olduğunu bu vesileyle öğrenmiş olduk. 

Sanlı ÇOBAN: Beşiktaş derbisinin ilk yarsından sonra sizi Dereboyunda turda görenler, maç sonrası yaşadığınız hayal kırıklığını merak etmişler. Neydi o atasözü? Erken öten horozu...

Biray DELİCEIRMAK: Beşiktaş derbisi için gittiğiniz İstanbul’dan yurda dönmemeniz kafalarda soru işaretleri oluşturdu. Neyse bu kadar büyütmeye gerek yok, altı üstü bir maçtı.  

YORUM EKLE