Kamu ve Kooperatif Bankaları

 Güney Kıbrıs’ta Kooperatif Merkez Bankası ciddi sıkıntıya girdi. Mudiler banka şubelerine mevduatlarını çekmek için yığıldı. Güney’de bu bankanın Eleniki Bank’a satılması için girişimler başladı.
Bu arada Güney’de hükümet, söz konusu bankanın kurtarılması için bir milyar Euro'luk tahvil çıkartacağını açıkladı.
Bu gelişmeyi iyice incelememiz gerekir. 
Güney, AB üyelik süreci içinde çok önemli bir gelişme sağlamıştı. AB ile sürdürülen müzakerelerde, AB Müktesebatına Koop'ların bankacılık ve finans alanında var olmasını kabul ettirmişlerdi.
Bu önemli bir gelişme, ayni zamanda tüm Kıbrıs için ciddi bir kazanımdı.
Kooperatifleri finans dünyası içinde ve ekonomik yaşamda silmek, etkisiz kılmak, özellikle ideolojik bir istektir. İşte bunun AB Müktesebatına girmesi, bu niyete karşı ciddi bir kazanımdı. 
Bu ideolojik düşmanlığı biz Kuzey’de,  2000'lerdeki bankalar krizinde yaşamıştık. Bu krizi mahana bilerek hazırlanan Bankalar Yasası ve diğer bağlı yasalarda, özellikle Kooperatif Merkez Bankası ile diğer Koop'ların tamamen finans dünyası içinde etkisiz olması ve silinmesi için fırsat bu fırsat denerek, pek çok şey düzenlenmişti.
Bu tasarı, gerek Kooplar, gerekse CTP, TKP ile UBP'nin sağduyulu milletvekilleri ve bazı bakanlarının da katkısı ile meclis komitesinde ciddi tartışmalar, hatta kriz olayları ile yeniden düzenlenmiş ve Koop’ları devre dışı bırakma ideolojik girişimi durdurulmuştu.
Bu bakımdan Güney’de AB Müktesebatına Koop'ların katılımı, bizim içinde son derece önemli idi.
Bakın, şimdi Güney’de Kooperatif Merkez Bankası’nın Eleniki Bank’a satılması kararı üzerine, daha bu yaşama geçmeden, derecelendirme kuruluşu Fitch; hemen Güney’in bankacılık derecelendirme konumunu olumlu olarak yükseltti. Bu gelişme, olayın siyasi ve ideolojik boyutunu göstermektedir.
Bu yüzden Güney’deki bu olumsuz gelişme, tüm Kıbrıs Kooperatif hareketi için çok olumsuzdur.
  Güneyde özellikle Bankalar krizden sonra krediye erişim alanın sıkıntılı olması üzerine, daha esnek davranan Koop’lara dönük ilgi arttı. Koop yöneticilerinin de popülist yaklaşımları nedeni ile bu ciddi sıkıntı doğdu ve bu kötü gelişme yaşandı.
Bundan ders çıkartmak...
Bu yüzden biz, Kamu Bankaları ve Kooperatif Merkez Bankası ve diğer Koop’ları göz bebeğimiz gibi gözetmeliyiz. Öncelikle bu hadise bize bu etkileşimi yapmalıdır. 
Geçmişte bir kamu Bankası olan Akdeniz Garanti Bankası’nın batması ve bunun üzerine bu bankanın tasarruf mevduatı fonuna devir edilmemesi ve Vakıflar Bankası ile birleşmesi için gösterilen gayreti ve çabayı şimdi çoğu insan hatırlamaz. Çünkü kavga verilmemiş olsaydı, bunun arkası gelecekti. 
Bu nedenle kamu bankalarının ve Kooperatif Merkez Bankası ile diğer Koop’ların gözetilmesi çok önemlidir. 
Bir kere, kamu bankaları ile Kooperatif Merkez Bankası’nın her hükümet değişimi ile birlikte yönetiminin hükümette bulunan partiye göre değişmesi yanlışı artık bitmelidir. Süratle bu iki banka özerk bir yönetime kavuşmalıdır. Kooperatif Merkez Bankası, kendi yapısı gereği, esas ortakları ve devletin temsilcilerinin içinde olacağı ciddi kalıcı bir Yönetime kavuşmalıdır. 
Bu iki kuruluş, hükümette olanın iki dudağı arasında olan istihdam ve kredi dağıtım alanı olmaktan çıkmalıdır.
Bu arada Kooperatif Merkez Bankası iştirakleri, tıpkı süt fabrikası örneğinde olduğu gibi gecikmeden Kooperatiflere devredilmelidir. Binboğa Yem Fabrikası ve diğerleri süt fabrikası örneği gibi esas sahipleri olan Koop’lara devir edilmelidir.
Ayrıca, Hükümetler, Meclis artık kamu bankaları ve ihtiyat sandığı üzerinde yoğunlaşan kamu borcunun ödenmesi konusunu gündemin birinci maddesi yapmalıdır.
Böyle maskaralık olmaz. 
Devletin bugüne kadar fonksiyonlarının devamı için devlet borcunu bunlara yükleyeceksin. Vakıfların, Kooperatif Merkez Bankası ile İhtiyat Sandığı’nın üzerine bu yükü yığacaksın. Sonra da bunları bir ödeme planına dâhil etmeyeceksin. 
Arkasından da sırtına ağır yük yığdığın bu kuruluşları da, serbest rekabet diyerek, vahşi bir ilişkinin olduğu finans dünyasında diğerleri ile sözde liberal ifadelerle haksız rekabete sokacaksın.
Böyle iş olmaz. Bu nedenle Güney’de meydana gelen bu gelişme bizi her yönü ile sarsmalı ve Koop’lar ile kamu bankalarını siyasi tasalluttan uzaklaştırmak için elimizden gelenin maksimumunu yapmalıyız. Devlet borcunun bu iki banka ile ihtiyat sandığına ödenmesi de ciddiyetle programlanmalıdır. 

YORUM EKLE