Güneydeki hayvancılar, şap hastalığına yakalanan 30 binden fazla hayvanın itlaf edilmesini protesto ediyor…
Kuzeydeki kasaplar, yeterli sayıda hayvan bulamamaktan ve pahalılıktan yakınıyor…
Kuzeyde et fiyatları pahalı olduğu için vatandaşların önemli bir kısmı ihtiyacını güneyden karşılıyor…
Yani kuzeydeki kasaplar pahalılıktan dolayı müşteri kaçırıyor ve iş yapamaz duruma geliyor…
Kasapların haklı tepkisine Esnaf ve Zanaatkarlar Odası da destek veriyor…
Sorunun çözümü için et ithaline izin verilmesi talep ediliyor…
Hollanda’dan et ithal edilmesi halinde fiyatların düşeceği ve tüketicilerin güneye gitmekten vazgeçeceği düşünülüyor…
Esnaf Odası ve Kasaplar Birliği’nin farkındalık yaratmak için hazırladığı broşürleri herkesin iyi okuması gerekiyor…
En önemli sloganlardan bir tanesine bakalım:
“Pahalılıkta kantarın topuzu kaçtı, ülke battı…”
Aslında sadece et fiyatlarında değil birçok tüketim ve ihtiyaç malzemesinde de pahalılık insanların canını yakmaya başladı…
Bunun nedenlerini iyi araştırmalı…
Yüksek vergiler mi, yoksa yüksek kar oranları mı, sorun neyse tespit edilerek önlem alınmalıdır…
Mezbaha konusu
Kıbrıs’ın kuzeyinde bir de mezbaha sorunu vardır…
İddiaya göre; çoğu denetlenmeyen 60 civarında mezbahada kesim yapılıyor…
Avrupa Birliği’nin mali yardımlarıyla yapılan modern mezbaha ise atıl vaziyette duruyor…
Benzeri durum, 2004 yılı öncesinde güneyde de vardı…
Ancak; Avrupa Birliği’nin koyduğu şartlar üzerine 168 mezbahanın kapısına kilit vuruldu ve sadece 2 tanesine işletme onayı verildi…
Son 22 yıldan bu yana güneydeki hayvanlar veteriner kontrolü altında kesiliyor ve mühürleniyor…
Tüketiciler güvenilir bir şekilde ete ulaşıyor…
Bizim tarafta ise yaşananlar tüketiciler açısından olduğu kadar devletin itibarı açısından da son derece üzücü bir durum…
Bizim becerimiz ve yönetme kapasitemiz işte bu kadar…
Bir mezbahayı, bir çöplüğü dahi yönetemeyen insanlar olduğumuzu unutarak, diğer tüm sorunların çözülebileceği hayaline kapılıyoruz…
Ve böylece kendi kendimizi kandırıyoruz…
Hem ‘ezici bir çoğunlukla’ AB üyeliğine ‘evet’ diyoruz…
Hem de AB kurallarını tanımak istemiyoruz…
Rumların ve yabancıların karşısında sürekli alay konusu oluyoruz…
Üzücü bir durum…
Dikilitaş siyasetiyle bir oyun kurduk kendimize…
Oyuncular ve oynatılanlar, güneydekiler tarafından ciddiye alınmıyor…
Kıbrıs’ın kuzeyinin gerçek durumu maalesef budur…
Parmağımızın arkasına saklanmadan gerçekleri görebilirsek; belki bir kurtuluş veya kıpırdanma olabilir…



KKTC gibi bir Ülkede gerçekleri Kim arayabilir ki !
Yalanlarla yönetilen KKTCnin bugün gelmiş olduğu vahim hali bir gerçek değilmidir yani ! Avrupa’nın En Pahalı ve En Kirli Ülkesi KKTCde doğrulara kimimiz inanır acaba ‘ KKTCnin mevcut vahim haliyle Brakın AB Üyesi olabilmesini TDT Üyesi veya Afrika Teşkilatı Üyesi bir devlet olabilmesi bile mümkün değildir ! Elektriksizlikten ve Susuzluktan nasibini almış KKTCde Yönetenlerimizin Vaatlerine niye inanmayalım ki ? KKTCye Kablo ile Bol Elektrik geleCEK ‘ Mavi Girne Milli hava yolumuz olaCAK Azerbaycan KKTCyi TaniyaCAK , KKTC Singapur Gibraltar veya Monaco OlaCAK , Maraş’ı Turizme açıp İhya OlacağıZ , Milli gelirimiz 25bin Dolar olaCAK , Güney Kıbrıs’a İsrail’e Elekrtik ve Su SatacağıZ , TDT’den KKTCye Direk uçuşlar baslayaCAK , Sağlık Sistemimiz Güney Kıbrıs’ı aratmayaCAK , Elektriksizliğe Son verileCEK , Ülkemizi zehirleyen Teknecik’e Filtre TakılaCAK , Artırılan Cezalarla Trafikte verdiğimiz Canlar azalaCAK , Yediğimiz İçtiğimiz Gıdalar güvenli olaCAK , Rusya TDT KKTCde Elçilik açaCAK , Oda Sayımızın artması ile KKTCde Turizm patlaması yaşanaCAK , Dökülen Mağusa Limanı ÖzelleştirileCEK , KKTC Yatırımcı Ülkesi olaCAK , Euro’ya GeçeceğiZ , Enflasyonu YeneceğiZ , TMK’nunu ÇalıştıracağıZ , Kazıklayıp Gönderdiğimiz İngilizleri Yatırımcıları Londralı Türkleri geri getireceğiZ , Tarihi Eserlerimizi Bakımsızlıktan ve Yok olmaktan kurtaracağıZ , KKTCyi bir Turizm Cehennemi değil Cenneti YapacağıZ , Tescilini aldığımız Hellimi Dünyaya Satıp İhya olacağız !
KKTC gibi bir Ülkede İnanmayacağımız Ne Var Ki!