banner564

Kapsayıcılık esastır; sorumluluk ve beceri gerektirir!

KKTC’de her tartışma bir çatışmaya dönüşüyor. Konu ile ilgili sorunlar da ya çözümsüz kalıyor ya da kısmen çözülebiliyor.

Şimdi fiber optik ağ tartışması var. Herkes, fiber ağın gerekliliği konusunda hemfikir olmuşmuş! Bu cümleyi duydukça insanın gülesi geliyor. İnsanın içinden “Vay be! Hemfikir olduğumuz konu da varmış!” demek geliyor ama bu, “bir artı bir iki eder” konusunda hemfikir olmaya benziyor.

Dünya alemin bildiği bir konuda hemfikir olmanın hiçbir önemi yoktur. Asıl gerekli olan, bu ağa nasıl sahip olabileceğimiz konusunda hemfikir olmamızı sağlayamayacak olsa bile “kapsayıcı bir plana” sahip olabilmektir.

Bu işin bir tarafı Türkiye’dir… Türk makamları bunun aynı zamanda bir “güvenlik sorunu” olduğunu söyleyip durmaktadırlar. Bu fiber optik ağ, bizi zaten Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden dünyaya bağlayacaktır. Onların katılımı veya kapsanması esastır.

Bu ağ, Kıbrıs Türk ekonomisinin ihtiyaçlarını karşılarken işletmelerinin gelişmesine, insanlarımızın bu alanda iş geliştirmesine olanak vermesi bakımından da önemlidir. İş insanlarını da kapsayabilecek modelde olması gerekir.

Hukuka öncelik vermek bu kapsayıcılığı tesis edebilmenin önemli etkenlerinden biridir. Fiber optik ağ konusunda hukuki zemin tartışmalı hale getirilmiştir.

İşin bir de siyasi yönü vardır. Bu denli önemli ve uzun vadeli bir projenin siyasi kadroların enisonu mutabık kalacakları yöntemlerle sürdürülmesi gerekir. Oysa, hükümet ve hükümeti ayakta tutan milletvekilleri içinde bile tam olarak anlayamadığımız kavgalar yaşanmaktadır. Muhalefetin mesajı da net değildir. Kimin ne dediğinin anlaşılmasını bile engelleyecek bir gürültünün ortasında ne dediklerini anlamakta zorlanıyoruz.

Buna bir de sendikaların ve diğer aktörlerin dediklerini katarsak nasıl bir kaotik ortamda olduğumuz net olarak resmedilmiş olacaktır.

Benzer tartışmalar Türkiye’den su getirme projesi konusunda da yaşanmış ve her kafadan bir ses çıkmıştı. Sonuçta su geldi ama umulan fayda tam olarak elde edilemedi.

İsterseniz elektrik temini ile ilgili tartışmaları da bu kategoriye koyabilirsiniz: Tam bir keşmekeş! Kablo ile elektrik getirmek mümkün mü değil mi kimse anlayamadı. Şimdiki şebekeyi yenilersek güneşten daha fazla yararlanabilir miyiz sorusuna net bir yanıt verilmiyor. Sorun üretimde mi, yoksa dağıtım da mı sorundur; bilmiyoruz! Üretim ve dağıtımı biz yapacaksak kaç paralık yatırıma ihtiyacımız var? Kavga devam etsin, günler geçsin modundayız!

Son yıllarda kapsayıcı yaklaşımların önemini vurgulamak moda oldu. Daron Acemoğlu ve arkadaşı, kapsayıcılık ile ilgili çalışmaları nedeniyle Nobel bile kazandılar. Kitapları Türkçeye de çevrildi ve satılmaktadır. Kapsayıcılığın ne gibi sonuçlara neden olduğunu öğrenmek isteyenler şöyle bir karıştırırlarsa iyi olur!

“Herkesi kapsamak istediğimizi de nereden çıkardınız” diyecek olan varsa da eyvallah demek zorundayız. Herkes halinden memnunsa yapacak bir şey de yoktur!

YORUM EKLE

banner608

banner474