banner564

Karaoğlan

“Biz aslında savaş için değil, barış için ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz.” 20 Temmuz Barış Harekâtı, bu sözlerle dünyaya duyurulmuştu. Bu sözlerin sahibi ise kimliğinde kayıtlı şekliyle, Mustafa Bülent Ecevit’tir. 28 Mayıs 1925 doğumlu olan Bülent Ecevit, 81 yaşında 05 Kasım 2006’da yaşama veda etti. 
Bir rivayete göre, Türkiye’deki 1973 seçimlerinde, yaşlı bir kadının “Karaoğlan nirede ha evlatlar, Karaoğlan’ı görmek istiyom?” şeklindeki sorusundan sonra, önce Cumhuriyet Halk Partililer (CHP), sonradan da tüm Türkiye Karaoğlan ifadesini Bülent Ecevit ile özdeşleştirdi. 
Kıbrıs Türklerin gönlünde ise 20 Temmuz 1974’deki Barış Harekâtı’ndan sonra Kıbrıs Fatihi, “Mücahit Ecevit” olarak anılmıştır. Kıbrıs Türkleri, 1963-1974 yılları arasında yaşadığı, varoluş mücadelesinin sıkıntılı günlerin ardından, Bülent Ecevit posterlerini bulunduğu her yerde duvarlara astı. Kimi Kıbrıslı Türkler harekâttan sonra doğan çocuklarına Bülent veya Ecevit isimlerini verdiler.
Bülent Ecevit’in, barış için savaş yaptığı ve adaya barışı getirdiği ifade edildi hep. Fakat bir diğer yandan Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında almış olduğu bazı siyasi kararlardan dolayı da eleştirildi. Bu eleştirilerden iki tanesi yine Kıbrıs ile ilgilidir;
Kıbrıs çıkarmasını siyasi ranta çevirme düşüncesi ile 18 Eylül 1974 tarihinde istifa ederek ülkeyi seçime götürmesi ve tek başına iktidar olmaya çalışması bunlardan birisidir. Bir diğeri ise ABD’de okurken öğrencisi olduğu, ABD Dışişleri Bakanı Kissinger’in etkisinde kaldığı ve ABD’nin Kıbrıs’ta empoze ettiği çözümleri uygulamaya çalıştığı için eleştirildi.
Mavi gömleği ve kasketi ile özdeşleşen, gazeteci, şair, yazar ve Türkiye’nin eski başbakanlarından siyasetçi Bülent Ecevit’in hayatı, şiirin duygusallığı ile siyasetin çalkantıları arasında akıp gitti. Kıbrıs’ta federal bir yapıda ısrar eden Sn. Bülent Ecevit’i ölümünün dokuzuncu yılında, kendisine ait “Türk-Yunan Şiiri” ile rahmetle anıyorum.



Sıla derdine düşünce anlarsın
Yunanlıyla kardeş olduğunu
Bir Rum şarkısı duyunca gör
Gurbet elde İstanbul çocuğunu
Türkçenin ferah gönlünce küfretmişiz
Olmuşuz kanlı bıçaklı
Yine de bir sevgidir içimizde
Böyle barış günlerine saklı
Bir soyun kanı olmasın varsın
Damarlarımızda akan
İçimizde şu deli rüzgâr
Bir havadan
Bu yağmurla cömert
Bu güneşle sıcak
Gönlümüzden bahar dolusu kopan
İyilikler kucak kucak
Bu sudan bu tattandır ikimizde de günah
Bütün içkiler gibi zararı kadar leziz
Bir iklimin meyvesinden sızdırılmış
Bir içkidir kötülüklerimiz
Aramızda bir mavi büyü
Bir sıcak deniz
Kıyılarımızda birbirinden güzel
İki milletiz
Bizimle dirilecek bir gün
Egenin altın çağı
Yanıp yarının ateşinden
Eskinin ocağı
Önce bir kahkaha çalınır kulağına
Sonra Rum şiveli Türkçeler
O Boğaz'dan söz eder
Sen rakıyı hatırlarsın
Yunanlıyla kardeş olduğunu
Sıla derdine düşünce anlarsın.
Bülent Ecevit, 1947 Londra
YORUM EKLE

banner471

banner474