banner564

Kararnameler hukuk düzenini dağıttı!

Hükümetin yasa yapmanın zorluklarını yasa gücünde kararnamelerle aşma “tekniği” hukuk düzeninde içinden çıkılması zor sorunlar yarattı.
Anayasa Mahkemesi’nin yasa gücünde kararnamelerin ancak 90 gün süreyle geçerli olabileceğini hükme bağlamasından sonra halen geçerliymiş gibi kullanılan 300 kadar kararnamenin geçersiz duruma düştüğü söyleniyor. Söyleniyor ama bu 300 kararnamenin hangileri olduğu kesin olarak bilinmiyor; herkes birbirine soruyor!
Kesin olarak bildiğimiz emekli olduğu halde çalışanların vergilendirilmesini değiştiren kararname hakkında açılan bir davanın bu sonucu ortaya çıkardığıdır. Bu kararname 2-3 ay kadar önce yerini yeni bir yasaya bıraktı ama beş yıllık süre içinde yasal dayanağı olmayan milyarlarca TL vergi toplanmasına neden oldu. Bu vergiler, emekli olduğu halde çalışan insanlardan toplandı. Geri iade edilip edilmeyeceklerine kim karar verecek bilmiyoruz!
Mali kurumlardan geçici vergi alınması ile ilgili yasa gücünde kararname halen yürürlüktedir. Bankalar, sigorta şirketleri ve döviz büroları, çok para kazandıkları varsayılarak kesin hesapları ortaya çıkmadan “geçici vergi” altında bir tür “vergi stopajı” ödemeye zorlanmıştı. Bu kararname gereği 2026 yılının ilk üç aylık vergisi Nisan ayında ödenecektir. Bu vergi ödenecek mi; belli değil!
Yabancılara konut satışı konusunda koparılan yaygara, 2024 yılında katı kısıtlamalar içeren bir yasanın Meclis’ten geçmesine neden olduktan sonra bu kısıtlamaların neden olduğu olumsuz sonuçları hafifletmek için yasa gücünde kararnameler yayınlanmıştı. Bu kararnameler ortadan kalkmışsa emlak sektöründe krize neden olan 2024 yasasına geri mi döneceğiz?
Anayasa Mahkemesi kararı henüz yayınlanmadı ama 2-3 güne kadar yayınlanacak. Kaldı ki bu konuda yayınlanmış haberler çarşıyı etkisi altına aldı zaten… Buna karşın, bu sorunların nasıl aşılacağı ile ilgililenen yetkililer ortalıkta görünmüyor. “Bütün bunları düzeltecek yeni bir yasa gücünde kararname yayınlarız olur biter” diye düşünüyor bile olabilirler.
Oysa sorun kolayca düzeltilemeyecek kadar büyüktür. KKTC, kanun devleti olma özelliğini bile kaybetmiştir. Bunu nasıl düzelteceğini ise düşünen bile yoktur.
Kısa bir süre önce Avukat Meral Birinci Sonan’ın bir sosyal medya paylaşımını görmüştüm. İdarenin kanun tanımazlığının adaleti nasıl ortadan kaldırdığını anlatan Sonan, adaleti yerine getirmenin bütün yükünün mahkemelere yüklenemeyeceğini vurgulamış; "Mesleki tecrübemde gördüğüm şey, idarenin hukuk tanımazlığıdır. Özellikle son 5-10 yılda (bu durumların) artmış olduğudur" diyerek sorunun kaynağını net bir şekilde işaret etmişti.
İdarenin günü kurtarmak için yayınladığı kararnameler bu tutuma güzel bir örnek oluşturuyor. Defalarca ikaz edilmelerine karşın yasa yapmak yerine kararname yayınladılar. 
Şimdi “kanun devletini” veya “hukukun üstünlüğünü” kurtaracak bir hareket gerekir sanırım ama onun nasıl yapılacağını bilen olduğunu sanmıyorum.

YORUM EKLE

banner471

banner474