Kazak İsyanına Politik ve Ekonomik Bakış 

Kazakistan’daki siyasi düzen:
   Kazakistan’da 1989 yılında iktidara gelen Nursultan Nazarbayev eski bir çelik işçisi ve Komünist Parti Lideriydi. 2019 yılına kadar 30 yıl iktidarda kalan başkan politik rakiplerini ve muhalif gazetecileri hapse attırarak seçimleri 30 yıl boyunca % 100’e yakın oranlarla kazandı. Şimdi 81 yaşında olan eski başkan görevini 2019 yılı Haziran ayında dönemin Meclis sözcüsü ve eski başbakanı olan Tokayev’e devretti ve eylem yasakları koyarak seçimleri kazandı. Ülkede fiilen demokrasi bulunmuyor. Keza ülkede hükümet yetkilileri ve valiler de Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. 

Kazakistan’daki ekonomik görünüm:
   Kazakistan coğrafik olarak eski Sovyetler Birliğini oluşturan ülkeler arasında Rusya’dan sonra en büyük ülkedir. Ülkede önemli miktarda Fosil yakıt rezervi bulunuyor. Bununla birlikte mineraller ve uranyum, bakır, zink gibi metal üretimi var. Ayrıca tarım ve hayvancılık sektörü de büyük bir önemli paya sahip. 2013 yılında 236 milyar dolara yükselen Gayri Safi Yurtiçi Hasılası (GDP) 2016 yılında 137 milyar dolara kadar gerileyerek ekonomik krize girmişti. Buna ek olarak Kazak para birimi Tenge 2016 yılında dolar karşısında 151 Tenge’den 365 Tenge’ye yükselerek % 141 oranında devalüe oldu. Enflasyon oranı % 18’lere yükseldi. Petrole bağımlı bulunan ekonomisini geliştirmek için son yıllarda ulaşım, ilaç üretimi, kimyevi maddeler ve işlenmiş gıda sektörlerinde yatırımları ve gelişmeyi hedeflemiştir. Petrol ihracatının önemli bölümünü Rusya üzerinden Avrupa’ya ve direkt olarak Çin’e yapmaktadır. Söz konusu sektörlere yapılan yatırımlar sonrasında 2021 yılını 194 milyar dolar değerinde bir ekonomik veri ile kapatması bekleniyor. 2016 yılından sonra ekonomide kazandığı ivme ile işsizlik oranları % 5’in altında seyrederek 2021 yılında % 4,9 oldu. Bu oran istihdam anlamında birçok ülkeye göre başarılı bir seyir izledi. 
   Diğer taraftan 2019 yılından 2022 yılına kadar olan sürede asgari ücret değişmeden 42.500 Tenge olarak 97,47 Amerikan Dolarına tekabül ediyor. Aşağıdaki tabloda görüleceği üzere koyu yeşil ülkeler yüksek asgari ücret alırken, Türkiye 481 dolar, Kazakistan ise kırmızı bölgede en düşük asgari ücretli kesim arasında yer almaktadır. Uluslararası Şeffaflık forumlarındaki yolsuzluk endeksinde 179 ülke arasında Türkiye 91’inci sırada yer alırken, Kazakistan ise 113’üncü sıraya yükseldi. Asgari ücretin kişi başına düşen milli gerin hayli altında olması ve yolsuzluk endeksinin yüksek olması ülkedeki gelir dağılımının adaletli yapılmadığını ifade ediyor.

 Protestolara ne sebep oldu?
   Kazakistan’da petrol ve gaz (LPG) fiyatlarının artması ve tavan fiyatların kaldırılmasıyla başlayan protestolar binlerce kişiyle birlikte ülkenin otokratik düzenine karşı büyük bir tehdit oluşturdu. Kızgın kitleler ülkenin en büyük şehri Almatı’da havaalanını ele geçirdi. Ayrıca bir sürü polis araçlarını ve hükümette olan Nur Otan parti ilçe binasını ateşe verdiler. Polis, eylemcileri 13 polisin ölümü ve 353 polisin yaralanmasından sorumlu olmakla suçladı. Bu süreçte düzinelerce protestocu da öldürüldü. Protestoların yayılmasıyla birlikte ülkede olağan üstü hal ilan edildi. Protestocuların zamlarla başlayan eylemleri ülkedeki yaygın yolsuzluklara evrilirken, ülke zenginliklerinin bir kısım siyasi ve ekonomik elit grup arasında paylaşıldığı ve gerçek demokrasi olmadığı ön plana çıkarıldı.

Eylemciler ne talep etti?
   Eylemcilerin taleplerinin kapsamı düşük petrol fiyatları ve politik özgürlükler adı altında iki temel faktöre dayandı. Buna örnek olarak şehirlerdeki bölgesel liderler için seçim sistemi getirilmesi istendi. Kazakistan’da bölgesel liderler Ülke Başkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından atanmaktadır. 

Eylemlere Hükümetin yanıtı: Dış Güçlerden oluşan askeri müdahale ve ekonomik endişeler
   Kazakistan Başkanı Sn. Tokayev eylemcilere bir yığın terörist olarak hitap etti. Ülkede olağan üstü hal ilan edilirken, sosyal medya ve iletişim araçları bloke edildi. ABD ve Avrupa’nın oluşturduğu NATO’nun Rus versiyonu olan CSTO askerleri Kazakistan’a müdahale ederek, isyanın bastırılması hedefleniyor. Demokrasi yanlısı protestolar daha önce 2014 yılında Ukrayna’da, 2020 yılında ise Belarus’ta meydana geldiğinden dolayı bölgede jeopolitik etkinliği olan Rusya’nın radarına hızlıca giriş yaptı. Ülkede yoğun bir Rus etkisi olsa dahi Amerikan enerji şirketleri Exxon Mobil ve Chevron ülkede on milyarlarca dolarlık büyük yatırımları olduğundan dolayı ülkedeki gelişmeler Amerikan enerji endişelerini de tetiklemektedir. Keza ABD’nin endişelerinin yanı sıra ithalatçı ülkeler için de petrol ve doğal gazda yaşanacak arz sıkıntıları ve fiyat artışları endişe verici olacaktır. 

YORUM EKLE

banner464

banner468