banner564

Kazakistan ve Orta Asya Devletleri

KKTC Hükümeti Anayasaya ters tutumlarla “akçeli” işlerle uğraşırken; Turizm Bakanı Sayın Fikri Ataoğlu dikkat çeken bir açıklama yaptı. Açıklaması da Larnaka Havaalanı’na uçuşlar başlatacağını açıklayan Kazakistan’a sitemdi. Bu daha evvel, “Türki Cumhuriyetlerin, Kıbrıs Cumhuriyeti”nde Büyükelçilik açma ve tümünün de KKTC ilanını kınayan BM Güvenlik Konseyi’nin 541 ve 580 sayılı kararlarına bağlılık beyan eden açıklamalarına dönük yapılan kınama açıklamaları gibi oldu. Halbuki sitem yerine, bunlar niye oluyor diye dış politikayı sorgulamak gerekiyor. Peki, bu neden oluyor? 
EU Reporter’de yer alan bir değerlendirme, bu konuda olan bitenin üzerine bir ışık tutmaktadır. Avrupa ile Orta Asya arasında, Orta Koridor denen bir köprü önem kazandı. Orta Koridor, Çin’den başlayıp, Kazakistan’a ve Hazar Denizi üzerinden Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden de Avrupa’ya uzanan bu hattı tanımlıyor. Bu koridorun önemi nedeni ile 25 Kasım 2025’te bir Kafkas ülkesi olan Azerbaycan; Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Berdimuhamedov’un önerisi üzerine Orta Asya Devlet Başkanları Danışma Toplantısına davet edildi ve Azerbaycan buraya tam üye oldu. Bu adım; yakın geçmişte gelişen bin 850 km uzunluğa sahip, dünyanın en büyük boru hatlarından biri olan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) ile ilgili Azerbaycan ve Türkiye’nin işbirliğinin önemini artıran, yeni bir değere işaret ediyor. Gürcistan sınırından Türkiye’ye giren bu hat, boydan boya Türkiye’den geçtikten sonra, İpsala Sınır Kapısı’ndan Yunanistan’a giriyor. Oradan da Arnavutluk içinden geçip, Adriyatik Denizi’nden İtalya’ya girip, Avrupa’ya doğal gaz taşıyan Trans Adriyatik Boru Hattı olarak isimlendirilen 870 km uzunluğa sahip TAP’la birleşiyor. Bunlara Bakü, Tiflis, Ceyhan Petrol Boru Hattı da eklenmektedir. Bu nedenle Çin’den başlayıp Avrupa’ya ulaşan bu orta koridor, AB için stratejik bir önem arz etmektedir. Dolayısı ile AB üyesi olan Yunanistan ve “Kıbrıs Cumhuriyeti” bu vasıta ile Orta Asya Ülkeleri ile etkin girişimler geliştirmek imkanına sahip olmaktadır. Ayrıca bu ülkelerden Kazakistan’da, nüfusun %30’dan fazlası Rus kökenlidir. Bu insanlar ise daha ziyade ülkenin Kuzeyinde yoğunlaşmaktadır. Kazakistan, Rusya ile iyi ilişkilerine karşın, Ukrayna meselesinde Donetsk’ teki Rusya uygulamalarını tanımamıştır. Çünkü bunu tanısa, kendi toprak bütünlüğünü sarsmak isteyen Rus ayrılıkçılara zemin verecektir. Bu nedenle AB ile ilişkileri daha da geliştirmek ve kendi toprak bütünlüklerini gözetmek isteyen bu ülkeler; bundan dolayı BMGK, KKTC ilanını kınayan kararlarına bağlılık beyan etmektedirler. Kazakistan da bunlardan dolayı Larnaka Havaalanı’na uçuş açıklaması yaptı. Adanın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin siyasi eşit ortağı olan Kıbrıs Türk toplumunun; ayrılma çerçevesinde geliştirdiği siyaset, bizi Orta Asya Devletleri indinde etkisiz kılıyor. Meydan da Güneyin, Yunanistan’ın bağnazlarına kalıyor. Ancak bu gelişme, aynı zamanda Türkiye Yunanistan arasındaki iyi komşuluk ilişkisini de zorluyor. Bu nedenle KKTC Hükümeti; CB Sayın Erhürman ile sağlıklı bir diyalog içinde, dünyanın bu konjonktüründe toprak bütünlüğü ilkesi temelinde, Adanın eşit ortağı olmak için BM Parametreleri zemininde siyaset geliştirmeyi önüne koymalıdır. Çünkü konjonktür, Kıbrıs Türk Toplumunu barış, demokrasi, adalet temelinde ortak paydalarda buluşmaya zorlamaktadır.
 

YORUM EKLE

banner608

banner474