Kazananı olmayan kavga!

Oğlum Tan 9 yaşında…
Hemen hemen her erkek çocuğunun olduğu gibi futbol aşığı… Babadan kendisine geçen bir de Beşiktaşlılık ruhu var!
Kısacası fanatik…
Geride bıraktığımız yıl Beşiktaş’ın teknoloji harikası stadının açılışıyla birlikte şampiyonluğa yürüyüşü de hızlandı… İkide bir “Baba beni de stada götür” diye tutturdu…
Ben de İstanbul’u özlemedim değildi hani… Maç, Boğaz, Beyoğlu, rakı-balık vs…
Ama her an bir acı haber geliyor… 
“Bomba yüklü araç patladı, şu kadar şehit…”
“Canlı bombanın adresi şurasıydı, onlarca ölü”
Vs… Vs… Vs… 
Her gün bu haberler gelirken, canınızın parçasını çok da istese götürebilir misiniz? Dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım neden İstanbul’a gidemediğimizi… 
Üzüldü…
Günler geçti… Yeni sezon başladı… Tan’ın talepleri yine arttı… Şans bu ya patlama haberleri de azaldı…  
Sonunda Trabzon ile maçımızın olduğu 5 Kasım tarihinde İstanbul’daydık… 
Tan’a belli etmesem de endişeliydim… Hale Taksim’e gelip otelimize yerleştiğimiz andan itibaren…  Korktum…
Hayretle baktım Beyoğlu’na…
Milyonların yürüdüğü caddede, neredeyse bir elin parmak sayısı kadar insan vardı… 
Olacak iş değildi…
Ne turist vardı mağazalarda, ne Türk vatandaşlar… 
Hayalet şehir gibi…
Üzüldüm, şaşırdım ve korktum…
Tan hayatında hiç metroya binmedi, binmek istiyor ama içimde bir korku… Ya patlarsa? 
Paranoyakça bir düşünceyle indim merdivenleri… Bir bir…
Ve maç saati geldi… Taksim’den yürüyerek Vodafone Arena’ya ilerliyoruz… 
İşte “beleş tepe” diyerek stadın eski halini anlatıyorum oğluma… 
Biz o noktadan sağ salim geçiyoruz ama, ya 10 Aralık’ta gitmiş olsaydık… Bursa maçı sonrasında patlama haberini duyduğum anda soğuk soğuk terledim…
Ya biz Trabzon maçına değil de Bursa maçına gitseydik!
Kafamda hep bu soru vardı, tırnaklarımı kemirirken… Ya gitseydik? 
Ve dün de Kayseri hedefteydi… Askerler, masum insanlar… 
Türkiye kan gölü…
Türkiye bir korku imparatorluğu…
İçimiz acıyor…
Yarın hedefte neresi var?
Hangi masum insanların kanı akacak?
Tan’a sözüm var.. “Seni Ankara’ya, Anıt Kabir’e götüreceğim” 
Heyecanla bekliyor…
Ama üzgünüm Türkiye’m… 
Özür dilerim Ata’m…
Bin bir zorluklarla yarattığın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ndeki o görkemli mezarına dahi uzaktan bakacak noktaya geldik… 
İnsan canından ötesi var mı? 
Yeter artık, bitsin bu “kazananı olmayan” kavga!’ 
YORUM EKLE