Kıbrıs konusunda yeni süreç

   Kıbrıs Türk halkının ezici bir çoğunluğu Kıbrıs sorunuyla ilgilenmiyor…
   Hemen herkeste “Nasıl olsa bir şey olmayacak” görüşü hakimdir…
   Ne var ki; insanlar arasındaki ilişkilerde hiç beklenmedik zamanlarda, ciddi değişimler olabiliyor ve herkesin kendini bazı değişimlere hazırlaması gerekiyor…
   Rumlarda bu anlayış vardır…
   Kıbrıs sorununu gündemlerinden asla düşürmüyorlar…
   Rum Eğitim Bakanlığı, ilkokul çocuklarına ‘Unutma’ sloganını ezberleme talimatı verirken, Rum lideri Anastasiadis, dünya kamuoyuna ‘barış yanlısı’ olduğunu göstermeye devam ediyor ve büyük ölçüde ikna edici oluyor…
   Başarılı bir siyaset izlemesi nedeniyle, doğal gaz konusunda tek yanlı adımlar atabiliyor…
   Fakat; bizim gündemimizde Kıbrıs sorunu yoktur…
   Bizdeki gündem; elektrik grevleri, pahalılık, yolların bozukluğu ve adli olaylar vardır…
   Uyuşturucu, soygun, yasa dışı şans oyunları, şiddet, hırsızlık…
   Özetle, KKTC halkının gündeminde Kıbrıs sorunu diye bir şey yoktur…
   Hiç kimse ‘Bu kez bir şeylerin olacağına’ inanmıyor…
   Geçim sıkıntısına düşenlerin bir kısmı da “Olacaksa olsun da kurtulalım” diyor…
   Peki bu kurtuluş nasıl olmalı?..
   Ankara’dan ve Cumhurbaşkanı Akıncı’dan ne istiyoruz?..
   Hangi konularda taviz verilmemeli?..
   Veya öncelikle hangi sorunlar üzerinde durulmalı?..
   Bunları konuşup, tartışan kaç siyasetçi veya örgüt vardır?..

 Gerçekten son şans mı?

   Rumlara bakarsanız, özellikle de ana muhalefetteki AKEL, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Bayan Lute’un dün başlayan temaslarının önemine dikkat çekiyor ve ortaya çıkacak fırsatların iyi değerlendirilmesini istiyor…
   AKEL Sözcüsü, çözümün artık kaçınılmaz olduğunu söylüyor ve bu son fırsatın kaçırılmaması yönünde uyarı yapıyor…
   İşte böylesi bir süreçten geçiyoruz…
   Kalıcı bir çözüme ulaşılabilmesi için, iki toplum arasındaki ilişkilerin yeterince geliştiğini ve güvensizliğin ortadan kalktığını kesinlikle söyleyemeyiz…
   Tam tersi ciddi endişelerimiz vardır…
   Kısa sürede çözüm noktasına gelinmesi halinde, güneydeki terör örgütlerinin bertaraf edilmesi yönünde tatmin edici kararların alınması kaçınılmazdır…
   Bunun için de KKTC’deki siyasilerin ve sivil toplum örgütlerinin dik durması gerekiyor…
   Şu an için böylesi bir hareket olmadığı gibi, beklenti de yok…
   Anlaşılmaz bir ruh halimiz var…
   Allah yardımcımız olsun…  

YORUM EKLE