Kilit’e anahtar aramak!

23 Ocak tarihine şunun şurasında göz açıp kapayana kadarlık bir süre kaldı. 
Dün siyasi partiler amblemleri altında seçime katılacakların katılım belgelerini Yüksek Seçim Kuruluna sundu bile. Bana göre hepsinden önemlisi seçim sloganları patlamaya başladı.
İlk slogan HP’den geldi ve “Biz kilit parti olacağız” denildi. Bir anlamda doğru da ifade edildi. 
Her fırsatta yazdım, bu seçim sistemi değiştirilmediği, baraj yukarılara çekilmediği takdirde, ülkenin ekonomisi de, sosyal yaşamı da, kendisi de irili, ufaklı partilerin maskarası olmaya devam edecek, bir adım öne gitmek mümkün olamayacak.
Adamlar açık, açık söylüyor!
Değişen hiçbir şey olmayacak, yine ülke siyaseti kilitlenecek, ikili, üçlü, hatta dörtlü koalisyonlarla kilitlenen KKTC için anahtar aranacak, ipe, sapa gelmez çirkin pazarlılar yine gündemde olacak, kısacası aynı hamam, aynı tas devam edip gidecek!
Bunun hayali içinde seçim ipini göğüslemeye hazırlananlar var.
Sayın Tatarın CB seçildikten sonra ve de Türkiye ile hem fikir olduktan sonra federal çözüm hedefinde bir uzlaşı için değil, iki devletli bir çözüm için masaya oturmak kararının muhalefette yarattığı tepkisel ikilem yanında bu kez rayından çıkmış ekonomik sıkıntıları da hesaba katmak lazım.
Federal çözüm oyalamacası altında yarım asırdan fazla bir zaman kaybedildi.
Kulvar değişikliğinin dünyada kabul görebilmesi için tek bir yumruk olarak hareket edilmesi şart!
Olası çoklu koalisyonlarla sonuca varmak, müşterek hareket edilmesi gereken başlıklarda o birlikteliği sağlamak mümkün olabilecek mi?
Sanmıyorum…
O zaman yeniden seçime mi gidilecek? Yoksa yerinde saymalar devam mı edecek?
Ülke tam bir yangın yerine dönmüş durumdadır. Maliyeden hatta sigortalardan emekliye verilen kimi maaşlar revize edilmesi gerekmektedir zira asgari ücretin de altındadır. Esnaf ne yapacağını bilemez durumdadır, kepenklerini kapatan iş yeri sahibi perişandır. Hele Türkiye ile uyumlu ortamlarda çalışma performansı gösteremeyecek bir hükümet oluşumu KKTC treninin raylardan tamamen çıkması anlamındadır. 
Hiçbir ekonomik dayanağı olmadan Euro’ya geçiş gibi aldatmacalarla kimileri tarafından halk kandırılmaya çalışılmaktadır. Devlette çalışan binlerce insanın maaşlarını Euro olarak ödenebilmesinin finansörü sorarım kim olacaktır? Tedavüle sıcak parayı Euro olarak kim sağlayacaktır?
Yalanlarla, vatandaşı geçici sürelerde aldatmalarla geçiştirilecek süreçleri yaşamıyoruz. Durum vahimdir ve istikrarlı hükümetlerin bile baş edebileceği boyutların çok ama çok gerisinden gelmekteyiz.
Kilit e anahtar aramakla geçecek sürelere artık tahammül edemeyiz! 

YORUM EKLE

banner456

banner455