Kocias, AB – Arap Ülkeleri Zirvesi 

Herkesin öfke içinde bir birine söz söylediği günümüzde sağduyulu bir ses, Yunanistan eski Dışişleri Bakanı Sayın Kocias’tan geldi. 
Sayın Kocias, Yunanistan’ın Makedonya sorununu, milliyetçi histerileri aşarak çözülmesine katkı sağladı. Bu adım, onun görevli olduğu Dışişleri Bakanlığından istifa etmesine yol açmıştı. Ama Yunanistan'ı bölge ve Avrupa ile ilişkilerinde ayağına bağlı bu prangadan kurtardı…
Şimdi, Doğu Akdeniz ile Ege Denizinde coğrafyanın yan yana yaşamaya mahkum ettiği büyük komşusu Türkiye ile ilişkileri zehirleyen Hidrokarbon sorunu ile ilgili de önemli bir yaklaşım sergiledi.
Sayın Kocias katıldığı bir Konferansta Doğu Akdeniz gazları ile ilgili şunu ifade etti.
“ Türkiye’nin oradaki ticari gelişmelere katılımını sağlamalıyız. Adil şekilde olmalı. Eğer her şeyi kendimize almaya çalışırsak büyük hayal kırıklığına uğrayabiliriz”
Bu gerçekten dar milliyetçiliğin dışında bir yaklaşım. Yunanistan halkına aklın ve sağduyunun gelişmesine yönelik bir sesleniş. 
Günümüzde zor olsa da ortak çıkarları geliştirecek seslere ihtiyaç, dünden daha fazladır.
Özellikle Kuzey Kıbrıs ‘ta ve Türkiye’de, kolaya kaçan ve iç siyasi hesaplarla yüklü milliyetçi gösteriye dönüşen siyasi söylemlerin yükseldiği günümüzde, muhataplarımızdan gelen bu sağduyulu sesleri duymaya ve değerlendirmeye ihtiyaç var.
 Güney ve Kuzey Kıbrıs’tan sağdan ve soldan yükselen duygusal tepkilere boyun eğmeden, Ege ve Doğu Akdeniz ile Kıbrıs‘ta barışı besleyecek önemli temelin, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbonlar konusunda Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan’ın ortaklığını geliştirmek olduğunu pek çok makalede yazdık. Onca milliyetçi gürültü içinde insana, yazdıkları ve söyledikleri bir davulcu yellenmesi gibi gelse de bunda kararlı duruşu devam ettirmek önemlidir.
AB – Arap Ülkeleri Zirvesi...
Bakın EXXON MOBIL- Katar Petroleum ortaklığı 10. Parselle ilgili resmi açıklamayı yaptı.
Ancak bu olmadan evvel Kahire’de, Arap Ülkeleri - AB Zirvesi gerçekleşti. Bu oldukça önemlidir. AB kendi ilkelerini bu bölgedeki gelişmeler nedeni ile göz ardı ederek bu zirveye katıldı. Çünkü zirveden kısa bir süre önce Mısır yönetimi, 9 gencin idam edilmesini gerçekleştirdi. İdam cezasına karşı olan AB, adilliği kuşkulu bir yargılamadan sonra siyasi niyetlerle yapılan idama karşın, bu zirveye katıldı.
Çünkü AB,  Brexit ve İtalya’nın özü AB karşıtlığına dayalı olan hükümetinin AB kurallarını yok sayan Bütçe tavrı ile de yaralanmıştır. Ayrıca son Münih Güvenlik zirvesinde AB, ABD'nin ağır saldırıları ile yüz yüze geldi. İşte bu nedenle AB önüne ardına bakmadan bu zirveye katıldı. 
İşte böyle bir aşamada bu bölge ve Avrupa için en hayati konu;  Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’ın barışçı işbirliğini geliştirmektir. Bunun için AB, Türkiye’ye kapı kapamak değil, yol açmalıdır. Ama bu yolun açılması için önemli katkıyı da Kıbrıslı Türkler ve Türkiye koymalıdır. Bunun için Kıbrıs sorununun siyasi eşitlik içinde BM Parametrelerine dayalı olarak çözümü için yaratıcı olmak. Ayni zamanda demokrasi ve insan hakları alanında da ilerlemek gerekir.
Bakın, Exxon Mobil’in açıklaması ve Arap Ülkeleri- AB Zirvesi yaşanırken,  Kuzeyde bunlara gözünü kapatan, milliyetçi söylem eşliğinde, “ Federal Çözüm Çöktü” sesleri yükselmektedir.
Bunu ifade edenler neye göz kapatıyor? Kıbrıs Rum Tarafı ve Yunanistan, Doğu Akdeniz’deki tek yanlı adımlarını “Kıbrıs Cumhuriyeti” ve Yunanistan'ın AB ve BM üyeliğine dayandırdığı gerçeğine!      Onların evrensel ve siyasi ilişkilerinin bu çok yönlü boyutunun avantajını görmezden geliyorlar. 
Kuzeyde biz çözümsüzlük nedeniyle bunun dışındayız. Türkiye’de çözülmeyen bu sorunun kendine getirdiği darlık içindedir.
Bu nedenle siyaset; Güney Kıbrıs ‘ta ve Yunanistan'da milliyetçi histeri içinde tek yanlı adımları ilerletmek isteyenlerin tezlerini beslemek için değil; esas olarak, muhataplarımızdaki sağduyu sahibi güçlerin cesaret ve girişimlerini destekleyecek sözlere ve duruşlara önem vermelidir. Bunun beslenmesi ve bu gelişmenin karşılıklı olması için üretken olmalıdır. 
Dolayısı ile dün;  “Kıbrıs Cumhuriyeti öldü gömüldü” gibi sözde milliyetçi, ama özünde teslimiyetçi ve değerleri terk edici hataların benzerini günümüzde, “federasyon çöktü“ diyerek tekrarlamamak gerekir. 
Aksine Sayın Kocias’in ifade ettiği gibi, Doğu Akdeniz hidrokarbonlarının bölge için adil bir şekilde üç ülkenin işbirliği içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyenlerle, moral ve düşünsel köprüler kurmak gerekir. Çünkü barış, bu coğrafyaya ve insanına zenginlik ve huzur getirecek esastır. 

YORUM EKLE