Konforlu alanlar güzeldir, fakat orada hiç bir şey yeşermez... 

İngilizcesi “comfort zone”, Türkçesi ise “konforlu alan” diye tanımlanan kelimeler zinciri var...
Bu yaşıma gelip, böyle bir kelimenin varlığından habersiz yaşamak, ayrı bir olaydı sanırım. 
Şaka bir yana, yazıyı ilk defa, sosyal medyada, neredeyse çocuğum yaşındaki birinin duvarında okumuştum. 
“Comfort zone is a beautiful place, but nothing grows there...”
“Konforlu alan güzeldir, fakat orada hiç bir şey yeşermez...”
Sıfır stres ve endişenin olmadığı, bir hayat diliminde yaşamak...
İlk önce cazip gelse bile, amacın ve tutkunun olmadığı bir hayattan, insanın ne beklentisi olacak diye düşünebiliriz...
Duygularınızı ve kim olduğunuzu gösterememek… Esas olay bu zaten...
Birbirine dolanmış, çözüm bekleyen olaylar fakat sırf ortalığı bulandırmama adına, ölü taklidi yapmak... 
 
Sıfır stres, konforlu ve güvenli bölge rahatlığına sığınıp esasında, “mış” gibi yaşam; insanın, kendine ait, amacı olmayan bir hayatı yaşamaya çalışmasıdır diye düşünülse bile, bu bir bakıma da insanın konforlu alanda yaşamak için, çok şeyden de vazgeçtiğini gösterir.
Kendine ait bir hayatı, yine kendini sorunlardan uzak tutabilmek adına, başını belaya sokmamak adına, böyle bir alanda yaşamak istemesi...    
Bunu yapabilmek için bence insan ilk önce duygularını yaşamaktan vazgeçer, tepki vermekten vazgeçer... 
Bir insan bu kadar mı hayattan korkabilir?
Çok basit gibi görünen fakat bence insanı bir bitki veya bir robot gibi hissetmesine yol açan yıkıcı bir şey…
Böyle bir yaşam tarzı bana göre; sanki denizin dibinde, demir bir kafes içerisinde, her an bir köpekbalığının saldırısına uğrayacak gibi sessizce, sonunu beklemek gibi... 

İnsan duygulardan yaratılmış bir varlıktır. İnsanı ayakta tutan konforlu alanlarda yaşamak değil, içerisinde her türlü duygunun olduğu, var olmamızı bize hissettiren acısıyla tatlısıyla yaşadıklarımızdır ve yaşayacaklarımızdır. 
İnsanın elinin kolunun bağlandığı tek bir yer vardır, o da kendi zihninin içindeki hapishane… Bence işte tam orası, istenilse bile hiç bir şeyin yeşeremeyeceği, bunun yanında,  risk taşımayan,  o bahsedilen konforlu ve güvenli alandır.
Sırf her şey yolunda gitsin diye, sırf herkes ne der diye, konforlu alanlarda yaşamak, duygunun barınamadığı bir hayat içerisinde olmak, insanın sonunu getirir düşüncesindeyim. Böyle bir alanda yaşamak isteyenin, kendi rızası ile yaşam coşkusunu, bu uğurda harcadığını düşünüyorum...
Yine de saygı duyuyorum.  
Unutmamalıyız ki, yaşamak bir mucizedir, yaratılış gereği de her türlü sıkıntı ve zorluklar ile karşılaşacağız. Önemli olan konforlu alanlara saklanmadan, hayatı cesurca yaşamak... Tercih sizindir.

YORUM EKLE