Koordinasyon için ortak akıl

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasında imzalanan, Gençlik ve Spor Koordinasyon Ofisi kurulmasına ilişkin anlaşma, son günlerde gündemin en tepesine geldi oturdu…
Ülke; koordinasyon karşıtları ve taraftarları diye ikiye bölündü…
Bir taraf ısrarla bu anlaşmanın Kıbrıslı Türklerin asimilasyonuna yol açacağını, diğer taraf ise bu ofisin Kıbrıs Türk gençliği ve sporuna katkıları olacağını savunuyor…
Açıklamalar, basın toplantıları birbiri ardına dizilmiş durumda…
Basında kimin sesi çok çıkar, kim kamuoyunu daha çok manipüle ederse yarışı o kazanacak…
Ülke gençliği ve sporu için hizmet etmesi amaçlanan ofis tam bir siyasi propaganda aracına dönüştü…
Sol cenah bu anlaşmayı tamamen reddediyor…
Sağ cenah kayıtsız şartsız kabul ediyor…
Kimse de çıkıp, “Be arkadaşlar bu anlaşmanın kötü tarafları olduğu kadar iyi tarafları da var, ya da iyi tarafları olduğu kadar kötü tarafları da var” demiyor…
Neden?
Çünkü toplumsal çıkarlar yerine, siyasi ihtiraslar ön planda tutuluyor…
Koordinasyon ofisi üzerinden taraflar birbirini dövme yarışına giriyor…
Birileri Türkiye’den gönderilen her şeye hayır diyor, diğeri sorgusuz sualsiz evet diyor…
Bu işten esas yararlanacak olan ülkenin gençleri ve sporcularının görüşü dikkate alınmıyor… 
Öncelikle bu ülkedeki spor tesisleri ve gençlik merkezlerinin durumunu göz önüne getirmeliyiz…
Eğer her şey bir tamamsa koordinasyon ofisine gerek yok…
Eğer, stadyumlarınız, spor salonlarınız, gençlik ve halk dansları merkezleriniz tel tel dökülüyorsa…
Çağın gereklerinin fersah fersah gerisindeyse…
İşte bu noktada siyaseti bir tarafa bırakmalısınız…
Bugünkü durumdan daha kötü ne olabilir onu cevaplamalısınız…
Eğer birileri size: 
-KKTC’deki spor tesislerinin inşası ile var olan spor tesislerin modernizasyonunun sağlanmasına ofis tarafından hibe katkısı verilecek… 
-Gençlere yönelik eğitim, kültür ve spor faaliyetlerinin yapılmasına yönelik, malzeme ve ekipman desteği sağlanmasına ofis tarafından hibe katkısı verilecek…
-KKTC Gençlik Dairesinin işleteceği gençlik merkezlerinin inşaatına ve işletmesine; ofis tarafından hibe katkısı verilecek… 
-İlk etapta bu tesisler için Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı yaklaşık 13.000.000 (On üç milyon Türk Lirası) bütçe ayırdı, bu kaynak KKTC devletinin onaylayacağı projeler için kullanılacak…
Diyorsa, işte bu noktada eğri oturup doğru konuşmak gerekiyor…
Kuzey Kıbrıs’taki spor tesislerinin modernizasyonu ve alt yapı çalışmaları başta olmak üzere birileri size 13 milyon TL teklif ediyorsa bunu, “Türkiye ne seni ne de paranı istemiyoruz” mantığı ile kimsenin elinin tersi ile itme lüksü yoktur…
Aynı şekilde, “Gönder parayı da ne istersen yap” deme hakkı da yoktur…
Yapılması gereken, anlaşmada eksik görülen, karşı çıkılan noktalar müzakere edilir, bu ülke gençliğinin daha çağdaş bir ortamda, spor, kültür ve sanat etkinlikleri yapmasının yolu açılır…
Artık bu ülkede Türkiye’den gelen her şeyi “reddederek” ya da her şeye “şükrederek” mevcut yapıyı değiştiremeyeceğini birileri anlamalıdır…
Zira kırk yılı aşkın bir süredir bu iki görüşünde işe yaramadığı ülkedeki tek gerçek olarak ortada duruyor…
Mevcut yapının ortaya çıkmasında ‘şükrancılar’ kadar ‘retçilerin’ de payı olduğu unutulmamalıdır…
Bu nedenle koordinasyon için ortak akıl şart…  
YORUM EKLE