Koordinasyon Ofisi mi? Korkuyorum!

Yılların kötü yönetimi bizi bakın hangi noktaya getirdi…
Yabancı biri söyleyince ağrımıza gidiyor ama gerçek şu ki; çok kötü yönettik bu devletçiği…
Ve çok kötü yönetenleri, devletin tüm olanaklarını eşi, dostu, akrabası, partisi için kullanan UBP, DP ve CTP’yi defalarca seçip hükümete getirerek bu kötü yönetime toplum olarak ortak olduk…
Şimdi geldiğimiz durumda şikayet etmek samimiyetsizliktir…
Ekonomik protokolde neler yapmamız gerekenler yazıyor…
Aynen Dünya Bankası raporunda yazanlar gibi…
Aynen AB üyeliği söz konusu olduğunda karşımıza çıkacak reçete gibi…
Tümden reddetmek, eleştirmek sadece popülizmdir…
Bu reçete uygulanacak ve uygulanmalıdır da…
Evet acı bir ilaç ama iyileşmek için içilecek, kaçarı yok…
Ve ben evladımın geleceği için, bu acı ilacın içilmesine destek veriyorum…
Çünkü biz kendi kendimizi tedavi edemeyecek kadar batağın içerisindeyiz…
Madem AB üyesi değiliz, bize de anca bu reçeteyi daha önce içen ve tecrübelerini bize yansıtacak olan Türkiye ile bu tedaviyi uygulayacağız, başka şansımız yok…
Protokolü de sırf Türkiye ile imza edildiği için eleştirmek “aymazlıktır” diye düşünüyorum…
Ama bu Türkiye ile her imza edilene de destek verdiğim anlamı taşımaz…
Şimdi gündemde Gençlik ve Spor Koordinasyon Ofisi var…
Ve evet Diyalog yazdı; 13 milyon TL de spor tesisleri ve alt yapı için kaynak da ayrılmış…
İlk başta kulağa çok hoş geliyor…
Zaten bizleri yönetenler gençliğin ihtiyaçlarını karşılayacak projeleri yapamadıkları için alt yapı noksanlığı yaşıyoruz…
Bu ofis bu eksikliği giderecek..
Ama ben bu ofisten, yetkilerinden ve ne etkiler yapabileceğini düşündüğüm zaman gerçekten korkuyorum dostlar…
AKP Türkiye’de kendi iş dünyasını, kendi zenginlerini, kendi bürokratlarını, kendi askeri düzenini artık tam olarak sağladı…
Kuzey Kıbrıs’a bakış açısı da belli…
Bizim için “manevi yönleri eksik” tespiti yapıldı…
Ve şimdi bu tespitten yola çıkarak gençliğin köküne dinamit koymak için düğmeye basıldı 
Öncelikle camiler inşa edilmeye başlandı…
İhtiyaç ise tabi ki yapılacak ama görünüyor ki; yapılara bakıldığı zaman  ihtiyaçtan ziyade bir gövde gösterisi, bir toplum mühendisliği… 
İşte bu yüzden Gençlik ve Spor Koordinasyon Ofis korku veriyor bana…
Hazırlanacak projelerde manevi yönler ön planda tutulanlara kaynaklar aktarılacak çünkü…
Gençlik kamplarıyla ilgili duyumlar çok üzücü… Karma gençlik kamplarına karşı bir direnç var bu ofise yön verecek bireylerden… “Erkekler ayrı, kadınlar ayrı kamplarda kalsın” telkini yapılıyor! Daha şimdiden, ofis hayata geçmeden…
Peki ya bu ofis hayata geçtiği zaman, tüm projelerin yapımı ve işletmesinden sorumlu olduğu zaman?
Burası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti…
Burada yaşayan insanların dine bakış açıları, inanışları belli..
Siz bunu zorlama yapılarla değiştireceğinizi sanıyorsanız bu ters tepecektir…
Aman! Kaş yapayım derken, göz çıkarmayın…
İki ülke arasındaki kardeşlik bağını zayıflatacak adımlar atmayın…
Sonra bugünleri de arar oluruz! 
Bunu kimse, ama kimse istemez!
YORUM EKLE