Kosta Rika, insanımsı robot, biz ve Lute

Geçtiğimiz günlerde basında bir haber okuduk. “ İnsansı robot uzay istasyonuna kilitlendi. “Rusların Baykonur Uzay merkezinden yolladıkları roket, gecikmeli gitmiş ve insansı robot, ikinci denemesinde uzay istasyonuna kilitlenmiş. Bunu NASA’da doğrulamış.  Peki, ne yapacakmış?
Habere göre robot; yer çekimsiz ortamda tornavida kullanımı, sırma işleri ve benzeri çalışmalar yapacakmış. Ayrıca gelecekte tehlikeli uzay yürüyüşleri içinde ön denemeler yapılacakmış.
Ayrıca bir başka haber daha vardı. Dünyanın en mutlu ülkesi açık ara Kosta Rika imiş. Bu iki haber bana, “vay be” dedirtti. Ancak mutlulukla ilgili birincilik İsveç, Norveç’te değil, Kosta Rika’da. Neden? 
Bir yanında Nikaragua, öte yanında ise Panama'nın doğrudan komşusu olan bu 5 milyon nüfuslu Orta Amerika ülkesinin ise ordusu da yok.! 
Bu konuda en ibret verici konuşmayı 1987 yılında ABD Kongresinde konuşma yapan Devlet Başkanları Oskar Arias ifade etti. Çünkü o dönemde ABD ve Başkan Regan onlara komşuları Nikaragua'daki Kontraları, Sandinst yönetime karşı desteklemek için ordu kurması baskısı yapıyordu. 
Devlet Başkanları Oskar Arias, ABD Kongresine şöyle seslendi. 
“ Daha da güçlenmek için ordusunu tasfiye etmekten korkmayan bir ülkeden geliyorum. Benim vatanımda tek bir tank, top, savaş gemisi veya askeri helikopter göremezsiniz. Devletimiz kimseye tehdit oluşturmuyor. Ne komşularına ne kendi halkına bu tehditlerin olmaması, tankımız topumuz olmadığı için değil, aç, okuma yazma bilmeyen, işsiz ve evsiz insan sayısı çok az olduğu içindir” dedi. 
2018 yılında göreve seçilen yeni Devlet Başkanları Carlos Alvara ise seçim sonrası halkına açıkça, 2021 yılından itibaren fosil yakıt tüketen hiç bir ulaşım aracı olmayacağını ve bunu sıfırlayacaklarını ifade etti. Zaten şu anda kullanım oranı çok çok düştü. Üstelik bu Orta Amerika ülkesi hidrokarbon bakımından da zengin… Bunu ise yıllardır çıkartmıyorlar. 
Biz ise ne yapıyoruz? Kıbrıs ‘ta ve Ege’nin iki yakasında bir birimize üstünlük sağlamak için topa, savaş uçağına, gemisine, tanka dayanmak istiyoruz. Bu nedenle Kıbrıs'ın iki tarafından ve Ege’nin iki yakasından, bir birimize sert milliyetçi demeçlerle öfke saçıyoruz. Ancak bu üç ülkenin de halkları;  ekonomik,  demokratik ve sosyal sorunlardan kurtulmuyor. Aksine her geçen yılla birlikte, sorunlar derinleşiyor. Mutluluk değil gerginlik ve gelecek endişesi ortak korku olmaya devam ediyor. 
Şimdi Kıbrıs sorununun çözümü için yeni bir süreç var. Bunun öncesinde iki tarafta da yine başladı, ötekine dönük sert açıklamalar. Üstelik hidrokarbon çılgınlığı da bindi bunun üstüne. 
Bakın, insanımsı robot uzaya çıktı. Hidrokarbon kullanımını 2021 de sıfırlayacak olan ordusuz Kosta Rika dünyanın en mutlu ülkesi ilan edildi. Üstelikte coğrafyası da bizim kadar siyasi belalı. Hadi onlar kadar olmayalım! Ancak hiç olmazsa,  hidrokarbonu ve yaşamı paylaşmayı bilerek;  Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan halklarının barış içinde, Ege’nin iki yakası ve Doğu Akdeniz ‘de bir mutluluk bölgesine sahip olmasını sağlayalım. Yani huzurlu geleceğin ilk örgüsünü ortaklaşa yapalım. 
Bakın, biz bir birimizi bu coğrafyada yemeğe çalışırken,  Avrupa’da teknolojinin gelişmesi nedeni ile çalışma gününün haftada 4 gün olması konusuna donuk haberleri de okuyoruz.  Biz ise hala daha, temel kuralları dahi geliştirmiyoruz. Ama kaynakları topa, tanka, savaş araçlarına ayırmak çılgınlığı içinde debeleniyoruz. Kaynaklarımızı dünyanın savaş baronlarını beslemek için eritiyoruz.
Lefkoşa’nın iki tarafı ve Atina ile Ankara, Sayın Lute'nin gelişi ile başlayacak yeni süreci iyice değerlendirmelidir. Eski ifadeler, nasıl süslenirse süslensin, yeni bir şey doğurmaz. Bu nedenle yeni sözler ve barışçı, paylaşımcı saygılı bir dille bu sürece yaklaşalım. “ Mutluluğun resmini”, barış tualine çizme denemesi yapalım.

YORUM EKLE