Küçülüp, devam edeceğiz

   Dövizdeki yükseliş devam ettikçe “Battık, bittik” diyenlerin sayısı da artıyor…

   Bunu doğal karşılamak lazım…
   Esas batanlar, döviz borcu olan dar ve sabit gelirli insanlardır…
   Onlar bir ay önce Bin TL’ye denk gelen kira veya araba taksiti öderken, şimdi Bin 500 TL ödeyecekler…
   Buna bir de yüzde 50’ye varan elektrik zammını ilave edince ciddi sıkıntıların yaşanacağını anlamak zor değildir…
   Dövizle iş yapan sektörler açısından da gelişmeler iç açıcı değildir…
   Maliyetlerde meydana gelen artışı fiyatlara yansıtma şansı olan var, olmayan var…
   Sadece ‘zorunlu tüketim maddesi’ satanlar daha şanslıdırlar…
   Ancak; giyim, eğlence, paralı eğitim sektörleri, dövizdeki artış oranında zam yapma şansına sahip değildir…
   Bu tür sektörler, krizin etkisini ay sonunda daha fazla hissedecek, belki kısa bir süre daha direndikten sonra mutlaka küçülmek veya iş alanı değiştirmek zorunda kalacaklar…
   Karşımızda bir Güney Kıbrıs örneği vardır…
   Alış-verişlerin kalbi olan Makarios Caddesi’ndeki mağazaların yarısından çoğu kepenk indirmek zorunda kalmıştı…
   Halen bu mağazalar kapalıdır…
   Aradan 5 yıl geçtiği halde, sıkıntıdan kurtulamadıklarını görebiliyoruz…

Hesaplı adımlar atılmalı

   Kriz dönemlerinde işverenler kadar, çalışanların da ciddi sorumlulukları vardır…
   Çalışanlar doğal olarak yeni artış beklentisi içine girerler…
   İşverenler ise, çarkı nasıl döndüreceğinin telaşını yaşarlar…
   Ay sonu maaşlar, sosyal yatırımlar nasıl ödenecek?..
   Banka taksitleri nasıl yatırılacak?..
   İhtiyaç duyulan ürün alımları hangi parayla gerçekleşecek?..
   Bunlar işverenin başını ağrıtanlardır…
   O nedenle, sıkıntılı günlerin aşılmasında dayanışmanın rolü büyüktür…
   Bazı işletmeler, ancak küçülerek yoluna devam edecek…
   Bu kural aile harcamaları için de geçerlidir…
   Bir evde 2 araç kullanımına devam edebilecek miyiz?..
  Veya her hafta 2 aracı birden yıkamaya gönderebilecek miyiz?..
   Bütün gün evde oturan hanımlarımız, haftada bir temizliğe kadın getirebilecek mi?..
   Önümüzdeki günlerde tüm bu alışkanlıklarda değişimlerin olması kaçınılmazdır…
   İngilizlerin büyük bir çoğunluğu kendi evlerini kendileri temizler…
   Bahçelerine kendileri bakarlar…
   Araçlarını, akaryakıt bayisinde kendileri yıkarlar…
   Hem tasarruf, hem de sağlıklı yaşam!..
   Zor günleri hem fedakârlık yaparak, hem de dayanışma ruhu ile atlatabiliriz…
   Bir de kendi kendimize pahalılık yaratma anlayışını terk edersek, özellikle dar ve sabit gelirli insanlarımızı mutlu edebiliriz…
   Mersin’de 2 liraya satılan domatesi, burada bizlere 8 liraya yedirme hakları yoktur…
   Anadolu ile bağları güçlendirecek ve düzlüğe çıkacağız… 

YORUM EKLE