banner564

Kültürsüzlük felaketimiz olacak!

Aylardır Coronavirüsü psikolojisi içinde evlere adeta hapsedildik.
Neden? 
Kurallara bir türlü uymayan kimselerin işin ciddiyetini anlamalarına zaman tanımak için! Sağlam elmalarla çürük elmaların birbirlerinden ayrılmaları için!
Ülkemizde ya da çevremizde bunu sağlayabiliyor muyuz? Ne yazık ki hayır!
Karantina süreci bilimsel olarak net değil, on dört gün mü, 21 gün mü, karar verilemiyor?
Bu süreleri tüm KKTC olarak evimizde kapalı, kendi koşullarımızda oluşturacağımız karantinada geçirdiğimiz takdirde ülkenin Coronavirüs tablosu ortaya çıkacak!
İşte insan yapımızın kültürsüzlüğü burada bütün haşmetiyle kendini göstermekte, maalesef kurallara uymakta olan insan yapısı uymayanların maskarası konumuna gelmektedir.
Uzun zamandır gitmediğim büyük bir markete zorunlu ev ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gitmek zorunda kaldım. Girişte market görevlileri ateşinize bakıyor, naylon eldivenler veriliyor, ilaçlı pas pasa basarak içeriye alınıyorsunuz.
Market arabalarının elleri dezenfekte ediliyor, bir güzel temizleniyor.
Buraya kadar her şey iyi güzel de ne yazık ki market içindeki durum, insanların tutumu hiç de böyle değil. 
Maalesef Coronavirüs’ünü takan, dikkate alan çok az sayıda insan var! 
Alışveriş coşkusu içinde millet kendinden geçmiş, ne yüzde maske, ne ellerde eldiven, ne de o meşhur sosyal mesafe gözetiliyor!
İnsanlar adeta kucak kucağa. Kimi yerlerde kümelenmiş vaziyette kurallara uymaya çalışan kimselerin bile geçişlerine olanak tanımıyorlar.
Market yönetimi sıklıkla sosyal mesafeye uyulması konusunda uyarılarda bulunuyor ama uyan yok, anonsu dikkate alan yok!
Hani marketlerin büyüklüğüne göre içeriye belli sayıda vatandaş alınacaktı? 
İnsanların üst üste alışveriş yapmalarına fırsat tanınmayacaktı?
Geçtiğimiz günlerde KKTC Meclis oturumunu izledikten sonra anladım ki kültürsüzlük, ne cehaletle, ne de OTDÜ’lü, ya da Cambridge’li olmakla bağlantılıdır.
Bir tarafta ülkeye sosyal mesafe anonsları yapacaksınız, diğer tarafta Meclis sıralarındaki oturuşunuzla vatandaşa kötü örnek olacaksınız. 
Sahi, geçtiğimiz günkü Meclis toplantısının amacı neydi? Muhalefetin içini boşaltabilmesine olanak mı verildi? Bana amaçsız yapılan bir toplantı gibi geldi.
Coronavirüsü ile ilgili eleştirilere “hariçten gazel okumak” denmez de ne denir? 
Geçmişte benzer boyutta felaketi kaç kez yaşadık? Burhan Nalbantoğlu’nun sadece pandemi amaçlı kullanılması hataydı, hatadan dönüldü. Test sayıları çok azdı, çoğaltıldı. 
Sağlık Bakanı çok temiz ve değerli bir insan, dilinin sürçmesi bilinçsizlikten değil, çaresizlikten.
Virüssüz dönemlerde o makamda oturanların ne denli başarılı olduklarını anımsayınız! Kamyonlar dolu ilaçların çöpe nasıl döküldüğünü hatırlayınız! Kışın ortasında sabahın beşinde, altısında poliklinik servislerinde sıraya giren vatandaşların çektiği sıkıntıları anımsayın! 
Adalı olmamızın avantajı çok büyük, bunu kullanabildiğimiz takdirde, bir de “bana bir şey olmaz” cehaleti içindeki kimseleri frenleyebilecek önlemleri aldığımız takdirde Coronavirüs’ü en az hasarlarla atlatmamız mümkün.

YORUM EKLE

banner456

banner465