Lütfen mi?

Hükümetin merakla beklenen Ekonomik Paketi dün nihayet açıklandı. Açıklanması ile birlikte sosyal medyada yüzlerce yorum okudum bu yazıyı yazana kadar.
Açıklanan kararları beğendim, beğenmediklerim de yok değil tabi ki.
Ama en azından kamuda bir denge sağlanmış oldu geçici bir süreliğine de olsa. Keza özel sektöre de bu bağlamda ciddi bir destek geldi. Ama KKTC ve TC dışındaki ülkelere bu yardımların kapatılması kararını çok insani bulmadım açıkçası.
Devlet, kendi imkanları ölçüsünde bir şeyler yapmak için belli ki uğraşmış. Açıklanan tedbirlerin tümü, ekonomiyi “Küçültmeye” yönelik tedbirler.
Ekonomiyi “Büyütecek” tek bir tedbir yok bu paketin içinde. Yani daha çok kesip biçme işler. Bir yerlerden kesip başka bir yere yama için kullanma dönemi.
Başbakan Ersin Tatar zaten söyledi “Kar dönemi bitti.” İşin Türkçesi şu, zaman kötü, kolla cebini!!!
Ve en büyük hayal kırıklığı ise bankalar ile ilgili olan kararlarda. Başbakanın ve hükümetin bu konuda Merkez Bankası ve KKTC Bankalar Birliğine “Efendiler dünya bir süreçten geçiyor, biz de kendi payımıza bundan nasibimizi alıyoruz, bu süreç gecene kadar siz de şu kurallara uymak zorundasınız” diyememesi.
İşi “Lütfen”e bıraktık açıkçası. Bu saatten sonra top bankalarımızda. Ben hükümet değilim, büyük bir param da yok çekip bir bankadan diğer bankaya koyayım ama buradan KKTC bankalarına sesleniyorum;
Hangi bankamız, ilk olarak, lütfedip, faiz indirimine kendisi gönüllü gider ise o bankamızın bir yıl boyunca tüm etkinliklerinde yer alıp, bir yıl boyunca ücretsiz reklamını yapmaya söz veriyorum… 

Bunu da gördük ya
20 yıldan fazladır ekranlardayım. Çok ama çok ilginç olaylar gördüm canlı yayınlar esnasında. Stüdyoya elinde dürüm ile giren paketçi bile oldu bir seferinde. Adamı canlı yayından zor çıkarttık…
Ama dün gördüğümü hiç unutmayacağım.
Dün sabah konuk olarak katıldığım “Günaydın Ada“ programında program yapımcısı Haluk Doğandor ile söyleşi yaparken kimliği belirlenemeyen bir kişi Ada TV çöp tenekesine yöneldi ve çöpleri karıştırıp yiyecek aramaya çalıştı. 
Dünkü program boyunca insanların Coronavirüs salgını sonrası ekonomik krizle baş başa kalacağı, tedbir alınmazsa aç ve çaresiz insanların istenmeyen olaylara yol açacağı uyarısını yaparken, tam da o esnada kimliği belirsiz bir kişi ağzında maskesi ve sırtında torbası ile çöp tenekesine yönelmesi ve bir dilim ekmek araması…
Valla diyecek söz bulamadım. O yüzden Hükümetimizin dün aldığı kararlar arasında yer alan 3. dünya ülkesi vatandaşlarına yardım yapılmaması çağrısını yeniden gözden geçirmelerini diliyorum. 
Yoksa başka sıkıntılar doğabilir toplumda. 

Kulis’te bu akşam
Seçim Özel programımızı bizde biraz ertelemek zorunda kalacağız anlaşılan. Ama Perşembe akşamları sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz Kulis programında.
Ve bu akşam KKTC’de ilk kez İtalya’dan canlı yayın yapıp, Avrupa’yı özellikle de İtalya’yı vuran salgının son durumunu sizlere ileteceğiz.
Hükümetin aldığı tedbirleri İşverenler Sendikası Başkanı Hasan Sungur ile değerlendireceğiz. 
Saat tam 20.00’de Diyalog TV’de görüşmek üzere… 
 

MESAJLAR
Mustafa AKINCI: Dünyadaki tüm liderler Coronavirüs için test yaptırırken siz neden hala yaptırmadınız. Bakın Güney komşumuzun başındaki yoldaş bile yaptırdı bu testi. 

Ersin TATAR: Açıkladığınız ekonomik tedbirler elbette çok ama çok önemli. Ama özellikle bankacılık sektörü ve 3. ülke çalışanlar konusu pek memnun etmedi vatandaşlarımızı. 

Hasan TAÇOY: Nihayet ekonomik tedbirler açıklandı ve bu arada dünkü çağrınıza yanıt gelmedi. Hakkınızda haber yapan arkadaş, bu haberini düzeltmedi ve dediğinizi de yapmadı. 

Olgun ÖNAL: KKTC Bankalar Birliği Başkanı olarak bugün bir basın toplantısı veya alınan bazı önemli kararları kamuoyu ile paylaşacağınızı ümit ediyoruz ve içimizde bu yönde güçlü bir his var. 

Kudret ÖZERSAY: Ülkede yabancı uyruklu çok sayıda insan var. Bence bu insanların yaşamlarını devam ettirebilmeleri son derece önemli yoksa çok daha büyük sorunlar karşımıza çıkabilir. 

Ziya ÖZTÜRKLER: Yabancı öğrencilerin durumunu günlerdir dile getiriyorduk, bu konuda duyarlılık gösterip bu arkadaşlara yardım elinin uzatılması son derece yerinde bir uygulama olmuş, tebrikler. 

Feriha YİĞİTTÜRK: Gel sen beni dinle ve seni ya Lefkoşa’ya ya da Girne’ye alalım. Bak virüs bile Gazimağusa’dan yayıldı. İşin şakası bir yana kendine dikkat et arkadaşım. 

Koralp BOZKURT: Gazimağusa’da birçok aileye yardım paketlerinizi gönderdiğinizi öğrendik. Sadece devlete katkı yapmayıp, bireysel olarak da katkı yaptığınızı öğrenmek ne güzel bir şey. 

Dr. Mustafa KALFAOĞLU: Gazimağusa Devlet Hastanesi'nin sosyal medya hesaplarına rastlayınca oldukça şaşırdım açıkçası. KKTC’de bir devlet kurumu bunu yapabiliyorsa, “helal olsun” dememiz gerekiyor herhalde. Tebrikler. 

Yalçın KOÇYİĞİT: Hayatınızda ilk kez sakal bırakmaya başlamışsınız o da mecburiyetten. Bence berberiniz ile şimdiden görüşüp yasağın kalkacağı günün sabahına randevunuzu alın. 

Hasan SERTOĞLU: Futbol liglerinin tamamlanması adına bir çalışmanız var mı yoksa bu konuda nasıl bir yol planı izleyeceksiniz? Zira Türkiye’de virüs futbola fena sıçradı. 

Nazım ÇAVUŞOĞLU: Türkiye’de okullar bir kez daha tatil edildiğine göre galiba bizim de bu konuda ufaktan bir hazırlık yapmamız gerekecek gibi. Hazırlıklı olmakta fayda var. 

Cengiz ERÇAĞ: Dün akşam telefonlarınız bir saniye bile olsa susmadığına göre ya bugün önemli şeyler açıklayacaksınız ya da önemli bir sürpriziniz olacak memlekete.  

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hikmet kosker
Hikmet kosker - 4 ay Önce

Ne paket ama resmen Tatar tarafı halkı kısacası mantık bu ülkedeki turizm çalışanlarını öğrencileri amacı göndermek başka anlam çıkmıyor turizm ve otel çalışanına 1500 TL yardım Yok Mazda yok bu insanlar ne yiyecek ev kirası geçimi yazıklar olsun koltuğa sadece bakar bu gidişle yaşasın koltuk