Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluş Yıl Dönümü 1 Ekim’de kutlandı. Ancak 2026 yılında Güney Kıbrıs’ta kutlanan 1 Ekim töreninde farklı bir özellik vardı. Çünkü Kıbrıs Rum Milli Muhafız Ordusu yanı sıra, 1 Ekim 2026 Törenlerinde; ABD ve Fransız Deniz Piyadelerinden birer askeri birlik ile İngiliz Askeri Personeli ve Mısır Silahlı Kuvvetlerini temsilen bir birlik ile Yunanistan’dan savaş uçakları da katıldı. İsrail ise Güneye verdiği füzeler ile törende boy gösterdi. Resmi geçit töreninde bu askeri birlikler, hali ile bayrakları ile yer aldılar. Çok ilginçtir, katılımcı ülkelerden Mısır hariç dördü NATO üyesidir. Bu ülkelerin iki tanesi ise Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Garantörüdür. NATO üyesi olan ve aynı zamanda Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Garantörü olan Türkiye, bu askeri sergide bayrağı ile yoktu. 3 Garantör ülkeden ikisinin bayrakları var. Ama hem Garantör ülke ve hem de KC Anayasasına göre; resmi bayraklarından biri olan Türk Bayrağı yok. İlginç. Adanın bağımsızlığına devamlı vurgu yapan “Kıbrıs Cumhuriyeti” yönetiminin; bu 66. Kuruluş yıldönümünü; ABD, Fransa, İngiltere ve Mısır askeri birlikleri ve bayraklarını; “Garantörlüğe Karşıyım” söylemi eşliğinde, göğsünü gere gere sergiletip, 66. Kuruluş günü kutlaması garabetin dik alası değil mi?
Peki Kıbrıs’ın ve “Kıbrıs Cumhuriyetinin” Kurucu Eşit Toplumu olan Kıbrıs Türk Toplumunun hükümeti ile Adanın Garantörü olan Türkiye Cumhuriyeti; NATO’da ortak olduğu bu ülkelere, NATO üyesi ve adanın Garantörlerden biri olarak; ayrıca, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kurucu Toplumu olarak da Kıbrıs Türk Yönetiminin, bu manzara nedeni ile bir itiraz ve eleştiri yaptığını duyduk mu? Hayır. Neden? Çünkü Adanın Toprak Bütünlüğünün ve Demokratik Birliğinin koruyucu Garantörü olan Türkiye Cumhuriyeti ile Kıbrıs’ın egemenliğinin siyasi eşit ortağı olan Kıbrıs Türk Toplumu; İki Ayrı Devlet Tezini öne çıkarırsa, buna gıkını çıkartamaz. Hadi buyurun, Güneyin ve Yunanistan’ın fanatik bağnazlarının; ABD, Fransa, İngiliz, Yunanistan ve Mısır Bayrakları arkasına saklanma çabasına engel olun.
Bu olaylar 1974 sonrası Rahmetli Sayın Bülent Ecevit’in; Kıbrıs Türk Federe Devleti (KTFD) ilanına dönük eleştirilere verdiği cevabın, günümüzde hala geçerli olduğunu göstermektedir. Sayın Ecevit; İki Ayrı Devlet, İlhak gibi siyasi sonuçların, Ege’den sonra Güneyden de Türkiye’nin Yunanistan tarafından kuşatılmasına yol açacağını söylemişti. Bunun için Federe Devlet demişti. Federasyona karşı, 7 yıldır gündeme getirilen bu İki Ayrı Devlet tezi ile biz ve Türkiye artık; yalnız üsleri vasıtası ile İngiltere ile değil; 1 Ekim Törenlerinin de gösterdiği gibi; ABD, Fransa, Mısır, Yunanistan ve İsrail’le de askeri temelde komşu olduk. Bu “Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olma” halidir. Ne bilge imiş atalar? Ama biz bu sözü, iç siyasi çıkarlar için kulağımıza küpe yapamadık.


