
Düşünce veya önerme içersin veya içermesin bir söylem popüler oldu mu kullananı da çok olur!
Hristodulidis’in Güney Kıbrıs’ı pek çok devlete pazarlayarak askeri üslerle donatmasının adamız için yarattığı tehlikeler, İran’a savaş açılması nedeniyle böyle bir ilgiye mahzar oldu. Adamıza füze saldırısı olması olasılığı herkesin Hristodulidis’e yüklenmesini kolaylaştırdı; saldırdıkça saldırıyoruz!
Ağrotur ve Dikelya’ya hükmedemez biliyoruz ama bu üslere yönelik saldırı tehdidinin faturasını bile Hristodulidis’e çıkarıyor; ABD, Fransa ve İsrail ile yaptığı askeri iş birliklerinin Türkiye’ye karşı güçlenmek güdüsünden kaynaklandığını da görmezden geliyoruz. Bunca zaman “bir gece ansızın gelebiliriz” türünden tehditlere muhatap olan, her zorluk karşısında Türkiye’nin adadaki mukayese edilemez askeri üstünlüğünü hatırlamak zorunda bırakılan Kıbrıs Rum halkının bu türden anlaşmalar yapan birine destek vereceğini kim olsa dikkate almaz mıydı sanıyorsunuz? En barışçı Rum lider olduğu tartışma bile kabul etmeyen Kleridis’in adaya S-300 getirme girişimini ne çabuk unuttuk?
Son yıllarda yapılan askeri iş birliği anlaşmaları, Türkiye’nin bölgedeki sorunları ve yalnızlığı arttıkça mümkün olabildi. 15 yıl önce, Türkiye ile İsrail, İsrail uçaklarının Konya semalarında tatbikat yapabileceği kadar müttefikti… ABD, Rum tarafına silah ambargosu uyguluyordu. Fransa Türkiye ile iyi değildi ama NATO’daki birliktelik Türkiye’ye karşı üs edinmesini zorlaştırıyordu. Sonra durum değişti… İsrail Türkiye’yi başlıca düşman görmeye başladı. S-400 ve F-35 vakaları, ABD ile Türkiye’nin arasına kara kedi gibi girdi. ABD’nin İsrail’i koruma misyonu, Kıbrıs’ı kullanmayı planlarına dahil etmesini gerektirdi. Fransa, bu gerilimden yararlanarak adaya yerleşmeye çalıştı. Hristodulidis, bu fırsatı değerlendirerek askeri müttefiklerini artırma ve Türkiye’ye karşı güçlenme çabasına girişti.
Bu durumda, Kıbrıs adasının bölgesel çatışmalarda dikkat çeken bir rolü olacak ve bununla birlikte hedef haline de gelebilecektir.
Bölgedeki sıcak çatışmalarda adanın hedef olmaması isteniyorsa başlangıç olarak Kıbrıs sorununun içinde bulunduğu durumun değiştirilmesi gerekir. Nasıl olacak bilmiyorum ama iki halk arasındaki sorunun çözümlenmesi, tarafların birbirlerine askeri üstünlük kurma yarışını terk etmesi önceliklidir.
Bu yetmez ama… Bölgede askeri üstünlük kurma çabasında olan büyük devletlerin de Kıbrıs adasının silahsızlandırılması ve bölgesel uzlaşmazlıkların çözümüne tarafsızlığı ile yardımcı olacak bir duruma getirilmesi konusunda mutabık olmaları; böyle bir tarafsızlığa ihtiyaç duymaları da gereklidir.
Kıbrıs, uluslararası sistem neye ihtiyaç duyuyorsa o rolü oynamak zorundadır. Tarih boyunca böyle olmuştur. Hristodulidis istese de istemese de bu, ; görünen bir geleceğe kadar da böyle kalacaktır!
Adamızı bölgesel savaşların dışında tutmak, hedef haline gelmesini önlemek istiyorsak hepimizin yapabileceği ve yapması gereken bir şeyler vardır.
Yapılması gerekenleri bilen ve yapmaya hazır olanlar konuşsun; gerisi de sussun!
Ada hedef olmaktan nasıl kurtulabilir?
- 03 Mart 2026, 10:43
- 16
YORUM EKLE
Yorumunuz Onaylanmak Üzere Gönderildi


