Hayatında baş ağrısı yaşamayan insan hemen yok gibidir. Ancak baş ağrılarını iki şekilde değerlendirmek gerekir.
Birincisi: Çeşitli hastalıkların bulgusu olarak baş ağrısı
İkincisi: Başlı başına bir hastalık olarak baş ağrısı.
Birinci gruptaki baş ağrıları, genellikle göz, kulak, burun, boğaz hastalıklarından, dişlerden kaynaklanan baş ağrılarıdır ki, bu çeşit baş ağrılarının teşhis ve tedavisi nispeten kolaydır.
Baş ağrılarını şöyle sıralayabiliriz:
- Migren tipi baş ağrıları,
- Gerilimden kaynaklanan baş ağrısı,
- Psikiyatrik kökenli baş ağrısı,
- Kafa içinde inflamasyona bağlı baş ağrısı,
- Göz, kulak, diş, burun ve sinüs kaynaklı baş ağrıları,
- Boyundaki yapısal bozukluklardan kaynaklanan baş ağrıları.
Migrenin belirtileri nelerdir ?
Migren ağrısı kendine özgüdür. Migrende en sık rastlanan belirti, hafiften başlayıp, bir süre sonra çok şiddetli, zonklayıcı hale gelen baş veya boyun ağrılarıdır. Ağrı genelde başın bir tarafında olur ve en az bir üç dört saat devam eder. Migren hastası, ağrısı bittikten sonra kendini yorgun ve bitkin hisseder.
Migrenin vücuda etkileri nelerdir ?
Migren, baş ağrısı öncesi veya ağrı süresince vücuda nasıl etki eder?
- Kabızlık veya ishal olabilir. Yani sindirim sistemi etkilenir.
- Sinir sistemi etkilenir, sinirlilik gözlemlenir.
- Mide bulantısı veya kusmalar görülebilir.
- Işığa karşı aşırı duyarlılık olabilir.
- Gürültüye karşı aşırı tepki duyulabilir.
- Kan damarlarında gözle görülebilir derecede genişlemeler gözlemlenebilir.
- Boyun ve omuz ağrıları hissedilir.
- Boyun ve omuzda tutukluklar hissedilir,
- El ve ayaklarda sızı hissedilir.
- Dokunma hissi azalır.
- Aşırı hassasiyet ortaya çıkar.
Migren başlamadan önce hastada meydana gelen haller nelerdir ?
Migren ağrısı başlangıcında bazı belirtiler verir.
- Görme konusunda yanılma ve göze değişik yansımalar,
- Duyma konusunda yanılmalar,
- Bazı bölgelerinde uyuşma
- Kulakta çınlaması
- Konuşma bozuklukları
- Karın şişliği
- Üşüme, el ve ayaklarda soğukluk
- Esneme
- Ağız kuruluğu
- Vücutta su toplanması
- Terlemede artış
- Burun akması
- Sık idrara çıkma
- Açlık tatlı yeme isteği veya iştahsızlık
- Konsantrasyon bozukluğu, dikkatin azalması, düşüncede yavaşlama
- Kelime bulma güçlüğü, konuşurken takılma
- Durgunluk,
- Kimilerinde aksine aktivitede artış,
- Kalp atışlarının hızlanması
- Yüksekten başı dönme, migrenin diğer belirtilerinden bazılarıdır.
Adından da anlaşılabileceği gibi, gerilim ve stres sebebiyle yaşanan baş ağrılarıdır. Hemen hepimiz kimi zamanlarda hayal kırıklıklarına, üzüntülere, korkulara, strese gireriz. Aile içi ve sosyal hayatta bizi bekleyen ummadığımız gelişmeler olabilir.
Böylesi durumlarda ister istemez kasılır. Nihayetinde vücut etten kemikten değildir. Bu kasılmadan en çok etkilenen bölüm başımız ve boynumuzdur. Bu sebeple böylesi durumlarda şiddetli baş ağrıları yaşanır.
Bu tür ağrıyı migrenle karıştırmamalıdır. Zaten bu tür ağrının sebebini kişi kendi kendine biraz düşündüğünde bulacaktır. Bu tür ağrıların en belirgin özelliği, boyundan başlayıp başa kadar çıkması ve orada çöreklenmesidir. Migrenli hastalar ağrı tuttuğunda sakin bir yer ararken, gerelim baş ağrısında insanın içi içine sığmaz. Yerinde duramaz açık havaya şuraya buraya kendini atmak ister. Gerilim baş ağrısı migrende olduğu gibi tek bir yerde oluşmaz.
Migrende ağrı öncesinde görülebilen görme bozukluğu ve diğer belirtiler gerilim baş ağrısında yoktur. Bu tür ağrılarda akupunkturun kas gevşetici özelliği sayesinde çok iyi neticeler alınmakta ve hasta rahatlamaktadır.
Özellikle göz çevresinde alın ve şakakta tek taraflı olarak görülen ağrılardır. Zaman zaman ortaya çıkar. Baş ağrısı kümelerine yol açar. Bu sebeple küme baş ağrısı adı çok yaygın olarak benimsenmiştir. 20-40 yaş arası erkeklerde daha sık ortaya çıkar. Genetik değildir. Çocuklarda çok az rastlanır. Küme baş ağrıları ataklar şeklinde gelir. Örneğin sabah saatlerinde, hemen her gün belirli bir zamanda tutar. En çok göz çevresinde, gözün arkasında ve şakakta ağrı olur. Baş ağrısı ile birlikte gözde kızarıklık, kanlanma, göz yaşarması, burun akıntısı veya tıkanıklığı, alında ve yüzde terleme, göz kapağında şişme veya göz kapağı düşüklüğü bulunabilir. Çok şiddetli olan bu ağrı krizleri 15 dakika 3 saat arası sürebilir.
Küme baş ağrısı birkaç hafta ile aylar sürebilen krizler şeklinde olabilir. Alkol ve sigara küme baş ağrısı ataklarını artırır.
Akupunkturda ağrılar ve tedavileri
Kaynağa inmeden uygulanan tedaviler yüzeysel olur.
Hastalığın teşhisinde elimizde iki yöntem var. Birincisi, modern tıpta uygulanan teşhis yöntemi. Bu yöntem, hepimizin bildiği, bugünkü modern tıbbın imkanlarıyla elde edilen, bütün tahlil, tetkik, röntgen ve MR çekimlerinden yararlanılan teşhis yöntemi.
İkincisi, akupunktur teşhis yöntemleri: Akupunktur teşhis yönteminde, kollardan nabza bakarak tanı koyma, dil üzerine bakarak tanı koyma, kulaktan dedektör uygulamasıyla tanı koyma vb gibi teşhis imkanları vardır.
Akupunkturun tedavideki etkileri
Ağrılar ve ağrı belirtisi gösteren tüm rahatsızlıkların tedavisinde akupunktur, bilinen tedaviler arasında en etkili olanıdır.
Çünkü; Akupunktur, vücudu bir bütün olarak tedavi eder, yeniler
- Vücuttaki bütün hücrelerde tamir bakım ve onarım faaliyetini başlatır.
- Vücuttaki tüm bağ dokularını kuvvetlendirir.
- Bu dokuların ve kan alması gereken tüm dokuların kanlanmasına sebep olur,
- Vücutta ağrı adına ne varsa giderir veya azaltır.
- Bağışıklık sistemini düzelterek şişkinlik, gaz, ekşime, kabızlık gibi birçok rahatsızlığı ortadan kaldırarak vücudun sindirim sistemini düzenler.
- Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.
- Bağışıklık sistemini dengeler,
- Uykusuzluk, sabah yorgunluğu, halsizlik, stres gibi durumları ortadan kaldırır.
- Beldeki ve boyundaki yapısal bozukluğu tedavi ederek, beyne kan ve oksijen gitmesini sağlar.
- Damarların iç cidarlarındaki tahribatı ve pıhtılaşmayı dağıtır.
- Ödem çözücü özelliği sayesinde, damarlar ve sinirlere yapılan baskıyı önler.
- Rahatlayan sinirler sebebiyle ağrı ve şikayet ortadan kalkmış olur.
- Vücudu zindeleştirir, gençleştirir.
DR DİDEM GÜLMEZ

