banner564

Beyhude umutlanmak!

KKTC’nin varlığını protesto etmek üzere toplanan Rum fanatikler KKTC’nin simgesini, bayrağını yakmış.
Bayrak yakan fanatiklerin başında, KKTC Meclisi tarafından “terör örgütü” ilan edilen ELAM’ın bulunmasını pek de yadırganacak bir durum olarak görmüyorum.
KKTC bayrağını öpüp te alınlarına koymayacaklarına göre.
İnancım o ki Kıbrıs’ta uzlaşının olabilirliğine sokulan en önemli çomak AKEL imzalıdır.
AKEL’in barışa olan inançsızlığını bir türlü anlamayan, anlayıp ta içine sindiremeyen kuzeydeki barış havarileri bu yanılgılarını sürdürmeye ne acıdır ki devam ediyorlar.
Bu tutumlarıyla da Kıbrıs Türküne en büyük kötülüğü yapıyorlar.
AKEL’in bu güne kadar yaptıklarına kısa başlıklarla göz atmak yeterli olur sanırım.
Geçmişte, Rum meclisinde, gerekse parti meclislerinde alınan ENOSİS kararının altında hala daha AKEL imzaları var. 
Ya Annan referandumundaki “red” oylarına ne demeli?
Uzlaşı adına kuzeydeki refikleriyle yarış içindeki üst düzey AKEL yöneticilerinin EOKA törenlerinde ateşli nutuklar atmaları, en ön saflarda boy göstermelerine ne buyurulur?
En son olarak ta AKEL’e bağlı gençlerin ELAM’lı bayrak yakan gençlerle beraber hareket ettikleri ve bu fanatikler arasında yer almaları sanırım umutları beyhudeye çıkaran en son hamle.
Defalardır dile getiriyoruz, kapıların açılması öncesinden başlayan Rum fanatizmi, kapıların açılmasıyla birlikte çok daha belirgin bir hal aldı.
Her ne halse Rum fanatizminin başlangıç tarihini 2010 yılını gösteririz. 
Halbuki kapıların açılmasıyla birlikte 2004’te doğup büyüdüğü bölgeyi ailesiyle birlikte ziyarete giden Veysel Toksöz ve şimdi hayatta olmayan oğluna Trodos dağlarında yapılan köpekli saldırıyı akıllardan çıkarmak doğru olmasa gerek. Güneye geçen Türk plakalı araçlara yapılan saldırıları, verilen zararları atlamamak gerek!
Türklere karşı güneyde gösterilen fanatizmlerin sonu hiç gelmedi!
Değişik şekillerde hep var oldu! Öyle gösteriyor ki hep diğer yanağımızı da gösterdiğimizden olacak, var olmaya da devam edecek.
ELAM’a gelince, nedir bu ELAM ? 
Yunanistan’daki aşırı faşist Altın Şafaktan ilham alınarak ortaya çıkmış olan bu yapı, bana göre, olasılık görmüyorum ama şartları zora sokarak iki toplum arasında bir uzlaşı sağlansa bile bu uzlaşıya çomak sokacak olanlardır! 
Ondan önceki EOKA gibi, EOKA B gibi, Grivas gibi, Samson gibi. 
Güneyde her dönemde ve koşulda örgütlü konumdaki faşist guruplar iki toplumu, bırakın iç, içe yaşamayı, yan yana bir varlık olmalarını bile engelleyecek işler başaracaklardır!
Güney hiçbir dönemde Kıbrıs’ta Türklerle eşit konumda olmayı benimsememiş, en ılımlı çevrelerinden bile buna tepkiler yükselmiştir. 
Kıbrıs’taki Türklerin Türkiye den uzaklaştırılması, bağlarının zayıflatılması bu kirli emellerinin en belirgin örneğidir.
Bir azınlıktan öte varlık olamamış hayalcilerin sokaklara dökülüp slogan üretmeleri hep havada kalmıştır, kalmaya da devam edecektir.
Sayın Cumhurbaşkanının görüşmeler öncesi son demeçlerine baktığımızda, Türk toplumunun beklentilerine cevap olamayacak bir uzlaşıya sıcak bakmadığını açık, açık dile getirmekle 25 Kasım görüşmelerinden bir sonuç elde edilemeyeceğini ortaya koymuş, umutlanmanın beyhude olduğunun haberini vermiştir.

YORUM EKLE

banner471

banner473