banner564

“Bizim neslin son denemesi”

Yarın Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklayacak olan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile ilgili olarak birçok kesimden farklı farklı eleştiriler yapılıyor. Elbette bir seçim sürecine gererken eleştiri kadar desteğin olması da normaldir.
Bu eleştirilere Akıncı’nın yarın akşam cevap vermesini ve “Neden bir 5 yıl daha o makamda kalmak istediğini” anlatmasını bekliyoruz. Hoş Akıncı’nın ilerleyen günlerde bu köşede 5 yıl önce hangi sözleri verdiğini ve neleri yapıp yamadığını yine sizlerle paylaşacağız.
Ama benim 5 yıllık geriye baktığımda Mustafa Akıncı denince aklımda kalan, Akıncı’nın göreve geldiği günlerde sıkça dile getirdiği “Bu bizim neslin son denemesi” şeklindeki yaklaşımıydı.
Şimdi yarın akşam Cumhurbaşkanı Akıncı’nın bu konuda neler diyeceğini veya bu denemelerin bu neslin sonuna kadar mı devam etmesi gerektiğini anlatıp anlatmayacağını merakla bekliyorum.
Üç yıl önce bir kez daha kameralar önünde aynı sözleri tekrarlayan Akıncı’nın ne dediğini hatırlatalım;
"Takvime, aceleye gerek yok' diyorlar ama 50 yıl geçti. 1968'de başladı Kıbrıs müzakereleri, bir 50 yıl daha bu işi konuşmak niyetinde değiliz. O nedenle bu bizim neslin, bizim kuşağın son denemesidir." 
İşte kritik soru tam da bu aslında. Bu kuşak daha ne kadar daha deneyecek? Bir beş yıl geride kaldı. Bir beş yıl daha mı geride kalsın? 
Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyacak olan Mustafa Akıncı’nın yarın bu soruya yanıt vermesini açıkçası bekliyorum ve talep de ediyorum. 

Hukuk bürosu göreve
Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Akıncı, Cumhurbaşkanlığı seçim süreci için gönüllü hukukçulardan oluşan bir ‘hukuk bürosu’ kurulması için çalışma başlattıklarını açıklamıştı.
Bu büronun kurulma amacını ise seçim sürecinde “Çirkin karalamalar ve iftiralara karşı da her türlü hukuki girişimi başlatmak” olduğunu söylemişti.
Resmi seçim ve propaganda dönemi henüz başlamadı. Ama çirkinlikler tahmin edildiği gibi başlandı. Dün bir radyoda Akıncı dışındaki tüm Cumhurbaşkanı adaylarına “omurgasız” denildi.
Şimdi buradan Cumhurbaşkanı Akıncı’nın oluşturduğu Hukuk Bürosuna ilk talimatı ben veriyorum. Bu yazımı bir ihbar kabul edip gereğini yapsınlar. 
Gereğini yapsınlar ki herkes ne kadar samimi olduklarını görmüş olsun. Şahsen ben bu konuda bir adım atmazlarsa seçim süreci boyunca bu büroyu ve icraatlarını yok sayacağımı buradan açık açık beyan ediyorum.
Hukuk bürosu dediğin zaten hukukun ve adaletin ve eşitliğin korunması adına görev yapacaktır. Şimdi bir adayın dışındaki adaylar için “omurgasızlar” ifadesi kullanılıyorsa burada bu adam kayırmacılığı bir eşitsizlik durumu vardır. Hukuk tarafında ise aşağılama ve hakaret vardır.
Hadi bakalım hukuk bürosu göreve. Yoksa dilimden kurtulamazsınız bu seçim boyunca…

Hukuk mu?
Hazır hukuktan bahsetmiş iken devam edelim. Bu ülke hukuk ülkesi. En azından biz böyle biliyoruz. Yasalar, kanunlar var. Ve bunlara herkesin uyması gerekir. Uymayanlar için de kolluk kuvvetleri başta olmak üzere yapılması gerekenler yine yasalar ve kanunlarla belirlenmiştir. 
Şimdi buraya kadar her şeyi herhalde bir tamam anladınız değil mi sevgili okurlar? Bu yasalar bu kurallar hepimiz için geçerli. KKTC’de vatandaş olmanın, KKTC’de yurttaşlığa alınmanın da kurallarını yasalar belirlemiş. Vatandaşın hakkı var yani. 
Emrah Adaklı bu ülkede tam 17 senedir eğitim sektörüne hizmet veren ve bu konuda ülkemizin hayli yol almasında büyük emekleri geçen bir arkadaşımız. KKTC yurttaşlığına geçmek için İçişleri Bakanlığında dilekçesi var ve bizim yasalarımıza göre de bu başvurusunda hukuki bir engel yok ise verilmesi lazım. Tıpkı diğer başvuru sahipleri gibi.
Ama İçişleri Bakanı Hukukçu Ayşegül Baybars bunu yapmıyor. Evlilik gibi sebeplerden dolayı olanlar başta birçoğunu yasal olmayan şekilde bekletiyor, engelliyor. 
Eğer bir bakan üstelik de İçişleri Bakanı bu ülkede yasa dinlemiyorsa, kanunları es geçiyorsa biz niye dinliyoruz ki? Hâdde birisi çıkıp da cevap versin buna. 
 
MESAJLAR

Ferdi SABİT SOYER: Brexit sonrası için çok karmaşık ve belirsiz bir ortam var. Ve maalesef KKTC’deki siyasiler bu konuda henüz bir politika belirlemiş değiller. Duruma göre ayakkabı seçmek gibi bir durum var hani. 

Mustafa GENÇ: Genç Yapı Market olarak artık müşterilerinize daha hızlı ve daha aktif bir hizmet verebilmek için online alış-veriş sitenizi de kurmuşsunuz. Yeni neslin yeni dünyayı keşfetmesi işte bu olsa gerek. 

Emrah ADAKLI: Üzülme paşam, kimsenin hakkı kimsede kalmaz. 17 yıl bekledin bir yedi ay daha beklersin ne olacak ki? Günün sonunda sen yine buralarda olacaksın ama bakalım birileri nerelerde olacak? Gözlerinden öperim. 

Ayşegül BAYBARS: Evlilikten dolayı vatandaşlık almak için sırada bekleyen kişi sayısı kaçtır? Ve bu insanlar kaç aydır beklemektedir? Kamuoyuna bu konuda doyurucu bir bilgi verir misiniz? 

Mustafa AKINCI: Şu hukuk bürosuna ben bir talimat verdim, lütfen siz de takipçisi olun. Zira madem temiz bir yarış istiyorsunuz bu sadece tek yönlü olmaz. Siz de temiz davranacaksınız ki aynı şeyi bekleme hakkınız olsun. 

Özgün KUTALMIŞ: Valla hiçbir adayın bu şekilde aşağılanmasına gönlümüz razı olmaz. Sizin gibi aydın bir kişinin bu hatadan hızlı bir şekilde dönüp hemen özür dilemesini bekliyoruz. 

Tufan ERHÜRMAN: Dediğiniz gibi bu ülkede en önemli konu şu aşamada ne Kıbrıs konusu ne de başka bir konu. En önemli konu; istikrar. Ve bunun için de bir şeyler yapılması kaçınılmaz. 

Ünal ÜSTEL: EMİTT fuarı oldukça renkli ve hareketli geçmiş. Bu arada fuar sırasında hayli değişik hediyeler de almışsınız. En ilginci ise Trakya’dan gelen süpürge olsa gerek. 

Devrim BARÇIN: Maliye Bakanı bence size maaş bağlamalı. Zira sizin her paylaşımınızdan sonra açıklama yapıp öyle değildi böyle diyor. Demek ki sayenizde topluma sağlıklı bilgi aktarıyor. Bence bu işte bir iş var gibi geliyor. 

Kemal Deniz DANA: Hem tıraş bıçağını hem de tıraş köpüğünün markasını değiştirince alerji olmuşsunuz. Aman dikkat edin bu günlerde bir bakanımız da size karşı fena halde alerji olmuş durumda. 

Cengiz ERÇAĞ: Şu seyrüsefer denen illetten kurtulmak için sihirli plan cebinizdeymiş. Bir önceki hükümet az kalsın bu formülü kullanacaktı ama olmadı acaba bu hükümet bu formülü kullanır mı sizce? 

Serdar DENKTAŞ: Evdeki istirahat devam ediyormuş. Valla bunca yıllardır siyasetin içinde olan birisi olarak sizi ilk kez bu kadar siyasetten uzakta gördük. Neyse tekrardan çok geçmiş olsun. 

Candan AVUNDUK: Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis çarşamba günü Rum Başkanlık Sarayı’nda hellim konusunda toplantı yapacakmış. Hayırdır bunlar ne diye şimdi toplanıyorlar, başımıza gene bir çorap örmesinler? 

Tolga ATAKAN: Bakıyoruz da yüzünüz gülüyor, hem yollar için gerekli kaynak bulundu hem de Galatasaray kendini buldu. Geldi mi bir geliyor, gittiği gibi işler bir anda düzeliyor işte. 

Ergün YAHAT: Pek muhterem valideniz Hakk’ın rahmetine kavuşmuş. Merhumeye Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diliyoruz, başınız sağ olsun, mekânı cennet olsun.

YORUM EKLE

banner471

banner473