Bölünmüşlük 52 yıl daha gider mi?

 Faşist Yunan Cuntasının 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirdiği darbeden sonra Türkiye’nin adaya müdahalesi kaçınılmazdı…
   Aslında Türkiye’yi müdahaleye zorlayan, dönemin Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios’tu…
  Makarios; Enosis hedefiyle 1963 saldırılarını başlatırken, uzun vadeli mücadele programını uygulamaya koymuştu…
   Köylerinden silah zoruyla göç ettirilen, ekonomik faaliyeti yok denecek kadar az olan ve devlete ait kurumlardan uzaklaştırılan Kıbrıslı Türkler zaman içerisinde İngiltere başta olmak üzere dış ülkelere gitmek zorunda kalacak, böylece hedefe varılacaktı…
   Ne var ki; Yunanistan’daki askeri cunta süreyi kısaltmak ve önce iç temizlik yaptıktan sonra Kıbrıslı Türkleri temizleyerek Enosis’i gerçekleştirmek istiyordu…
   Makarios’un sarayı bombalanmış, kendisi de adayı terk etmek zorunda kalmıştı…
   Güvenlik Konseyi’nin olağanüstü toplantısına katılarak Türkiye’ye ‘garantör olduğunu’ hatırlatmış ve müdahalesini istemişti…
   Türkiye; diğer garantör ülke olan İngiltere’ye ‘birlikte müdahale’ çağrısı yapmıştı…
   Karşılık görmeyince tek başına hareket etti…
   Ama engellenmedi…
   İngiltere ve ABD bu harekatı uzaktan izledi…
  Buraya kadar özetlenenleri hiç kimse inkar edemez veya tersine çeviremez…
   Sağduyu sahibi Kıbrıslı Rumların itiraflarında bu yazılanlar vardır…

Sonrasında ne oldu?..

   Barış Harekatı sonrasında başlayan müzakereler sonuçsuz kaldı…
   Dönemin Kıbrıs Türk Toplumu lideri Rauf Denktaş ve Türkiye hükümetleri de elde edilen toprakların bir kısmını Rumlara vermekten yana değildi…
   Zaman ilerledikçe müzakerelerin sonuç vermediği görüldü…
   Bu şartlar altında 52 yıl daha geçse Kıbrıs’ta bölünmüşlük devam eder mi?..
   Kimine göre ‘evet’, kimine göre ‘hayır’…
   ‘Şartların değişmesi halinde’ Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin ciddi sıkıntılar yaşamaması en büyük dileğimizdir…
   Özellikle mülkiyet konusunda başlayan tutuklama emirlerinin gelişmesi halinde KKTC ekonomisinin ne tür sıkıntılarla karşılaşacağı, ayrıca Kıbrıslı Türklerin seyahat özgürlüğünün bundan nasıl etkileneceği mutlaka değerlendirilmelidir…
   Ama bir başka önemli konu ise; aradan 52 yıl geçtiği halde bilinen sorunların devam etmesidir…
   Anamur’dan su geldi ama hala susuzluk çeken bölgeler vardır…
   Hastanelerdeki sıkıntılar artarak devam ediyor…
   Başta Lefkoşa-Girne ana yolu olmak üzere birçok bölge yolu kötü durumdadır…
   Özetlemek gerekirse, parlak törenleri tamamladığımıza göre; bundan sonraki süreçte iç sorunların çözümüne odaklanmalıyız…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Atlantik
Atlantik - 3 saat Önce

Dünyadan Kopmuş ve kapatılmış Uluslararası Uçuş Yasağı olan Dünyanın Ambargoları altındaki KKTC Bölümmüş değil de kimdir yani ?
Kıbrıs Cumhuriyetini Sahiplenen Dünya ile bütünleşmiş Yılda 5 Milyon Avrupalı Turist ağırlayan AB Üyesi Güney Kıbrıs gerçekten Bölünmüşlüğü mu Konuşuyor yani ? Gerçekçi olamalıyız Bugun Kıbrıs Cumhuriyetinden ve Avrupadan bölümmüş olan KKTCumhuriyeti değilmidir yani ! 40 yıllık kötü yönetim ve Siyaset sonrası tutulacak yeri kalmayan Borç Batağına girmiş KKTCnin mevcut vahim hali ile Kim KKTC ile birleşmek istesin ki ! Türkiye’nin yıllardır gönderdiği Milyar ve Milyerlarının Heba Edildiği KKTCye Kimler ve neden gelip de Yatırımlar Yapsın ? Bugüne kadar Saray önünde birbirimizi Kandırabilmekten başka ne yapabildik ki ! Bırakın bugün KKTC ile birilerinin birleşmeye Can atıp birleşmek istemesini ‘ Kıbrıs’ta Zaman Kimin Aleyhine geçiyor acaba Bilenimiz var mı !

banner608

banner473