Orta Doğu savaşı nedeniyle birçok ülke insanı zor bir süreçten geçiyor…
Enflasyonu sıfırlama noktasına getiren ülkeler, şimdi yüzde 3 ile 5 oranında bir beklentiden söz ediyor…
Bizde bu yıl enflasyon 40 mı olur 50 mi kestirmek çok zor…
Bazı ülkelerde akaryakıt kuyruklarının başladığını gördükçe endişelenmemek elde değildir…
Bunun dışında ekonomik sorunları hafifletmek için güneyde olduğu gibi kuzeyde de bazı önlemlerin alınabileceğini düşünüyoruz…
Mesela turizm konusunda…
Ekonominin lokomotif sektörü turizmdir…
Kuzey Kıbrıs’a gelenlerin yüzde 80’den fazlasını Türk turistler oluşturduğuna göre; öncelikle atılması gereken adımlar bellidir…
Birincisi ulaşım…
Türkiye hükümetinin desteğini alarak THY ve Pegasus’un Ercan uçuşlarını ucuzlatmak için harekete geçilmelidir…
İkincisi otellere teşvik…
Güneyde olduğu gibi bir süre için otellere teşvik verilmesi ve fiyatların aşağıya çekilmesi…
Üçüncüsü tanıtım…
İndirimli kampanyaların Türkiye’de etkin bir şekilde duyurulması…
Bunun başarılması halinde turizmi yüzde yüz olmasa bile bir miktar canlı tutmak mümkündür…
Üretici sektör
Bir diğer önemli konu çiftçiye, hayvancıya elektrik ve mazot kullanımında indirimli tarife uygulamak, gübre ve tohum alımlarını teşvikle satmak ve ürünü en iyi şekilde değerlendirmek…
Son zamanlarda tonlarca sütün kuyulara döküldüğü yönünde haberler geliyor…
Bunu neden yapıyorsunuz?..
Öğrencilerin büyük bir kısmı haftada bir gün bile süt içmeden okula gidiyor…
Bazı güçlü ekonomik örgütlerin mali desteğiyle bu sütleri kuyulara dökmek yerine okullara yönlendirebilirsiniz...
Buzluklarda bekletilen tonlarca hellimi de geçici bir izinle Türkiye’ye göndermenin yolu bulunmalıdır…
KKTC kanadının bu konuda istekli ve ısrarlı olması halinde, Türkiye’nin desteğini alarak bu ürünleri askeri kışlalarda değerlendirmek mümkündür…
Kıbrıs’ın ürettiği hellim, Adana’nın bir mahallesi tarafından da tüketilebilir…
Ekonomik örgütler devreye girmeli
Pandemiden de beter bir süreçten geçerken ekonomik örgütlerin de devreye girmesi gerekiyor…
Ara sıra hükümetin aldığı kararları eleştirmek yerine, karar aşamasında birlikte fikir geliştirmek doğru olandır…
Vakit daha da geç olmadan örgütlerin oluşturacağı teknik bir heyet, hükümetin ilgili bakanlıklarıyla bir araya gelmeli ve herkes elini taşın altına koyarak gerekli kararlar ivedilikle üretilmelidir…
İleride ‘keşke’ dememek için bugünden harekete geçilmelidir…



Yitirdiğimiz KKTC Turizminde de bugün Yunan Adalarına kayan Türkiyeli Turistlerele Turizmde tüm yumurtalarını bir Sepete koyan KKTCyi tabii ki daha da zor günler bekliyor ! Güney Kıbrıs Kıbrıs Cumhuriyeti Avrupa’nın Her Ülkesinden 4 - 5 milyon Turist ağırlarken “ yatırımsızliktan Bakımsızlıktan Pahalılıktan ve Kirlilikten girilemeyen KKTCye Bayramlar hariç Kaç Türkiyeli Turist gelebilecektir acaba ! Uluslararası Uçuş ve Ulaşım yasağı olan KKTC bir zamanlar Ülkemize Avrupalı Turist taşıyan KTHY da yitirdikten sonra Ulaşımda da Tüm yumurtalarını bir veya sadece iki Sepete yine Koymamış mı yani ? Güney Kıbrıs Kıbrıs Cumhuriyetine her gün için Yirmiye yakın Avrupalı Charter Uçak Şirketleri ile British Airways de dahil Tarifeli seferlerin de yapıldığını bilmeyenimiz mi var yani ! Bugün Avrupa Standartlarından çok uzak olan Yollarında güven kalmayan Doğası ve Tarihi Eserleri yok olmuş Kirletilmiş Çevresi e Avrupa’nın en Pahalı Ülkesi haline getirdiğimiz KKTCye Avrupalı Turist Akışı mı bekliyoruz acaba!
İçine düştüğümüz mevcut düzen ile Yalan Dünyasından kurtulup gerçekleri görmemiz gerekmiyor mu ? 42 yılda böyle geldik de alışageldiğimiz mevcut düzen ve KKTC ile kaç yıl daha gidebileceğiz acaba Yukardan aşağıya bilenimiz var mı !