Denizde toplu cinayet

Girne’de yaşanana deniz kazası denemez. Hele son ortaya çıkan açıklamalarla buna kaza denmesi olanaksızdır. Çünkü Hatay Büyükşehir Belediyesi, bu geminin İskenderun Arsuz Limanı’ndan hareketle, Kıbrıs’a sefer yapmasının mümkün olmadığı tespitinden dolayı söz konusu gemiyi almaktan vazgeçtiğini açıkladı. Çünkü bunun açık denizde sefer yapmasının sakıncalı olduğu tespiti yapılmış. Üstelik söz konusu geminin geçmişinde de kaza ve bunun yol açtığı pek çok sakıncalı halin olduğu rapor edilmiş. Hatay Belediyesi bu gemi için Türkiye Deniz Ulaştırması ve Tersaneler Kurumuna müracaat ederek bilgi talep etmiş. Bu Kurumun Müdürü olan Sayın Bülent Ok da, bu sakıncaları belirten bir rapor vermiş. Şimdi Hatay Büyükşehir Belediyesi yaptığı açıklamada, “almaktan vazgeçmekte ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı” diyor. Belli ki bu konuda bazı çevreler, Hatay Büyükşehir Belediyesini suçlamışlardı ki bu haklı çıkma vurgusunu yaptılar. 
Üstelik Sayın Ok raporunda söz konusu geminin Kıbrıs seferi dönüşünde geçmişte rıhtıma vurduğu ve kızağının kırıldığını. Uzun süren bir tamir dönemi yaşadığını anlatarak, yıllarca çok uzun bir süre sefer yapmadığını ifade ediyor. Ancak bu son acı olay olduktan sonra, KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri geminin raporlarının tamam olduğunu ifade ediyor. Sörvey raporu, gemi ve teknelerin durumunu, güvenliğini ve standartlara uygunluğunu belirlemek için yapılan detaylı inceleme ve ölçüm, denetim sürecidir. Sörveyin tanımı bu olduğuna göre, standartlara uygun verilecek bir raporda, söz konusu geminin geçmişte geçirdiği kaza ve bunu tamiri hakkında da bilgi olması gerekir. Hele Açık Denizde yolcu taşıyacaksa, açık deniz için güvenilirliği ve sağlamlığı hakkında bilgi ve görüş olması gerekir. Eğer bunlar yoksa, o zaman bu Sörvey raporunu eksik bilgi ile veren kurum hakkında KKTC Devleti Hukuki süreç başlatmalıdır. Eğer bu bilgiler varsa, o zaman KKTC Hükümeti ve Ulaştırma Bakanlığı bunu neden ileri incelemeye götürmeden, sefere izin verdiğini açıklamalıdır. 
İşe bakın, Hatay Büyükşehir Belediyesi, söz konusu gemi için devletin sorumlu teknik biriminden rapor isteyerek; alım yapıp, yapmamaya karar verme doğrusunu yapmış. Ama “KKTC Forever” diyerek dünyadan tanınma talep eden bir siyasi zihniyet, bizde temeli olmayan bu teknik yapı için Türkiye Denizcilik ve Tersaneler Müdürlüğünden bir bilgi dahi talep etmemiş. Neden? Çünkü kazadan sonra dahi bu konuyu sorgulayan insanlara, “bunlar Türkiye’den buraya insan gelmesine karşı olan Rumcular” diye saldırıp, denizdeki toplu cinayeti örtmeyi meziyet sayıyorlar.
Esas olan husus, devletin ve kamu yönetiminin bilgi ve liyakat temelli yapılanmasının bozulmasıdır. Görev alanı ile bilgisi ve deneyimi olmayan insanları, liyakat tamamen göz ardı edilerek; artık partiye dönük sadakat da değil, atayacak makama dönük sadakat tek kriter olursa; işte bunlar yaşanır. Sahte Diploma, Tüp Bebek Skandalları, Yoğun Bakımdaki Bebeklere Alkolle yapılmış mama ve daha pek çok skandalla birlikte, gıda enflasyonunda Avrupa birincisi olarak, KKTC’yi dünyaya tanıttılar. Baksanıza Girne’deki Toplu Deniz Cinayeti de dünya basınında yer aldı. Kısacası bu güzide toplumu ve güzel diyarı, belaların merkez diye her tarafa lanse ettiler. 
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Tamer Karadeniz
Tamer Karadeniz - 15 saat Önce

Daha once batan 2 gemi zamaninda da hukumette CTP vardi ve siz de basbakandiniz. Ne yaptiniz, once onu belirtin..!

banner582

banner471

banner628

banner474