Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, kuzeydeki Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde müzakereler için heyecanlandığını söylüyordu…
“Bugün mesaj versinler yarın görüşmeye hazırım” diyordu…
Kuzeydeki seçimlerden sonra yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman müzakere çağrılarına anında olumlu karşılık verdi…
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Holguin’in huzurundaki son görüşme 28 Ocak günü yapıldı…
Toplantıdan herhangi bir sonuç çıkmadı…
Yeni bir kapı açılması konusunda dahi adım atılamadı…
Hristodulidis, askeri bölgelerden transit geçiş ısrarını sürdürdüğü sürece de kapılar konusunda adım atılamayacağı anlaşılıyor…
Halbuki; her iki tarafın önerdiği kapıları bir kenara bırakıp, Lefkoşa’daki ‘Mağusa Kapısı’nı açabilirlerdi…
Metehan’da iki günlük yol genişletme çalışması dahi hala bitirilmedi…
Ambulansların Ledra Palace Kapısı’ndan geçebilmesiyle ilgili öneri de yanıtsız kaldı…
Rum tarafı en basit konularda dahi adım atmaya yanaşmıyor…
Kapı konusunu bir kenara bırakalım…
Cumhurbaşkanı Erhürman, Bayan Holgin’in adada olmadığı dönemde de görüşme yapılabileceğini söyleyip, samimiyetini ortaya koydu…
Hristodulidis, bu öneriyi reddetmedi ama bir ay sonrasına randevu verdi…
Hani ilk günden görüşmeye hazırdınız Bay Hristodulidis?..
Hani görüşmeleri başlatmak için heyecan duyuyordunuz?..
Bu konuda sizi gerileten nedir?..
Türk tarafının bu soruları hem Hristodulidis’e, hem de Avrupa Birliği yetkililerine göndermesi ve yanıt istemesi gerekiyor…
Kuşkusuz; onların da karşı savunmaları olacak…
“Efendim Sayın Başkan AB Dönem başkanıdır ve çok yoğundur” diyecekler…
Elbette yoğunluk vardır…
Ama Kıbrıs sorununun çözümü ilk öncelik olduğuna göre; Türk liderine bir ay sonra randevu vermek ciddiyetsizliğin ve isteksizliğin göstergesidir…
Perde gerisinde mutlaka Rum liderliğini cesaretlendirenler vardır…
“Bekle, az kaldı” diyenlere aldanıyorsa yazık ediyordur…
Geçmişte önemli bir fırsatı dönemin Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas kaçırdı…
Daha sonra ikinci fırsatı Nikos Anastasiadis kaçırdı…
Şimdi Hristodulidis bu yeni fırsatı kaçırırsa gerçekten Kıbrıs sorununun çözümünden yana olanlar çok üzülecek…





Beş yıldır Masaya oturmam Müzakere etmem ve Görüşmem diyen KKTC beş yıldır Kıbrıs sorununda maalesef bir arpa boyu bile gitmek istemedi ! Bugünlerde ise AB Başkanlığında olan Güney Kıbrıs’a Ön şartlarımız ile hade şimdi gel diyoruz !
KKTCnin önerdiği iki yeni Kapıya Güney Kıbrıs Evet diyor ‘ Rumlar’ın önerdiği iki yeni Kapıya Hayır diyoruz ! KKTCnin mazeretleri ise mantıksız uçsuz ve bucaksızdır ! Bu Teknoloji Çağında Rumlara Askari bölgedir geçilmez diyoruz ! Gerçekçi olmalıyız alışageldiğimiz düzen ile Dünyaya meydan okuduğumuz Dikili Taş Dünyanın merkezi değildir ! Uluslarası Toplum ve Hukuk KKTC’ki gibi Günübirlik de çalışmıyor ‘ Beş yıldır AB - BM ve Dünyayı Çözüm için beklettik ! Bugün ise hade gel Şimdi diyoruz da gerçekten Dünyada Egemen Eşit Devlet isteyen Yönetimsizlikten batmış ve tutulacak yeri kalmayan KKTCnin bugünkü geldiği vahim hali ile bizlerle Görüşmek Birleşmek veya ortak olmak isteyen mi var yani ? 42 yıldır 200.000 Rum’un Malları ve Mülklerini yedik bitirdik ! Var olanı yok etmekten başka ne yapabildik ki ‘ Gelecek için Ne bir Yatırım Plan ve Program Yapamadık ! Güzelim Ülkemizi talan edip batırdık bugün ise Pahalılıktan ve Kirlilikten girilemeyen KKTCde Hade Şimdi çağrıları ile Dünyalı olmak istiyoruz !
Var mı böyle Dünya ?