Küçük bir ülkede yaşıyoruz...
Siyasilerin büyük bir çoğunluğu hemen her gün konuşuyor...
Özellikle de Pazartesi ve Salı günleri Meclis’te yoğun konuşmalar yapılıyor…
Muhalefet eleştiriyor, iktidar cevaplıyor…
Olmasın mı?..
Elbette olsun…
Ancak; sorunların çözümünün ciddiyetle tartışıldığı ve somut kararların alındığı ortamlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır…
Ülkede düzgün giden bir şey yok...
Avrupa ülkelerinde üst düzey yetkililer ayda bir, ya da iki kez konuşuyor...
Bakanlar, “Bugün falanca ofisimize 3 adet bilgisayar daha koyduk” diyerek açıklama yapmazlar...
Belediye başkanları ikide bir kamera karşısına geçerek “Bugün de şu bölgede 50 metrelik kaldırım yaptık” demezler...
Parkın otları temizlendiğinde bu haber konusu olmaz...
Olamaz...
Hâlbuki KKTC’de dernek ziyaretleri bile yetkililer tarafından haber olarak servis ediliyor...
Kuzey Kıbrıs’ta en ufak bir hareket haber oluyor...
Devlet ajansının gündemine bakınız; yetkililerin kabulleri veya ziyaretleriyle doludur...
Bir bakanın, dernek yöneticilerini kabul etmesinin haber olduğu tek ülke KKTC’dir...
Böyle bir şey başka ülkelerde olamaz...
Genellikle de kendilerini ziyaret eden heyet mensuplarına “Sizler için elimizden geleni yapacağız” derler...
Onlar da umutlanır ve bir süre sonra hiçbir şey yapılmayınca tepki gösterirler...
“Hani bir şeyler yapacaktınız ya... Madem yapmadınız bir daha bizim bölgeye gelmeyin... Size oy da yok” demeye başlarlar...
İcraat istiyoruz
Kuzey Kıbrıs, küçük bir ülke olmakla birlikte sorunları çoktur...
Siyasiler ciddi bir çalışma içine girebilseler ve ihtiyaç duyulan yasaları Meclis’ten ivedilikle çıkarabilseler, tüm sorunlar kısa sürede çözülür...
Ama bunu yapmıyorlar...
Uyuşturucu ticareti ve kullanımının patladığı bir ülkede, bazı komik cezalar değiştirilmiyor...
Aynı amaçla bir değil, 10 değil, 20 tane derneğin kurulduğu bu ülkede, herhangi bir sınırlamaya gidilmiyor...
Sosyal ve kültürel amaçlarla kurulan örgütlerin siyaset yapmalarını engelleyici kurallar konulamıyor...
Devletin öncelikleri konusunda bir sıralama yapılamıyor...
Rüşvet ve yolsuzluk iddiaları sonuçlandırılmıyor...
İç sorunları bir kenara bırakalım...
Kıbrıs sorununun nereden kaynaklandığı, bu ülkede nelerin yaşandığı dahi gençlere ve ülkemizde yaşayan yabancılara anlatılmıyor...
KKTC’de üniversite bitiren ve Kıbrıslı Türk’le evlenen yabancıların ezici bir çoğunluğu, iki toplum arasındaki sorunların 1974’te Türkiye’nin askeri müdahalesiyle başladığını biliyor...
KKTC’li gençler 1963-74 arasındaki olaylardan habersiz...
İşin özeti, freni patlamış bir aracın içinde gidiyoruz…
Ne zaman nereye toslayacağı belli değil…



Sayın Akar , KKTC denilen Lastiği patlamış araç çoktan toslamıştır ! Bugünün kavgası İse Enkazı kim kaldıracağı değilmidir yani ? KKTCnin Son Kullanım tarihi çoktan bitmiştir de Asiton’larla KKTCnin Son Kullanım tarihini uzatabilmemiz mümkün değildir ! Zenginlikler Ülkesi KKTCyi 40 Yılda sıfırlanıp batmasına kimler sebep olmuştur acaba ! Beceriksizlikten mi ! Yönetimsizlikten mi ! İş Bilmezlikten veya Tecrübesizlikten mi Var olanı yok ettiğiniz KKTCyi bu günlere getirdik acaba ! Bugüne kadar Var olanı Yok etmekten başka Tecrübesiz İş bilmez be Beceriksiz Yöneticilerimiz ile KKTCde neyi başarabildik ki ! Tüm Sektörleri Dibe vurduğu geliri olmayan Borç batağında KKTC devleti Yerel Bankalarımızı da dibe vurmayacak mı yani ? KKTCnin zengin ve güzel günleri mazide kalmıştır ! Altımızdaki Rum Mülklerinin Kiracısı KKTCnin geleceği mi ne olacak ? Falcı Elmaziye Hanımı bulup da sormamız gerekmiyor mu yani !