Kuzey Kıbrıs’ta kamu görevlileri ve emeklilerin sayısı çok fazladır...
Bunu herkes biliyor ama kalıcı bir önlem alınmıyor…
Paranın bol olduğu yıllarda 40 yaşındaki adamı 38 yıl üzerinden emekli çıkaranların henüz heykeli dikilmedi...
Ama bir gün dikecekler...
Emekli çıkanlar, yeniden çalışmaya zorlanamazlar...
Fakat 100 kişinin yeterli olduğu kurumlarda eğer 700 kişi çalışıyorsa ve bu insanların ne iş yaptığını o kurumların yöneticileri dahi bilmiyorsa burada durmak gerekiyor...
Kıbrıs sorununun çözümünden söz ederken, personel fazlalığı bulunan kurumların yeniden yapılandırılmaması halinde, ileride binlerce kişinin ağlamaktan başka çaresi kalmayacak...
İnsanını ve ülkesini seven yöneticiler böylesi bir kötülüğü tercih etmemelidir...
KKTC devletinde üretimle ilgisi olmayan kurumlarda ve belediyelerin ‘memur kadrolarında’ aşırı şişkinlik devam ederken, diğer yandan gelir getirici Tapu, Araç Kayıt, Araç Muayene ve Sosyal Sigorta dairelerinin yanı sıra, sağlık servislerinde ‘personel azlığı’ yüzünden işler düzgün bir şekilde yürütülemiyor...
Ayrıca KKTC’nin bir numaralı sorunu olan trafik ve adli suçlar konusunda polis yetersizliği vardır...
Bu yetersizliği gidermek devletin başlıca görevidir...
Ne var ki; izlenmesi gereken yol yeni istihdamlar açarak dıştan adam almak yerine, personel fazlalığı bulunan devlet kurumlarından adam transfer etmektir...
Hizmet içi eğitimle bunu başarmak mümkündür...
Uzmanlık önemsenmedi
KKTC’de milletvekili seçilenlerin büyük bir kısmı, uzmanlık şartı aranmaksızın bakanlık görevi yaptı...
İş bileni de bilmeyeni de sorumlu makamlara getirdiler...
Her gelen, gidenin tersi işler yapmayı marifet bildi...
Bunun sonucunda küçücük bir ülke iflas etti...
Kamu bankalarına olan eski borçlar ödenemez duruma geldi...
Petrol ve altın rezervleri olmayan bir ülkenin 1,5 milyar Euro civarında iç borcunun olması karşısında ‘iflastan’ başka bir kelime kullanılamaz...
Kamuda personel sayısının bu kadar fazla olduğu bir ülkenin, diğer yandan en önemli kurumu olan poliste bin kişilik personel eksikliğinin bulunması düşündürücüdür...Yaşadıklarımızı göz önünde bulundurarak, artık bazı radikal kararların alınması ve bu kararları alabilecek bir yönetim anlayışının geliştirilmesi gerekiyor…
Başka bir şansımız da yoktur…



KKTC'de devlette personel eksikligi degil, fazlaligi vardir. Personelin torpile gore calistirilmasi vardir. Biz dunyadan farkliyiz demenin luzumu yoktur. KKTC'de polis sayisi da az degildir. Acin dunyadaki her yuzbin kisiye dusen polis sayilarina bakin. 24/48 calisma sistemi diye bir calisma sekli olamaz. Hic kimse 24 saat yani 1 gun durmaksizin verimli calisamaz. Robot mu, makina mi bu insanlar? 24 saat gorev yapturtmaya calistiginiz insanlar, elbette, sandalyede, masada, buroda, arabada, kuytu bir kosede uyuklayacaklardir da. Bu uygulamadan vaz gecilmedigi surece, polis sayisi 10 bin olsa, ne fayda.. Tam gun olmadan doktor sayisi 50 bin olsa ne fayda, sendikalarin grev tatilleri yuzunden ogretmen sayisi 100 bin olsa ne fayda..