Tanınmamış olmadığına bakmayın…
Dünyanın en canlı demokrasi hareketi burada…
Benzeri görülmemiş eylemler, grevler, sonrasında öpüşmeler burada…
Sürekli bakan ve üst düzey yönetici değiştirmek burada…
Hemen her yıl bir seçim hareketi burada…
Her seçim öncesinde benzeri görülmemiş vaatler burada…
Biri KTHY’nin yeniden uçacağını söylüyor, diğeri Aralık sonu maaşların ödenmesinde tehlike olabileceğini iddia ediyor…
Biri yolsuzlukların sorgulanacağını öne sürüyor, diğeri çocuklu kadınlara maaş vaadinde bulunuyor…
Ama henüz ortaya somut projeler konmuyor…
Mesela; baraj yapımı, kuruyan göletlerin bakım ve onarımı…
Mesela; eğitim ve sağlıkta tam gün uygulaması ne zaman başlayacak?..
Nüfus sayımı hangi kriterlere göre, nasıl yapılacak?..
Dere yatakları üzerindeki inşaatlar ne kadar sürede yıkılacak?..
Elektrik ve telefonun geleceği çok önemli…
Bu şekilde devam mı, tamam mı?..
Özelleşme mi, özerkleşme mi?..
Sürekli kopan internet ve haberleşme sorunu…
Yeni konutlara götürülemeyen telefon…
Uçakla mektup gönderemeyen posta hizmetleri…
Kayıtsız iş yerleri ve kaçak çalıştırılanlar…
Elbette bu konular üzerinde çalışılıyordur…
Uzman kadrolar geceli gündüzlü çalışarak projeleri hazırlıyordur…
Önümüzde iki aya yakın bir zaman var…
Her türlü soruna bir çare bulunacak elbette…
Denizi Lefkoşa’ya bağlamak zor olacak ama önümüzdeki iki yüz yıl için onu da düşünmeli…
Seçimlerin en sevindirici yanı ise köylerin ve meyhanelerin ziyaret edilmesi…
Uzun süre ihmal edilen bölge sorunlarının akla gelmesi…
Üç yıl süreyle randevu alamadığınız bir bakanın ayağınıza gelerek sizden oy istemesi…
Bunlar Kuzey Kıbrıs’ın mutluluk ve heyecan verici özellikleridir…
İşte o yüzden seçimler beş yılda bir değil, her yıl yapılmalı…
Propaganda süreci bir ay önce değil altı ay öncesinden başlamalı…
Parlamentoda vekil sayısı 50’den 250’ye, bakan sayısı 10’dan 50’ye yükseltilmeli…
Bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin bir siyasi kimliği olmalı…
KKTC’yi bugüne dek tanımayanları mahcup etmeli…
Tanısanız da tanımasanız da “biz varız, buradayız” denmeli…
Hayırlı Cumalar…



Neyin seçimlerini yapıyoruz acaba ? Bizden başka Dünya Kıbrıs’ın Kuzeyini Anavatan Turkiyenin yönettiğine inanıyor ! Türkiye’nin istemediği Yönetimi KKTCde yönetebiliyorlar mı acaba ? Birbirimizi kandırıp Kıbrıs’ın kuzeyinde bugüne kadar devletçilik oyunu oynamaktan başka ne yapılabilirdi ki ? Kirk yıldır Seçimler ve Seçenler ile Seçilenler ‘ ya Sonrası ??