Kıbrıs’ın kuzeyinde nüfusa göre hasta insan sayısı da ilaç kullanımı da oldukça fazladır…
Özellikle antibiyotik, ağrı kesici ve uyuşturucu özellikli ilaçların kullanımındaki artışlar endişe vericidir…
Avrupa Birliği ülkelerinde ağır grip vakalarında doktorlar, hastalarına antibiyotik vermekten kaçınırlar…
Burada ise doktorlar yaygın bir şekilde antibiyotik öneriyor, insanlar da çoğu zaman doktor reçetesi olmadan eczaneden istediği ilacı alıp kullanabiliyor…
İşte bu gerçek karşısında Sağlık Bakanlığı’nın gerekli önlemleri alması ve Kıbrıs’ın güneyinde olduğu gibi antibiyotik satışını reçeteye bağlaması şarttır…
Antibiyotik satışı reçeteye bağlı olmalı ama doktorlar da özellikle soğuk algınlığından veya karın ağrısından şikayet eden hastalarına ilaç verirken dikkatli olmalıdır…
Antibiyotik kullanımı, insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da oldukça yaygındır…
Avrupa Birliği uzmanlarının zaman zaman Güney Kıbrıs’ta yaptığı araştırmalarda antibiyotik sınırının aşılması tespit edildiği zaman üreticilere ciddi uyarıların yanında para cezası veriliyor…
Peki benzeri bir uygulama Kıbrıs’ın kuzeyinde neden yapılmıyor?..
Bunun temelinde yine siyasi ve kişisel çıkarların yattığını anlamak zor değildir…
İlgili bakanlıklar belirli bir program çerçevesinde üreticileri hayvan hastalıkları ve kullanılan ilaçlar konusunda eğitmeli ve ciddi denetimler yapmalıdır…
Zehirleri yutuyoruz
Kalp, kanser ve diyabetin yanı sıra, birçok hastalığın dikkat çekici boyutlara ulaştığı ülkemizde ‘sağlıksız beslenmenin’ ve aşırı ilaç kullanılarak üretilen gıdaların rolü büyüktür...
Bunu hiç kimse inkar edemez...
İşte bu tehlike karşısında sebze ve hayvan üretiminde kullanılan kanserojen ilaçlar ve hormonlar denetim altına alınmalıdır…
Denetim dışına çıkanlar için caydırıcı cezalar uygulanmalıdır…
Bir plan ve program dahilinde gıda ürünleri daha yaygın bir şekilde tahlil edilip, sağlıksız ürünlerin piyasaya sürülmesi engellenebilir...
Küçük ülkemizde bir diğer önemli sorun ise oldukça abartılan ‘hazır’ tüketimdir...
Evlerin büyük bir çoğunluğunda anne ve babaların ‘iş yorgunluğu’ gerekçe gösterilerek yemek pişirilmiyor...
Özellikle gençlere sağlıklı doğal ürünler yedirilmiyor...
Üniversite çağına gelmiş fakat hostesin, ayrellinin (Kuşkonmaz) ne olduğunu bilmeyen gençler vardır...
Pancar, ıspanak, karnabahar, brokoli ve mantar gibi sağlıklı yiyecekler de birçok eve girmiyor...
Gençler daha çok telefon siparişiyle hazır yiyecek tüketmeyi tercih ediyor...
Böylesi bir alışkanlığın zararlarını öncelikle ailelere, sonra da gençlere anlatacak bir uygulama başlatılmalıdır...
Tarım, Sağlık ve Eğitim bakanlıkları bu konuda iş birliği yapmalıdır...



Ölümlerin genç yaşlara düştüğü KKTCde Öncelikle Temiz Enerjiye geçmemiz gerekmiyor mu yani ‘ Kanser patlaması yaşayan KKTCde ilk önlem olarak niye Çağ dışı Kirli yakıtla çalışan ve Zehir saçan Yekneciğe bir Filtre takılmıyor acaba ? Neden Yediğimiz kontrolsüz zehirli kalıntılı gıdalar denetlenemiyor yukardan aşağıya bilenimiz var mı ! Sağlık sistemi çökmüş Parasızlıktan Uzman Doktorsuz ve İlaçsız Hastahaneleri ile KKTCde yaşamak Sağlığa zararlı değilmidir yani ! Nüfusu bilinmeyen KKTCde ortalama yaşam süresini bilen var mı acaba!
Yeşili ve Doğası yok olmuş Ormanları yanmış Dağları oyulmuş Dere yataklarında sahillere kadar Betonlaşmış Parkları Yürüyüş Yolları Kaldırımları olmayan İnsan ve Araba doldurduğumuz KKTCde
Living In TRNC is Bad For Your Health ‘ desek Yalan mı yani ?