Kuzeydeki Rum mülklerinin satışı nedeniyle yaşanan sıkıntılara dünkü yazımızda değinmiştik…
Bugün de binlerce kişiyi olumsuz bir şekilde etkileyen bu sorunun çözümüyle ilgili düşüncelerimizi paylaşacağız…
Öncelikle yapılması gereken Taşınmaz Mal Komisyonu’nu çalıştırmaktır…
Komisyonun elinde Kıbrıslı Rumların başvurularını içeren binlerce dosya vardır…
Bunların büyük bir çoğunluğu kuzeydeki mülkünü satma yanlısıdır…
Bir kısmı da iade veya takas üzerinde duruyor…
Satmak isteyenlerin, normalin altındaki bir fiyatlandırmaya razı olduğunu herkes biliyor…
Fakat; Taşınmaz Mal Komisyonu’nun karar alabilmesi için de para lazımdır…
Parayı verirseniz düdüğü çalarsınız…
“Bütçesi 190 milyar TL olan KKTC devleti 15-20 milyar Euro’yu nereden bulacak?” diye soranlar vardır…
Elbette bu rakam bir günde, bir ayda veya bir yılda ödenecek bir rakam değildir…
Bugün başlanırsa belki 5, belki 10 yıl içinde sonuca ulaşmak mümkündür…
Önemli olan cesaretle adım atmak ve başlangıç yapmaktır…
Vergiler toplanmalı
Şimdi yapılması gerekenlere bakalım…
Birinci adım, tapuda işlem bekleyen binlerce satış dosyasını ‘güvenlik soruşturması’ yaparak kayıt altına almaktır…
Bizzat hükümet yetkililerinin söylediğine göre; böylesi bir adımın atılması durumunda elde edilecek olan gelir bir milyar Sterlin’in üzerindedir…
Öyleyse bu sorunu çözmelidirler…
İkinci adım, Rum mülklerinin satışı halinde daha yüksek oranlarda vergi almaktır…
Yüzde 3 ek bir vergi ile bunu başaramayız…
Yüzde 25 civarında vergilendirmeyle Taşınmaz Mal Komisyonu’na ek bir kaynak sağlamak mümkündür…
Türkiye “Üç benden bir sizden” demişse, KKTC bir milyar Sterlin topladığı zaman 3 milyar da Ankara’dan gelecek demektir…
Bir yıl içinde elde edilecek 4 milyar Sterlin’le yüzlerce dosyayı sonuçlandırmak mümkündür…
Böylesi bir gelişme, kuzeydeki mülkünü satmak isteyen Kıbrıslı Rumlar için teşvik edici olacak…
Ayrıca, Türkiye aleyhindeki AİHM davaları duracak…
Kişisel tutuklamalar da duracak…
Acele edilmelidir
Kuşkusuz; bu yönde adım atmamak ve bir süre daha beklemek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Taşınmaz Mal Komisyonu’na sağladığı bu yetkinin sonlanmasına da yol açabilir…
İşte o zaman tehlikenin boyutları daha da büyüyecek ve işin içinden çıkılmaz bir hal alacak…
Binlerce Kıbrıslı Türk Türkiye dışındaki bir ülkeye gidemeyecek…
Mesele bu kadar önemlidir…
Farkına varmak için uyanmak lazım…
İnşallah, maşallah uyanması gerekenler uyanır…





Sayın Akar , TMK’nunu çalıştırmak için Anavatan Türkiye’nin Yağmalayıp Koçanlayıp gelene gidene Sattığımız Rum Mülklerinin Tazmini ve TMK’nunun çalıştırılması için yıllar önce elini taşın altına koyup TMK’nuna Yüzde Seksen katkı payı koymuştu , Geçmiş Şahin KKTCyi yönetenlerimizin aldık bizimdir bir kuruş vermeyiz Malına geleni ise ayağından vururuz mentalitesi ile TMK’nunu çalıştırmak için hiç bir adım bile maalesef atılmamıştır ! Bugün Uluslarası Tutuklamaların başladığı ve de KKTCnin İnşaat Sektörünün Çökmeye başlaması neticesi ile ise Maaş ödeyemez duruma gelen hayırsız evlat KKTCye işlediği Suçtan dolayı niye Anavatan Türkiye Anadolu Evladının onlarca Milyar Dolarlık vergilerini göndersin ki ? Yıllardır başımızı kuma sokup kimseyi dinlemedik Aldık bizimdir vermeyiz dedik ! Gerçekçi olalım İşlediğimiz bu Suçun bedelini ödeyecek olan Suçlu Rum Mülklerinin Yağmalanıp Koçanlanıp Satılmasına onay veren KKTCnin ta kendisi değilmidir yani ! Yıllardır Rum Mülkleri üzerinde zil çalıp oynadık Milyarlarca Dolar kazanıp Har Vurup Harman Savurduk akabinde ise İçinden çıkamayacağımız bu günlere geldik ! Yıllardır dikili taş önünde Dünyaya meydan okuyan KKTCyi yönetenlerimizin Binlerce Çadır ve Konteyner İthalatına Şimdiden başlamaları Şimdiden gerekmiyor mu yani ?
“ Her Güzel Şeyin Bir Sonu Vardır “ diye bir Atasözümüz vardır !