Müzakerelerde iki önemli başlık: Mülkiyet ve güvenlik

  Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda son bir hamle hazırlığı yaptığını herkes biliyor…

  Bu kez çözüm olur mu olmaz mı bilemeyiz…

   Ancak Kıbrıslı liderlerin yanı sıra üç garantör ülke ve AB’nin, Guterres’in yeni girişimine destek vermesi son derece önemlidir…

   Kuşkusuz; kimse bu tür meselelerde gözü kapalı destek açıklaması yapmaz…

   Yapıyorsa; girişimin çerçevesinden memnun olduğu anlaşılır...

   Kıbrıs güzel bir adadır…

   Afrodit’in aşk adası olarak anılır…

   Böylesi güzel bir adada sınırların kalkmasını, askeri yığınakların yerini barış ve dostluğun almasını elbette istiyoruz…

   Ancak, bazı ciddi zorlukları da göz ardı edemeyiz…

   En önemli başlık güvenliktir…

   Kıbrıslı Türkler 1963-1974 döneminde yaşanan acı olayların etkisi altındadır…

   Türk askeri çıkarmasına kadar yaşanan zorlukları ve can kayıplarını unutmak mümkün değildir…

   Kıbrıslı Rumlar “bizler de 1974’te sizin yaşadıklarınızın çok daha büyüğünü yaşadık” diyor…

   Doğru ama bir başka doğru daha vardır…

   Ki bu çok önemlidir…

   O da son 52 yılda Kıbrıs’ta silahların susması, toplumlar arası çatışmaların durmasıdır…

   Bunu görmezden gelmek, tarihi gerçeklere ters düşmek demektir…

   Öyleyse; iki toplumu da memnun edecek bir çözüm üzerinde uzlaşılmalıdır…

   Anavatanlar ve Kıbrıs’ta iki toplum arasında saldırmazlık anlaşması akla ilk gelendir…

   Irkçılara siyaset yasağı getirilmesi de gereklidir…

   Ve her toplumu kendi Anavatan’ı tarafından garanti altına alınması üzerinde tartışılabilecek bir öneridir…

Yeni göçler nasıl önlenecek   

   Kıbrıslı Türkler; geçmişte yaşananları bir kenara bırakıp, Kıbrıslı Rumlarla ‘iyi ilişki içerisinde’ yaşamaktan yanadır…

   Annan Planı’nda bu dürüstlüğünü kanıtlamış durumdadır…

   Önemli olan Kıbrıslı Rumlarda çoğunluğun nasıl bir gelecek istediğidir…

   Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görme alışkanlığını bir kenara bırakabilecekler mi?..

   ELAM’ın ‘Kıbrıs Yunandır’ diyerek, olası bir çılgınlığa yönelmesini önleyebilecekler mi?..

   Bu konularda Rum siyasilerinden tatmin edici bir söz duyamıyoruz…

   ‘Herkesin mülküne döneceği’ bir çözüm istediklerini gizlemiyorlar…

   Öyleyse; 52 yıl süreyle buralarda oturan Kıbrıslı Türkler nereye gidecek?..

   Gönderileceği yerde nasıl bir yaşam sürecek?..

   Kıbrıs sorunu çözülmedikçe Avrupa’nın birleşmiş sayılmayacağını söyleyen AB liderleri bu konuda ne düşünüyor?..

   Hazırladıkları bir finansman projesi var mıdır?..

   Bunlar son derece önemlidir…

   Ve müzakere masasında liderleri zorlayacak olan başlıklardır… 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Atlantik
Atlantik - 12 saat Önce

Sapla Samanı Karıştırmayalım ! Kıbrıs Sorunu olsun veya olmasın ‘ Uluslarası Hukuk dışında Çalıp Sattığımız Rum Mülklerinin bedelini Dünyanın var Saymadığı KKTCumhuriyeti değil de Kıbrıslı Türklerin ta kendisi olduğunu gerçekten bilmeyen mi var yani ! Bir avuç Rum Mülkleri Yağmacısı zengini için TMK’nunu çalıştırmayan Şerefiye vergisini geçirmeyen KKTCyi yönetenlerimiz neticesi İşlediğimiz Suçun bedelini niye başkaları gelip de ödesin ki ! Hayal Rüyası kurmayalım ve gerçeklerle yüzleşip Kimin Malını yağmalayıp Koçanlayıp Kime Satıyoruz sorusunu sorma zamanımızın geldiğine bakalım ? KKTC diye kimsenin tanımadığı bir Cumhuriyetin Uluslararası Mülkiyet Hukuk veya Rejimini değiştirebilecek gücü mü vardır acaba ! Dünyada hiçbir Ülkenin Elini Cebine koyup TMK’nunu Çalıştırmadan işlediğimiz suçun bedelini ödemelerini beklemeyelim be gerçekçi olalım ! Konteynerlerin Bol olduğu KKTCde onlara Çok İhtiyacımız olacağı Günlerimiz yakındır ! Çemberin daraldığı KKTCde Bu güne kadar Rum Mülkleri üzerinde zil çalıp oynadık Kazandığımız Milyarlarca Doları ise Huyumuz var olsun Har Vurup Harman Savurduk ! Peki Ya Yarın ?

Öz
Öz - 9 saat Önce

Daha ortada fol yok yumurta yok ama Tatar Ertuğruloğlu ve bazı diğer ismi var cismi yok tipler, ortamı zehirlemeye başladılar. Aslında bazı gazetelerde yazılanlara göre kademeli bir anlaşma bize uygun değil. Çözüm ve AB perspektifine uymayan hiçbir anlaşma kabul görmez. Bizim önceliğimiz de bu olmalıdır

banner608

banner474