Gelmiş geçmiş tüm Rum liderlerinin Kıbrıs konusunda izlediği bir siyaset vardır…
Nedir bu siyaset?..
Görüşme ve çözüm ister gibi yapmak, fakat masa başında uzlaşmamak…
Uzun vadeli mücadele politikasını sürdürmek…
Uzun vadeli mücadelenin amacı nedir?..
Türkiye’de bazı koşulların oluşması ve Kıbrıs’taki durumun 1974 öncesine dönmesi…
Bunun dışında hiçbir Rum liderinin, müzakere masasında Kıbrıslı Türklere taviz verme yetkisi ve isteği yoktur…
Hele toprak konusunda…
Kıbrıslı Türklere veya Türkiye’ye bir karış toprak bağışlanamaz…
Strateji budur…
Kıbrıs’ın kuzeyinde şahin politika izleyen birinin lider olması aslında işlerine geliyor…
Bunu bir koz olarak kullanıp tüm dünyaya “gördüğünüz gibi Kıbrıslı Türklerin uzlaşı niyeti yoktur ve işgalin devamından yanadır” mesajı veriliyor…
Çözüm yanlısı ilerici bir lider geldiği zaman ise oyalama taktiği güdülüyor…
Mehmet Ali Talat’ın döneminde, Kıbrıslı Türklere en yakın parti olan AKEL’i de yanlarına alarak Annan Planı’nı reddettiler…
Mustafa Akıncı döneminde masaya ilk kez harita konduğu ve garantiler tartışmaya açıldığı halde toplantıyı terk ettiler…
Şimdi Tufan Erhürman ile görüşüyorlar…
Erhürman, bir önceki lider Ersin Tatar’ı 4 yılda bir kapı açamamakla suçlamıştı…
Şimdi kendisi kapı açtırmak için uğraşıyor ama karşı taraftan olumlu bir yanıt alamıyor…
Bırakın yeni kapı açılmasını, Metehan’daki eksiklerin giderilmesi için Rum liderinin adım atmasını istiyor, o da bu konuyu temsilcilerin görüşeceğini söylüyor…
Dalga geçer gibi bir siyaset izliyor Bay Hristodulidis…
Lider sensin…
Senin, cezaevindeki mahkumları serbest bırakma veya bir cezayı affetme gibi yetkilerin vardır…
Metehan Sınır Kapısı’nda üçüncü geçişin açılması talimatını veremiyorsan, bu yetkisizlikten dolayı değil, isteksizlikten ve belirli çevrelerin korkusundandır…
Bostancı ve Akyar kapılarında araç ruhsatı çıkaracak dört tane memur tayinini yapamıyorsan ‘Güven artırmadan yana olduğunu’ iddia edemezsin…
Korkuyu veren kilisedir, Elam’dır, Atina’dır…
Bir aylık aradan sonra Kıbrıslı Türklerin lideriyle 90 dakika görüşme yapıyor ve Metehan’da üçüncü geçiş için dahi olumlu bir söz söyleyemiyorsan, kapsamlı çözüme hazır olmadığını teyit ediyorsun…
Hem sahnedesin, hem dans etmekten kaçıyorsun…



KC ni Kıbrıslılar kurmadı İngilizler kurdu ve. %18 olan Türklere devlet içinde %• 30 yetki verdi.Bizim 1974 den sonra çıkış noktamız KC anayasası.Buna Denktaş ve Klerides arasında imzalanan bir yer değiştirme anlaşması . Ecevit Kıbrısa çıkarken KC nin Türkiyeye verdiği garantörlük hakkından yararlandı .Hem Rumlara,hem de Türklere barış getirmek için harekatı yaptı.Uçaklardan Rumlara barış mesajları attı.
Şimdi bizim elimizde % 38 toprak var.İngiliz üstleri düşünce Rumlar % 30 evet dedi.Buna karşılık elimizdeki toprak %12.3. Yarısı bile değil. Rum mallarını TMK vasıtasıyla çözebildin mi? Çözemedikten sonra Rumlar nasıl uzlaşmaz oluyor? Rum malları çözümün Bam Teli.Rumlar mallarını bir şekilde alsınlar çözüme filan gerek de kalmaz. Artık ayrı bir devlet mi yoksa ilhak mı? Ne istenirse onu. kabul ederler.TAZMİN Rum mallarını çözüm olur.Gerçi bizim %63 ümüz AB ülkesi olmak ister ama kimin umurunda.