banner564

Ne istediğimizi bilmek ve doğruyu bulmak zorundayız

   Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü, her iki toplum açısından ‘bazı hususlarda’ zarar vericidir...

   Bunu kimse iddia edemez…

   Ama her ne pahasına olursa olsun çözüm konusunda ısrar da edemeyiz…

  Kıbrıslı Türkler açısından en önemli sorun uçuşlarda yaşanan sıkıntı ve AB standartlarından uzak bir yaşamdır...

  Doğrudan uçuş olmadığı için, Larnaka’yı kullanamayanlar açısından seyahatlerde ciddi sıkıntılar yaşanıyor…

  Ya uçak bulunamıyor, ya da aktarma ve saatlerce bekleme sorunu ve ciddi fiyat farkı yaşanıyor…

  Yerlilerden fazla dıştan turist getirenler bunun zorluklarını yaşadıkları için hedeflenen rakamlara ulaşamıyorlar...

   Rum tarafı yaşadığımız sıkıntılara bakarak, kendi çıkarını da ön planda tutarak bizlere yeniden ‘Maraş’a karşılık Ercan’ önerisini sunmuştu…

   KKTC yönetimi bunu iyice değerlendirmeden ‘bir tuzak’ olarak niteledi ve reddetti…

   Maraş’ın Vakıflar’a ait olduğu iddiası yeniden gündeme getirildi…

   Birleşmiş Milletlere güven duyulamayacağı ve ‘kendi alanımızda olan’ Ercan’ın statüsünün değiştirilemeyeceği vurgulandı…

   Öyleyse; ya ambargolardan şikayet etmeyeceksiniz; ya da Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunması için sizler de atak yapacaksınız…

Sağlıkta yaşadıklarımıza bakın

  Bir başka önemli sorun ise sağlıkta yaşananlardır…

  Kuzey Kıbrıs’taki hastanelerde yeterli sayıda uzman doktor yoktur…

  Uzman doktor olmayınca, pratisyen doktorlar ‘yanlış teşhisler’ koyabiliyor…

  Yanlış teşhisler veya teşhis koyamama sorunu yüzünden can kayıpları yaşanabiliyor…

   Aylardır eczanelerde ilaç sıkıntısı yaşandığı halde bu soruna çözüm getirilemiyor…

   Ercan Havaalanı’nda ambulans olmadığı için kriz geçiren yolcular hayatını kaybedebiliyor…

   İşin özeti hem sorumsuzluk var, hem de beceriksizlik…

   Sadece siyasilerde değil, sivil toplum örgütlerinin ezici bir çoğunluğunda ‘hayati konularla ilgili’ heyecan ve icraat yoktur…

  Kıbrıslı Türkler açısından bir başka şikâyet konusu da yaşam standardının kötü olmasıdır...

  Yollar, parklar, aydınlatma, trafik düzeni, kaldırımlar, üretim kalitesi, denetimli gıda satışları gibi...

Sorumlusu biz değil miyiz?

  Fakat; yıllardan beri kuzeyde yaşadığımız bu tür sorunların bir tek sebebi vardır...

  O da kötü yönetim...

  Yani tüm suçu çözümsüzlükte aramak yerine kendi ihmallerimizi de tahlil etmemiz gerekiyor...

  Büyük paralar harcanarak inşa edilen modern mezbahanın hala açılmamış olmasının sorumlusu çözümsüzlük olabilir mi?

  Bir başka rahatsızlık ise adli olaylarla ilgilidir...

  Uyuşturucu, cinayet girişimi, şiddet, tecavüz, hırsızlık, soygun ve yolsuzluk olaylarının artması hepimizi üzüyor...

  Bunların asgariye indirilmesi için polisin canla başla çalıştığını ve başarılı operasyonlara imza attığını biliyoruz…

   Fakat; polisin ihtiyaçlarının giderilmesinin şart olduğunu da söylüyoruz…

   Ayrıca mahkemelerin daha hızlı bir şekilde çalıştırılması için gerekli önlemlerin alınması konusunda uyarıcı yayınlarımızı sürdürüyoruz…

  Ülkesini ve halkını seven herkesin önceliği bu küçük ülkede adaletsizliklerin üzerine yürümek, çürümüş yasaları değiştirmek ve üretken bir toplum yaratmak için reformları hayata geçirmek olmalıdır… 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Nuri
Hasan Nuri - 3 gün Önce

Yılanlara Çilanlara devredilen Maraş’a Karşılık Kiriki yıldır bir Çivi bile çakılmayan İşleyişini çoktan yitirmiş dökülen Mağusa Limanına ve Sorma Gir Hani Ercan’a karşılık BM yönetimine verilmesine Şahin yöneticilerimiz tarafından getirisinin be götürüsünün düşünülmeden anında Red edilmiştir ! Maraş Abdullah Paşanındır Maraş Vakıf malıdır diyen Şahin yöneticilerimiz sonucu ne Maraş’ı bir Singapur yapabildik ve ne de Maraş’ı açabildik ! BMGK Kararı ile Maraş’ın Türk Silahlı kuvvetlerinden BM’ye devri ile Rum Gerçek sahiplerine devri kararı olan Maraş’ı değil 50 yıl 150 yıl geçse bile BM dışında Maraş’ın açılabilmesi mümkün değildir ! Şahin KKTCyi yönetenlerimiz Bu gerçekleri yiye görmek istemiyor acaba ! Yüzlerce Milyon Euro harcanarak Mağusa Limanını Avrupa Standartlarında Turizme Ticarete ve Dünyaya açmak varken Bugün Uyuşturucularin Tetikçilerin Hırsızların Tacizci ve İnsan Ticaretinin girdiği Eskimiş ve Çürümüş Mağusa limanı daha da mı iyidir acaba ! Uluslararası Uçuş yasağı olan Sorma gir Hani Ercan’ın Turizme Ticarate ve Dünyaya açılmasına niye karşı çıkmıyoruz ki ! Bugün Hırsız Turistlerin ,Silahların ve İnsan Kaçakçılarının kolayca girdiği Ercan çok daha iyimidir acaba ! Sayın Reşat Akarın programlarında Lefkoşa Belediye yönetiminin Yorgacise verilmesini ve gerçek hizmet alınmasını onaylayacağı gerçeği ile Avrupa Standartlarında bir Hizmet verecek olan Maraş’ı Turizme Yatırıma ve Dünyaya açılmasına Mağusa Limanının Uluslarası Dev Yolcu ve Ticaret gemilerine Dünyaya açılmasına niye elimizin tersi ile Hayır diyoruz acaba ? Gerçekçi olmalıyız geçmişte olduğu gibi Gelecekte de Maraş’ı Türkiye’nin veya şayet var olur ise KKTCnin Açabilmesi Mümkün değildir ! Maraş’taki gerçek Mülk Sahiplerinin Kullanım tazmin haklarının zamanla artacağı gerçeği ile Maraş’ın BM yönetimine verilip Kıbrıslı Türklerin de bolca yaralanacağı bir Çözüme Mağusa Limanı ve Ercan’nın Tetikçilere değil de Dünyaya açılmasına Yok diyenlerimiz bugün daha mı Mutlumular acaba ?
Her geçen gün daha Kötüye giden ve geliri olmayan KKTCnin başka ne Seçeneği olabilir ki !
Buyrun Söyleyin !

Hasan Nuri
Hasan Nuri - 3 gün Önce

Güney Kıbrıs Kıbrıs Cumhuriyeti Lübnan ile yapmış olduğu Anlaşmayı KKTC devleti yok sayıyormuş ! Dünyada KKTC devletini var Sayan var mı acaba !

Gerçekleri Görelim
Gerçekleri Görelim - 3 gün Önce

Hasan Nuri bey. Pek fazla KKTC dışında yaşamadınız galiba. İngiltere 45 yıl yaşamış birisi olarak yazıyorum. Elbette Uyuşturucu, cinayet girişimi, şiddet, tecavüz, hırsızlık, soygun ve yolsuzluk olaylarının artması hepimizi üzüyor... Bunlar bizlerin alışa gelmediğimiz şeyler. Herhangi bir Avrupa ülkesinde veya Amerikada uzun sure yaşamış olsanız bu tip olayların kadar çok ve yoğun ve vahim olduğunu görürsünüz. Dünyanın yaşayışı böyle. KKTC niye farklı olacak ki? Güney Kıbrısta bunlar hiç mi olmuyor? Haberleri okumuyorsunuz galiba. Hele ezkaza birgün Avrupalı olalım bu haberlerin sayısını haberlerde daha çok okuyacaksınız. Bürüksel size serbest dolaşım ve insan hakları diyecek ve siz memlekete girip çıkanları control edemiyeceksiniz. Avrupa Birliğinden ayrılmadan önce İngilterenin bu konudaki şikayetlerini araştırıp bilgilenmenizi tavsiye ederim. Reşat Akar beyin önerileri yerinde. Polisin ihtiyaçlarının giderilmesi, mahkemelerin daha hızlı bir şekilde çalıştırılması, çürümüş yasaları değiştirmek gibi. Gerekli tedbirlerin alınması gerek. Buna paralel devlet yöneticilerinin millete hakikaten hızmet verecek tutumda olması gerek.
Gelelim Maraş, Ercan veya Mağusa limanı konusuna. Sizi gerçekçi olmaya davet ederim. (Olabildiğiniz kadarı ile) Doğu Akdenize ilgi gösteren önde gelen ülkeler hangileri? Birleşik Kırallık, Almanya, Fransa ve Amerika başta gelir. (Yunanistan ve Güney Kıbrıs bu ülkelerin maşası) Bu ülkelerin tarihlerine baktığınız zaman emperyalist bir sistemin kölelikten tutun da koloni ülkelerin doğal kaynak ve eski eserlerini silip süpürdüklerini görürsünüz. DNA yapıları böyledir ve değişmez. Sadece almasını bilirler. Verme alışkanlıkları çıkarlarına ters düşerse yoktur. Ancak güçlü olursanız durdurabilirsiniz. Siz Kıbrısta iyi niyet ve Doğu Akdenizde barış olacak diye Maraşı verin, Karpazı verin, Güzelyurdu verin aklınızda olan anlaşma veya barış veya tanınma utopyadan öteye gitmez. Adamlar doyma bilmez ve siz verdikçe dahasını da alabilirim diye masada isteyeceklerdir. Batılı ülkelere ne kadar güvene bilirsiniz? Al işte Ukrayna al işte Gazze. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti anayasası garantör devletlerin üye olmadığı herhangi bir guruba Kıbrıs cumhuriyetinin üye olamayacağını yazar. Avrupa anayasası hudut problemleri olan devletlerin üye olamayacağını söyler. Annan Planına evet denilmesine rağmen ve bu anayasaların hangisine dayanarak Kıbrıs Avrupa topluluğu üyesi olmuştur? Uluslar arası kurallara riayet eden bir Batı ülkesi göremiyorum, belki siz gösterbilirsiniz.
Birleşmiş Milletler tarafından tanınmasına rağmen zavallı Filistin’in durumu ortada. Kim garanti verir ki Maraşı veya ötekilerini verdiğiniz zaman 2ci Filistin olunmayacak? Kimse seni tanıyorum demez. Sen kendini tanıtacaksın. Bugüne kadar alınan tüm haklar çabayla, mücadele ile, eylemlerle, alınmıştır. “Hak verilmez alınır” boşa söylenmiş bir söz değildir. Soruyorum? Biz bu konuda ne kadar gayret gösterdik? Taviz verip tanınacağımızı mı zannediyoruz.
Kıbrısa geri döneli yaklaşık 3 yıl oluyor. İki durum en çarpıcı şekli ile kendini gösteriyor. Birincisi İnsanların olumsuz, tatmin olmaz ve eleştrici tutumları. Bu ezzelden beri Kıbrıslıya has bir yapıdır. Söylenecek iyi birşey yok mu? Reşat Akar beyin yorumlarını ve irdelediği konuları dinliyorum. Belki arada bir olumlu olanlardan da bahseder diye. İkinciside birçok insanda tanınma olduğu zaman herşey güllük güllistanlık olacak zannı. Herşeyden once insane kendi evini düzene sokmalı.
Hasan Nuri beyin yazdığı ‘Güney Kıbrıs Kıbrıs Cumhuriyeti Lübnan ile yapmış olduğu Anlaşmayı KKTC devleti yok sayıyormuş ! Dünyada KKTC devletini var Sayan var mı acaba !’

Yukarıda yazdığım gibi tipik olumsuz negative bir Kıbrıslı alışkanlığı. Bu ne kadar YANLIŞ bir düşünce. Tanın veya tanınma sesini duyuracaksın. KKTC tanınmasa bile bir dünya gerçeğidir. Yaşamaya devam edeceksin ve sesini duyuracaksın. Biliyormusunuz ki İngiltere veya öteki ülke gazetelerinde Rum ve Yunan yanlısı ne kadar KKTC veya Türkiye hakkında yanlış veya yanıltıcı makaleler çıkar. Bu gazetelerin editörlerine hangimiz yazıp makale bilgisinin yanlış olduğunu bildirmişizdir. Sesini çıkarmazsan kimse seni duymaz tanıyamaz. Öteki tarafa baktığımız zaman Yunanistan veya Rumların bu tip makale yazılarına en kısa zamanda cevap verdiklerini ve kendi düşüncelerini empoze ettiklerini devamlı izliyorum. Elbette sana ters düşen herşeye yanıt vereceksin. İngilizlerin bir lafı var. Olaylara karsı suskunluk kabullenme demektir derler.

Hasan Nuri bey. Birkaç yıl bir Avrupa ülkesinde gidip yaşadıktan sonar tekrar sizinle konuşuruz. Gerçekleri farklı bir açıdan görmek her zaman faydalıdır.

Hasan Nuri
Hasan Nuri - 3 gün Önce

Sayın Gerçekçi Bey
Kıbrıs’ın AB’ye Tam Üye olması Helsinki’de Sayın Tansu Çiller zamanında Türkiye’nin Onayı ile olmuştur , Türkiye Hayır demiş olsaydı şayet Kıbrıs’ın AB Üyesi olabilmesi mümkün değildi
Bilginize Sunarım ,

Hasan Nuri
Hasan Nuri - 2 gün Önce

Sayın Gerçekçi, İngiltere’nin DNA yapıları bozuk sadece almasını bilip verme akışkanlıkları olmayan İngilterede 45 yıldır yaşıyorsunuz ! Sizin için sorunsuz Ülke yaşanabilir KKTC Cumhuriyetine gidip de niye Yaşamıyorsunuz acaba ! Sizlere İngilterede Sağlıklı ve güzel günler dileğiyle ile .

banner608

banner474