banner564

Protokol Ülkemizin Denetim Raporu ve Eylem planı

Türkiye Cumhuriyeti ve ülkemiz arasında Bakanlar Kurulu tarafından imzalanarak mutabakata varılan ekonomik protokol, ülke ekonomisi ve kamu yönetimi verimliliği çerçevesinde eksiklikleri yansıtan bir denetim raporu niteliğindedir. Buna ek olarak aynı zamanda ekonomik standartlar ve kriterlerle desteklenmiş hedef ve performans ölçümüne dayalı bir eylem planı içermektedir. Bu bağlamda genel hatlar itibari ile protokolün vizyonu, misyonu, hedefleri ve bunlara bağlı oluşturulan eylem planlarının çağdaş yönetim prensipleri ve yaklaşımları kullanılarak üretildiği ve sadece önümüzdeki iki yıl için değil, periyodik olarak düzenli şekilde globalleşen dünyadaki değişimleri, piyasa trendlerini, yenilikleri ve kendi içimizde meydana gelen makro ekonomik gelişmeleri  göz önünde bulundurularak ve değerlendirerek kendi eylem planlarımızı güncellememiz önem arz etmektedir. Zira sürdürülebilirlik kavramını oluşturan ilkeler ve yöntemler bahse konu düzeninin kurulmasını gerektirir. Bu geliştirmeleri mevcut yapımızın ilerlemesi ayrıca bir çözüm esnasında diğer ülkelerle rekabet gücümüzü artırmak için yapmalıyız. Aksi takdirde çözüm olmazsa Türkiye ile sürekli yeni protokol imzalamaya, çözüm olursa ise Rum tarafının ve Yunanistan’ın AB Merkez Bankası ve İMF (Troyka heyeti) ile yapmış olduğu gibi kreditör kurumların hazırlayacağı protokolleri imzalamaya devam ederiz… 
   Protokolde üç temel amaçla kamu yönetiminin etkinliğinin artırılması, finansal sektör yapısının güçlendirilmesi ve reel sektörün rekabet gücünün artırılması yönünde hedefler belirlenmiştir. Bu hedeflerin gerekçeleri, verisi bulunan alanlarda kantitatif, verisi mevcut olmayan alanlarda ise kalitatif analizlerle detaylandırılmıştır. Ayrıca hedeflere dayalı performans analizlerine imkan tanımak adına performans göstergeleri belirlenmiştir. Tüm bu analizlerin daha şeffaf ve ölçülebilir yapılabilmesi amacı ile protokolde yer aldığı şekliyle Devlet Planlama Örgütüyle işbirliği içerisinde siyasetten arınmış, kurumsal yapıya sahip ve uluslar arası standartlara haiz bir İstatistik Kurumuna gerçekten ihtiyacımız bulunmaktadır. Keza dönemsel, güncel ve sağlıklı veri tabanı bulunmadan birçok alanda karar verme süreci subjektif olarak yapılmakta ve olumlu sonuçlar doğurmamaktadır. Protokolün ana üç maddesinin içinde en az eylemi taşıyan sektör halihazırda regüle edilmiş, piyasa displini ve denetim otoritesi olan Bankacılık ve finans sektörüdür. Bu noktada murat edilen iki temel amaç bankaların sermaye yapsının daha da güçlendirilmesi ve finans piyasalarındaki fonksiyonların çeşitlendirilerek KKTC finansman piyasaların derinleştirilmesidir.  
   Kamu Yönetimi ve reel sektör dengesinde getirilmesi arzu edilen eylemlere geniş açıdan baktığımızda ise çağdaş ve gelişmiş ülkelerde yapılan uygulamalardan örnekler görebiliriz. Benzer uygulamaları Avrupa Birliği’ndeki ülkelerin bazıları krize girmeden önce pro-aktif bir yapıyla, Portekiz, İspanya, Yunanistan ve Güney Kıbrıs gibi ülkeler ise bıçak kemiğe dayanınca kreditörlerin anlaşmalarıyla zaruri olarak hayata geçirmişlerdir. Bizdeki yönetim yapısı da re-aktif bir yapıyla ikinci grup saydığımız ülkelerden farklı olmadığı için bizim kreditörümüz Türkiye’de böyle bir benzeri çalışmayı gündeme haklı olarak taşımıştır. Avrupa Birliği ve IMF’nin programlarında yer aldığı gibi devletin siyasal perspektifle yönetilen verimsiz kurumlarının özelleştirerek dinamik ve işler bir yapıya dönüştürmesi son derece gerekli bir adımdır. Tüm devletlerin işletmecilikten çıkarak temel olarak piyasayı regüle eden, gözetim ve denetim altında tutan ve tüm faaliyetlerden adaletli şekilde vergi alarak gelir sağlayan bir yapısı olduğu bilinmektedir. Güney Kıbrıs’ın da bu manevralarda geç kalması sonrasında ödediği bedeller daha ağırdır. Bildiğiniz üzere mevduatlar yani yatırımcıların ve mudilerin parasından vergiler kesilmiş, Kıbrıs hava yolları kapanmış ve limanlar Limasol limanı öncülüğünde özelleşmeye başlamıştır. Siyasi iradeyi ve ekonomik aklı birleştirelim ve protokoldeki eylemleri, yasaları, devlet için ve reel sektör için gerekli kontrol ve gözetim sistemlerini, finans mahkemelerini kendi geleceğimiz adına gurur duyacağımız şekilde hayata geçirerek hem ülkemizin hemde vatandaşları olarak bizlerin sosyal-ekonomik refahını artıralım.
YORUM EKLE

banner471

banner474