Ortadoğu’da savaş var, kan var, göç var…
Binlerce insan hayatını kaybediyor veya evini, yurdunu terk etmek zorunda kalıyor ama tüm dünya bunu izlemekle yetiniyor…
Kuşkusuz; bu savaş Kıbrıs’ı da etkiliyor…
Ağrotur üssü adanın güneyinde olabilir…
Ancak; İngiliz üssünün bizzat savaşın içinde olması tüm Kıbrıs’ı ilgilendiren bir konudur…
Daha geçtiğimiz hafta içinde Agrotur’dan kalkan 4 İngiliz savaş uçağının Surye’deki IŞİD hedeflerini bombaladığı açıklandı…
Ne var ki; bizim tarafta derin bir sessizlik var…
Hemen her konuda sesiz kalmayı icraat olarak kabul eden bir siyaset uygulanıyor…
Bırakın Ortadoğu savaşının etkilerini, hemen herkesi ilgilendiren ‘mülkiyet’ sorunuyla ilgili de bir strateji belirlenmiyor…
Halbuki; bu konu Kıbrıslı Türkler açısından son derece önemli sorunları içeriyor…
Rum Yönetiminin, kuzeydeki mülklerle ilgili tutuklama kararı sadece Simon Aykut veya Eva Künzel ile sınırlı değildir…
Rum arazileri üzerinde inşaat yapan müteahhitler ve bunları satan emlakçıların yanı sıra satış sözleşmesi yapan avukatlar da diken üzerinde oturuyor…
Bunların birçoğu güneye geçmekten, Avrupa’ya gitmekten korkar oldu…
Bu şekilde mi yaşanacak?..
Gelinen noktada yanıt arayan soru şudur:
“Rum mülkü kullanan, satan, satın alan, kiralayan veya kiraya veren herkes diken üzerinde mi yaşayacak?..”
Bu soruya yanıt aramak hepimizin görevidir…
Yüce meclisin bu konuda nasıl bir tavır alacağı da son derece önemlidir…
Netice itibarıyla 1974’te bir savaş oldu bu ülkede ve Kıbrıslı Rumlar ‘nüfus mübadelesi’ anlaşmasıyla güneye geçti…
Kıbrıslı Türkler de kuzeyde toplandı…
İki toplumun ayrı bölgelerde yaşaması nedeniyle herhangi bir çatışma olmadı…
Bu durum güvenlik açısından son derece önemlidir…
Mülkiyet konusuna gelince…
Onlar güneydeki Türk mülklerini kullanıyor, kiraya veriyor veya istimlak kararı çıkarıp devlet çıkarları için kullanıyor…
Larnaka ve Baf Havaalanlarının inşa edildiği arazilerin önemli bir kısmı Kıbrıslı Türklere aittir…
Tatlısu’da (Mari) bulunan deniz üssü ve elektrik santralleri de Türk arazileri üzerinde kuruludur…
Larnaka, Limasol ve Baf’ta değerli arazilerimiz vardır…
Ne var ki; Rum Yönetimi istimlak kararları dışında kalan Türk mülklerinin satışına izin vermiyor…
Sadece kira karşılığında kullanım hakkı veriyor…
Bizler kuzeyde bunun tam tersini yaptık…
Rum mülklerine koçan verdik…
Sonra bu mülklerin satışı gündeme geldi…
Şimdi yaşanan sıkıntıların temelinde bu yanlış uygulama vardır…
Peki bundan çıkış yolu var mıdır?..
Evet vardır…
Nasıl olacak?..
Yarın bu konuya değineceğiz…





Ganimet çılgınlığı ile İleriyi göremeyen Yöneticilerimizin Uluslararası Hukuk dışında Altımızdaki Rum Mülklerinin yağmalanıp Koçanlanıp gelene gidene Satılmasına verdikleri onay ile Kıbrıslı Türklere Tarihin en büyük Hatası yapılmıştır ! Zamanın Değerli Hukukçularımızın Rum Mülklerine Koçan çıkarıp Satmayın Sadece Kiralayın ve az veya çok Kira bedellerini bir Bankaya yatırın Uyarıları maalesef kayde alınmamıştır ! Yağma Düzeni KKTCde ise Kimin Malını Koçanlayıp Kime Satıyoruz sorusunu soran ise Kimse olmamıştır , Sayın Reşat Akarın yıllardır Şerefiye vergisini geçirin TMK’nunu çalıştırın Başımıza Taş düşmeden Rum Mülklerini Türkleştirin çağrıları maalesef sağır kulaklara düşmüş olup KKTCnin yağma düzenini bozmaya Kimse adım atamamıştır ? Yıllar önce Uluslarası Hukukun elimize verdiği TMK’nunu Çalıştırmayıp Malına geleni vururuz veya Tutuklarız Cezalandırız mentalitesi ile Uluslararası Tutuklamaların başlaması ile de Emlak ve İnşaat sektörümüzün Çöküşüne de bugün maalesef sebep olduk ! Yabancılar artık Rum Malı almak için KKTCye gelmiyor ! Kendi Kendimize verdiğimiz Büyük Zararın farkındamıyız acaba ? Gerçekleri görme zamanı gelmiştir ! Başta Turizm ile Tüm Sektörlerini batıran Yatırımcının gelmediği Ekonomisi çökmüş Borç batağına saplanmış Geliri olmayan KKTCnin TMK’nunu bugün güçlendirebilecek Çalıştırabilecek gücü var mı acaba ? Okulsuzluktan Çocuklarımızı KKTC denilen Ülkemizde Konteynerlere sürdük ! Tecrübesiz beceriksiz Dünyaya meydan okuyan Gelmiş geçmiş Yöneticilerimiz neticesi ile de Rum Mülklerinde oturanlarımızın da Konteynerlere Sürülmesi ise kaçınılmazdır ! Gözümüzü açıp Dünyaya bakama zamanımız gelmiştir Uluslarası Mülkiyet Düzenini bir avuç KKTC’li Yağmacının Değiştirebilmesi Mümkün değildir !