banner564

Sınır kapıları, ekonomi ve siyaset

  Kıbrıs’ta her iki toplumun da ‘Avrupa üyesi olarak’ yaşam hakkı vardır…

  Bunun tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için çözümün şart olduğunu herkes biliyor…

  Fakat; çözüm olsun diye Kıbrıslı Türklerin güvenlik endişelerini hiç kimse görmezden gelemez…

  İki toplumun birleşmesi için temel şartlardan biri de güvenliktir…

  Nüfusun yüzde 80’ini elinde bulunduran tarafın organize edeceği bir güvenlik sistemi, Kıbrıslı Türkleri kesinlikle tatmin edemez…

  Geçmişin acılarını unutarak hareket edilmesi halinde, geleceğin çok daha tehlikeli olacağını, güneyde ırkçılığın yükselişinden anlayabiliriz…

  Öyleyse; çözüm olacaksa sağlam garanti şarttır…

   Rumların 22 yıl önce reddettiği Annan Planı’nda Türkiye ve Yunanistan’ın garantörlüğünün devamı öngörülüyordu…

  Yeni bir çözüm planı ve referandumun gündeme gelmesi halinde garantörlüğün devamı o planda yer almalıdır…

 Çözüm olabilecek mi veya ne zaman olacak sorusuna hiç kimse bugünden yanıt veremez…

 Kısa sürede ‘dış baskılarla’ sonuca gidilmesi mümkün olabileceği gibi; böylesi bir durum adayı yeniden tehlikeli bir ortama da sürükleyebilir…

 Öyleyse; öncelik iki toplum arasındaki ilişkileri geliştirmek ve ‘karşılıklı güveni’ artırmak olmalıdır…

Sessiz ve tepkisiz kaldık

   Ne var ki; özellikle bizim tarafın bu konuda ortaya koyduğu somut bir proje yok…

   Herhangi bir hareket de yok…

   Avrupalı liderlerin adanın güneyine geldiği bir dönemde, sivil toplum örgütlerinin aktif eylemlerde bulunması ve haklı taleplerimizi gündeme getirmesi çok iyi olurdu…

   Ama bunu yapan olmadı…

   Yeni sınır kapılarının açılmasını bizzat Rum liderliğinin ertelediğini Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman açık bir şekilde anlatmıştı…

   Kuzeydeki sivil toplum örgütleri bu açıklamadan yola çıkarak, AB liderlerine açık mesaj göndermeliydi…

   Kıbrıslı Türklerin AB yardımlarından eşit şekilde yararlanmaması eleştirilmeliydi…

   Her şeyden önemlisi, 24 Nisan 2004 yılında gerçekleştirilen referandum sonuçları bir kez daha gözlerine sokulmalıydı…

   Çözüme “evet” diyen tarafın cezalandırıldığı anlatılmalı ve Kıbrıslı Türklere yönelik ambargoların kaldırılması istenmeliydi…

   Karma evlilikten dünyaya gelen çocukların çiğnenen hakları talep edilmeliydi…

   Bunları yapan olmadı…

   Üzerine ölü toprağı serpilmiş bir toplum görüntüsü vardır…

   Bunu kaldırmazsak ileride çok sıkıntı yaşarız…   

YORUM EKLE
YORUMLAR
Atlantik
Atlantik - 6 saat Önce

KKTC ile Dünyadan dışlandığımız Ülkemizde yüzbin civarında Avrupa vatandaşı Kıbrıslı Türk Yaşıyor ‘ Geriya kalan KKTC’cilerin ise Ne Nüfusu ve de nereden galip nerede yaşadıkları ise bilinmiyor ! Muhteşem Külliyemizdeki KKTCyi yönetenlerimiz Egemen Ayrı Eşitliğin ‘ Garantörcülerin , Ayrı devlet egemenliğin ve KKTC’nin arkasında koşadursumlar bir zamanlar Eokacı Rumlardan çektiğimizi ‘ Can alan Katanlık Yolları ile Sağlıksız Gıda Ürünleri ‘ Kirletilmiş Havası Çevresi ile Tetikçilerin Uyuşturucularin Kol gezdiği yönetilemeyen KKTC ile yakın bir gelecekte Çekmeyecekmiyiz yani !
Görünen Köy için Kılavuzun ne gereği var ki !
Yılların kronikleşmiş Kötü Siyaseti ve Yönetimi ile bugün Pahalılıktan ve Pislikten girilemeyen Kurduğumuz KKTC başımıza bela olmaktan başka ne işe yaradı ki ! Kıbrıslı Türklerin Altın Yıllarını yaşadığı KTFD’tini Uluslararası Toplum ve Hukuk dışındaki KKTC’de Çok arayacağız !

Atlantik
Atlantik - 3 saat Önce

KKTCdeki Kimliksizler Tüm Avrupa Liderlerinin bulunduğu Kıbrıs Cumhuriyeti Güney Kıbrıs Kapılarına gidip de Avrupa vatandaşlığı Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportları isteyeceklermiş !
KKTCye doldurulan Kıbrıslı Türkler dışındakiler Kimlilli olanlarımılar acaba ! KKTC pasaportunun Kimliğinin Bayrağının Mühürünün Türkiye hariç Dünyada hiçbir Ülkede tarafından kabullenmediği ve geçmediği bir gerçek değilmidir yani ? Olası bir Çözüm sonrası yaşanacak Göç ve mağduriyetleri bugün geçersiz KKTC Kimliği dağıtanları nerelere gidip de bulabileceğiz acaba !
Yalancının Mumu Yatsıya Kadar Yanmıyor Mu Yani ?

Öz
Öz - 3 saat Önce

Barış Harekatı öncesi Ecevit , faşist eokacı Samson’un yürürlükte olan KC devirip Elen devletini silah zoru ile kurması neticesinde, KC nin bekası için, hem Türklere,hem deRumlara barışı getirmek için yaptı. Eğer oluşacak yeni federal anayasa silah veya başka şekilde tadil veya ilga edilirse tabii garantör ülkeler devreye girmeli. Ama nüfus aktararak K/Türk toplumunun yapısını değiştirmemeli. K/Türklere saygı göstermeli. Onları düşüncelerinden ötürü deport etmemeli. Çözüm için BM kararları dışına çıkmamalı. Erhürman’ın aldığı oyu iyi okuyup, federal çözüme ve J/Türklerin AB katılmasına anlatış göstermeli

banner471

banner474