Sorunlar nasıl çözülecek?

   Kuzey Kıbrıs’ın öncelikli sorunlarını biliyoruz…

   Siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin üst düzeydeki temsilcileri de biliyor…

   Öyleyse ‘iyi niyetli’ davranışlar sergileyerek, bu sorunların çözümü yönünde hızlı adımların atılması kaçınılmazdır…

   İyi yönde atılan her adıma destek olmak görevimizdir…

   Yanlışlar karşısında ise uyarıcı görevimizi yapmaya devam edeceğiz…

   Ülkenin şu an için en önemli sorunu ekonomidir…

   Aşırı derecede pahalılık, bitmek bilmeyen elektrik kesintileri ve ana tüketim maddelerine getirilen anormal artışlar herkesi rahatsız ediyor…

   Çok sayıda insanın güneydeki marketlere ve alış-veriş merkezlerine akın etmesinin ana nedeni fiyat ve kalite farkıdır…

   Öyleyse; güneyi örnek alarak kuzeyi de ucuzlatacaksınız…

   Yerli üretim yetmiyorsa ithalatın kapsamını genişletip, gümrükleri ortadan kaldıracaksınız…

   Mesele arz ve talep meselesidir…

   Yerli üretim yetmiyorsa ithal yolunu açıp, piyasayı ucuzlatacaksınız…

  

Sağlık ve adli olaylar

   Ülkemizin en önemli sorunlar sıralamasında sağlık konusunu ikinci sıraya alabiliriz…

   Kaliteli hizmet veren hastanelere, uzman doktor ve hasta bakıcılara ihtiyaç vardır…

   Devlet, hasta hakları konusunda AB ile uyum içinde yeni bir sayfa açmalıdır…

   Sağlık sorunu yaşayan insanlar hastane kapılarında süründürülmemelidir…

   İlaç eksikleri acilen giderilmelidir…

   Hastalar MR çekimi için üç aydan fazla bir süre bekletilmemelidir…

   Bir başka önemli sorun giderek artan adli suçlardır…

   Başta uyuşturucu belası…

   Öyleyse; halkı huzursuz eden olayların üzerine gitmek, katı kurallar uygulamak son derece önemlidir…

   Vatandaş olsa bile hiç kimsenin bu ülkede şiddete yönelme, insanlara ölüm korkusu verme hakkı yoktur…

   Hele bazıları kendi eşine veya aile yakınlarına karşı dahi şiddet kullanıyor, ölüm tehditleri yapıyorsa; deport kuralları uygulamaya geçirilmelidir…

   Sonradan vatandaş olmuşsa bile, bu hakkı elinden alınmalıdır…

   Bir turizm ve eğitim adası olan ülkemizde suç makinelerine ihtiyacımız yoktur…

   Şiddete yönelen ve bunu gittikçe yaygınlaştıran insanlara karşı en katı kurallar uygulanmalıdır…

   Halka güven verebilmek için polisin sayısı artırılmalı, bırakın ana yollarda ve kent içlerinde dolaşmayı; sokak sokak devriyeler yapılmalıdır…

   Devlet böylesi bir adım atarak “ben buradayım, halkı korumak için varım” mesajını vermelidir…

   Caydırıcı bir polis gücümüz ve caydırıcı yasalarınız yoksa; bugün yaşananlar, bir yıl sonrasında bile ikiye katlanabilir ve bu ülkede ne turizm gelişir, ne de güvenlik altında bir eğitim uygulaması sürdürülebilir…

   İşin şakası yoktur… 

YORUM EKLE

banner582

banner608

banner628

banner474