Rum Yönetimi, dünyanın dev şirketleri; ExxonMobil, ENİ, Total, British Petrol ve Katar Petrol ile anlaşarak doğal gaz konusunda önemli bir ilerleme kaydetti…
Ticari anlamda gazın sevkiyatı 2027 sonu veya 2028’in ilk yarısında başlayacak…
Bu konuda hem Mısır, hem de İsrail hükümetleriyle gazın sevkiyatı konusunda tam bir uzlaşı sağladıklarını görüyoruz…
Bölgemizde artık eski şartların olmadığını anlamak zorundayız…
Bundan 24 yıl önce Kıbrıslı Rumlara verilen mesaj şuydu:
“Gaz sondajı için kazmayı vurursanız Doğu Akdeniz kan gölüne döner…”
Bugünkü mesaj ise şöyle özetlenebilir:
“Kıbrıs, Mısır ve İsrail gazının Avrupa’ya ulaşabilmesi için en kısa ve ekonomik yol Türkiye’dir…”
Gazın satışa çıkması için 2 yıldan az bir zaman kaldığına göre; Türkiye ile söz konusu ülkeler arasında bir uzlaşının sağlanması hedefleniyor…
Avrupa Birliği’nin stratejik planlarının bu yönde olduğu da bilinen bir gerçektir…
Gazın çıkmasıyla birlikte Güney Kıbrıs’ta elektrik ücretlerinin aşağılara çekileceği de biliniyor…
Düşük maliyetli üretim ve ihracatın yanı sıra turizmin ihtiyaçları açısından elektrik fiyatlarının ucuzlaması son derece önemlidir…
Bizdeki koz: Su
Kıbrıslı Rumlar şu an itibarıyla gaz kozunu elinde bulunduruyor…
Bizim elimizdeki koz ise Anamur suyudur…
Olası bir çözüm durumunda adaya gelen suyun miktarı artırılacağı gibi, Yeşilırmak bölgesinde kurulacak barajla, tüm adanın ihtiyaçlarını karşılayacak projeler perde gerisinde tartışılıyor…
Güney Kıbrıs geçici bir süre için denizden arıtma sistemini kullanmak zorunda kalsa da, bunun maliyeti oldukça yüksektir…
Denizden arıtma ‘acil durumlar’ için devreye konulmalıdır…
Şimdi bu iki hayati konuya yani su ve elektriğe bakınca, Kıbrıs sorununun çözümü bir o kadar daha önem kazanıyor…
Kıbrıs sorununun çözümü, sadece iki toplum ve Anavatanlar açısından değil, aynı zamanda bölge ülkeleri açısından da son derece önemlidir…
Tabi ki ‘güvenlik’ konusundaki anlaşmazlığın giderilmesi gerekiyor…
Giderilmediği takdirde o zaman belirli bir süre için iki toplum arasındaki ilişkileri ‘ileri seviyeye’ taşımak da mümkündür…
Elektrik, gaz, su konularında, hatta Maraş’ın birlikte işletilmesi hususunda uzlaşı sağlanması son derece önemlidir…
Liderlerin bir sonraki toplantısından herhangi bir olumlu sonuç beklenemez…
Ancak New York’ta BM Genel Sekreteri’nin huzurunda gerçekleşecek olan görüşmede, Türk tarafı ‘samimi işbirliği’ önerilerini ortaya koyabilir ve karşı tarafın tepkisini ölçebilir…



1/4 ü devlet memuru olan bu adada neden hala kadrosuzluktan yakinilir?