Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, Kıbrıslı Türklere yönelik iki öneri sunacağı açıklandı…
Rum basını konuyla ilgili haberinde, önerilerin öncelikle Cumhurbaşkanı Erhürman’a gönderildiğini yazdı…
Erhürman; Rum basınının bu yayını üzerine açıklama yaparak “tek taraflı yapılacak bir şey için onaya gerek yoktur” dedi…
Şimdi top Hristodulidis’te…
Ticaret ve sağlık konularındaki ‘jestini’ detaylarıyla birlikte açıklamasını bekliyoruz…
Ticaret konusundaki önerisinin, güneyden kuzeye gönderilen yerli ürünlerden vergi alınmaması yönünde olduğu belirtiliyor…
Kuşkusuz; bizdeki yönetim ‘gelir meselesi’ olduğu için bunu inceleyecek…
Ancak bazı kişilerin daha şimdiden devletin büyük gelir kaybına uğrayacağını ve Türk tarafının bundan zarar göreceğini iddia etmesi anlaşılır gibi değildir…
Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, kuzeyden güneye gönderilen ürünlerden Rum tarafının herhangi bir vergi almadığını açıkladı…
Bu durum işimize geliyor mu?..
Elbette…
Öyleyse; bunun tersini de düşünelim…
Yani güneyden kuzeye gönderilen ürünlerden bizim taraf neden vergi alıyor?..
Türk çarşısının zarar görmesini engellemek için mi?..
Maliyenin gelir kaybına uğramaması için mi?..
Burada ilginç bir durum var…
Hem ikili ilişkilerin gelişmesini istiyoruz, hem tek taraflı ticari çıkarı savunuyoruz…
Kuzeyden güneye gidenlerden sıfır vergi…
Güneyden kuzeye ‘olmaz kardeşim’ vergisi alınacak…
Ve kendimizi dünyanın en akıllısı görecek kadar ileri gidiyoruz…
Halbuki; güneyden gelenlere vergi konmasında ısrar edileceğine, Türkiye’den gelenlere de vergileri sıfırlayarak kuzeydeki çarşıyı ucuzlatabilir, güneyden gelecek ürünlerle rekabet edebilirsiniz…
Böylesi bir durumda Maliyenin gelirleri ne olacak?..
Maliye maaşları nasıl ödeyecek?..
Satış gelirinden ve kardan elde edilecek gelirleri kimse tartışmak istemiyor…
Kasa fişi veya fatura mecburiyeti getireceksin kardeşim…
Doktor da fatura verecek, eczacı da, bakkal da, kasap da, lokantacı da, kaportacı da, boyacı da, temizlik işçisi de…
Bunu yapmak çok basit bir iş ama yapılmıyor…
Nedenini biliyorsunuz…
Birincisi; burada tüm icraatlar ‘kişilerden gelecek oy beklentisine göre’ yapılıyor…
İkincisi; her şeyde ahbap-çavuş ilişkisi var…
Öyleyse; kazık düzeninden şikayet etmeyeceksiniz…
Pasaportu alırken ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ne teslim olmuyorsunuz…
Sıfır vergi ile mal alırsanız bunun adı teslimiyet olur…
Oh ne ala…
Bugün günlerden Cuma…
Haydi namaza…



Güney Kıbrıs’ın Kıbrıslı Türkler için yapacağı Sağlık ve Ticaret önerilerine ne gerek var ki !
KKTCdeki Dökülen Sağlık Sisteminden ve Pahalılıktan nasibini almış Kıbrıslı Türklerin Sağlık ve Ticareti zaten Güney Kıbrıs’a kaymamışmıdir yani ?