Seçim atmosferi nedeni ile üzerinde çok durulmayan iki önemli gelişme yaşandı. New York’ta BM Genel Kurulu açılışında, BMGS Sayın Guterres’in, üçlü ve beşli toplantı çağırmaması ile bu iki gelişmenin doğrudan bağlantısı var. Bu bağlantıyı da Cumhurbaşkanı Erhürman’ın açıklamalarından öğrendik. Birincisi, BMGS iki lidere; 5’li Konferansı çağırması için 7 başlıkta “ev ödevi” vermişti… Sayın Hristodulidis’in “ipe un serme” oyunu ile sonuçlanmadı. BMGS de 5+1 Konferansı çağırmadı.
Bu “ev ödevlerinden” birinin, Karma Evliliklerden doğan çocuklara, kimlik kartı ve pasaport verilmesi olduğunu, “bunlar GYÖ değildir” diyen Sayın Hristodulidis’in Hükümet sözcüsü olan Sayın Letimbiotis’in açıklamasından ve Cumhurbaşkanı Sayın Erhürman’ın ona verdiği cevaptan öğrendik. Sayın Erhürman, Sayın Letimbiotis’e; “evet bunlar, GYÖ değil, ama bir hak gaspıdır ve bu nedenle güven aşındırıcıdır” diye açıklama yaptı. Bunun aşılmasının gereği; BMGS Sayın Guterres’in liderlere verdiği, 7 GYÖ başlığının arasında yer alması gösterdi. Sorun da
ilk defa bir BM Belgesinin içine girdi.
İkinci nokta ise Sayın Erhürman’ın, Kuzeydeki bir konserin ve Barselona Futbol Kulübü’nün çocuklara dönük sportif etkinliğin iptali için, Sayın Hristodulidis yönetiminin yaptıklarını; Avrupa Komisyonu’na şikayet mektubu olarak yollaması ile ortaya çıktı. Avrupa Komisyonun cevabi mektubu göz ardı edilemeyecek ikinci önemli husustur. Sayın Erhürman, mektubunda yapılanların “güven aşındırıcı eylemler“ olduğuna dair tespit yaptı. Bu, Komisyonun cevabi mektubunda, “endişeler dikkatle not edilmiştir” diye cevaplandı. Ayrıca Avrupa Komisyonu bu cevabi mektubunda; Komisyonun Kıbrıs Türk Toplumu üzerindeki izolasyonların kaldırılması için 2004 yılında aldığı kararlara da vurgu yaptı. Bunların ise, Yeşil Hat Tüzüğü ile Mali Yardım ve Direkt Ticaret Tüzükleri olduğunu herkes biliyor. Bunlardan yalnızca Direkt Ticaret Tüzüğü, Güneyin vetoları nedeni hala buzdolabındadır. Bunca yıl sonra, Avrupa Komisyonun bu cevabi mektubunda, 2004’te alınan bu kararlara, bağlı olduğunu göstermesi çok değerlidir. Hele bu izolasyonu; Güneyin, müzik ve spor gibi insani konuda yapmasına dönük, Sayın Erhürman’ın eleştirisine, Komisyonun bu cevabi mektupta ifade ettikleri, söz konusu izolasyonların Avrupa Komisyonu’nun vicdanında da yer bulmadığını göstermektedir. Kısacası Karma Evlilikler sorununun bir BM Belgesinde yer bulması ve Avrupa Komisyonu’nun, izolasyonların sorun olduğunu belge niteliği olan bir cevabi mektupla ifade etmesi önemlidir. Bunlar yeni başlangıç için önemli hususlardır. Bu gelişmeler bize BM Parametrelerine dayalı bir siyasi hat izlemenin önemini göstermektedir. Sayın Erhürman’ın bu temele dayanması, iki önemli uluslararası kurumun bu sorunlara dönük duyarlılığını gösterdi. Yani, BM Parametreleri ile barışık olmalıyız.


