banner564

Yeni yıl

Yeni yıl, daima yeni umutların gerçekleşmesi dileği ile kutlanır. Eski yılın acısı, sorunları geride kalsın diye dilekler oluşur. Ancak yeni yılda, eski sorunların daha ağırları ile de karşılaşılır. Örneğin 2019 yılı sonunda, 2020 karşılanırken; yeni yılın sağlık, mutluluk, barış getirmesi dilekleri yapılmıştı. Ama 2020 yılı Coronavirüs salgını ile yalnız bizim değil, ama tüm insanlığın yaşadığı ölümlerle ve acılarla dolu bir yıl olmuştu. Öte taraftan salgının yol açtığı korku ile birlikte yalnız ülke içinde değil, dünya çapında ger-çekleşen kapanmayı yaşadık. Yani dileklere karşın 2020 yılı, tüm insanlığın acılar yaşadığı bir yıl olmuş-tu. Ancak dini inancı, rengi, etnik, ulusal kökeni farklı olsa da bu acıları; insanlık, iyi günlerin geleceği umudunun enerjisi ile geride bıraktı. Evet “deldi geçti” ve unutuldu bile. Nazım Hikmet, kendisini ege-menlerin asacağı söylemi nedeni ile acılar yaşayan eşinin yolladığı mektupta ifade ettiği, bu olursa ya-şayamam deyişine, Karıma Mektuplar şiirinde şöyle der; 
“Yaşarsın karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,  en fazla bir yıl sürer, yirminci asırlarda ölüm acısı.”
Şimdi ise 21.yy’dayız. Peki Nazım Hikmet’in bu cevabı duyarsızlık mı? Hayır. En kötü zamanda bile in-sanın; geleceğe umutla bakması ve yaşama dört elle sarılması gerektiğini ortaya koyan enerji dolu bir yaklaşımdır. İş böyle olmasaydı, 1940’lı yıllarda başlayan ve Avrupa’dan Uzak Doğu’ya her yeri saran İkinci Dünya Savaşı’nın yıkımları ve acılarından insanlık yeniden doğar mıydı? 27 Aralık 1963’te, tam yılbaşı arifesinde on binlerce Kıbrıslı Türk; evini, mahallesini, köyünü kurşun sesleri arasında terk edip, göçmen olurken, sevdiklerini kaybederken, bu toplum yok mu oldu? Aynı şekilde Kıbrıs’ın Ana Dili Türkçe olan insanları, 20 Temmuz 1974 sonrası, 500 yıldır atalarının yaşadığı Baf, Limasol, Larnaka’yı terk edip kuzeye; aile, akraba, köylü, kentli bağlılıklarından da koparak, hiç bilmedikleri yerlere gelip, yeni komşulara sahip olduklarında, yaşadıkları travmaya yenildiler mi? Aynı şekilde Ana Dili Yunanca olan Kıbrıslıların, on binlercesi kuzeyde asırlardır yaşadıkları topraklardan koparak göçmen olup güne-ye gittiklerinde, yaşadıkları travmanın esiri mi oldular? Aksine, yeni başlangıçlarda, sorunları aşmaya ve yeni güzellikler yaratmaya devam ettiler. Üstelik barışa daha da sevdalandılar.  Yani her yeni yılda, tüm iyi dileklere karşın ille de güzellik yaşanmaz. Bence, her yeni yılı insanların coşku ile karşılaması; yaşamın sürekliliği içinde, eski yılda yaşanan olumsuzlukları, yeni yılda aşma azmi ve daha iyiye ulaşma isteğine dönük görünmeyen enerjinin yansımasıdır. Yeni yılınız kutlu olsun. İyiye, güzele, kardeşliğe, demokratik ve barışçı olana dönük enerjiniz bol olsun. 
   

YORUM EKLE

banner582

banner471

banner628

banner474