banner564

Maraş, göz bağcılığı ve 1 Eylül

Yakın geçmişimizde bir söylem siyasi yaşama taşındı. “Hacanabir Kıbrıs sorunu ile ilgili uğraşacak ve konuşacağız. Ekonomik sorunları öne almamız lazım. Önce evimizi temizlememiz gerekiyor.”
Bu söylemin etkili olmadığını iddia etmek mümkün değildir. Hele son seçimler bu söylemin ağırlığı altında geçti. Bu yüzden tüm seçim kampanyası boyunca en az konuşulan konu Kıbrıs sorunu oldu.
Arkasından 4’lü koalisyon kuruldu. Sonra hükümet yıkıldı ve UBP- HP Hükümeti kuruldu. Bu iki parti, yakın geçmişin, “iç meselelere bakalım, Haçanabir Kıbrıs sorunu” söylemini doruğa çıkartanlardı. 
Ancak iş başına geldikleri andan itibaren, ne ekonomik meseleler, ne de demokratik sıkıntılara dair ciddi hiçbir tartışmanın tarafı olmadılar. Varsa yoksa Kıbrıs sorunu. Varsa yoksa Maraş.
Yani yaşamımızın bu, bir biri ile bağlantılı temel meselelerini birlikte ele almak yok. Birini örtmek için ötekini kullanmak açıkgözlüğü revaçta. Ciddi ekonomik ve demokratik sorunlardan dikkati kaçırmak için hükümetin başı ve yardımcısı, şimdi gece gündüz, Maraş sorunu ile ilgili konuşuyor. Böylece ekonomi ve demokratik değerlerle ilgili tartışmalar gelişmesin, ele alınmasın. Bunlar dar milliyetçilik ve şovenizm temelinde bir örtü ile örtülsün.
1977 yılından itibaren DPÖ verilerine bakalım. Kişi Başına Düşen Milli Geliri Dolar bazında ele alalım.
1977 ile 1984 yılları arasında Kişi Başına Düşen Milli Gelir, 1.444 dolar ile 1.274 dolar arasında idi. 
1985 ile 1989 yılları arasında ise KBDMG 1.498 dolar ile 2.513 dolar arasında kaldı. 
1990 ‘da 3.447 dolar olan KBDMG 1998 yılına kadar 4.361 dolar arasında gitti geldi. 
1999 ve 2002 yılına kadarda KBDMG 4.409 dolar arasına sıkıştı. 
Ancak ilk defa 2003 yılında Kişi Başına Düşen Milli Gelir 5,949 dolar oldu. Çünkü her şeye karşın Kıbrıs sorunun çözüm dinamiği ve AB süreci ile ilgili ciddi bir siyasi gelişmenin olacağı belli olmuştu.
2004 Referandumu ile birlikte ekonomide ciddi bir gelişme başladı. 2004’te KBDMG 8.095 dolara çıktı. Bu fırlama 2008’e kadar sürdü. 2005’te 10.597 dolar. 2006’da 11.837 dolar, 2007’de 14.765 dolar. 2008’de 16.158 dolar oldu. 
Ancak Kıbrıs sorununda durgunluğun geliştiği 2009 ve sonrasında ise ciddi hiçbir ilerleme sağlanamadı. Yani Orta Gelir Tuzağına çakıldık kaldık. 2009’da KBDMG 13.930 dolara düştü. Arkasından sırası ile 14 ve 15 bin dolar arasına sıkıştı. 2011’de 13 bin dolarlık bir konuma geldik. Günümüzde bu KBDMG 12 dolar dolayına düştü. 
Kısacası bu tarihsel serüvende en dikkat çekici nokta, ekonomi ile Kıbrıs sorunu ve iç siyasi yaşamda da demokrasi ilişkisidir. Çözümsüzlüğün geliştiği; içte de siyasi gerginliğin ve anti- demokratik gelişmelerin arttığı dönemlerde, ekonomide durağanlık oluşuyor. Hatta gerileme başlıyor. Ekonomide en büyük patlamayı ise 2003-2008 arasında Kıbrıs sorununda ve iç politik yaşamda da demokratik ortamda olumlu gelişmelerin olduğu dönemde yaşadık.
Bu yüzden ekonomik gelişme, demokratik ilerleme ve barışçı dış politika ile birebir ilgilidir. Hamaset dilinin siyasette öne çıktığı tüm dönemler, ekonomik ve demokratik değerlerde en fukaralaştığımız dönemler oluyor. Bu yüzden demokrasi ve barış ekonomik gelişmenin en büyük itici gücüdür.
Günümüzde temcit pilavı gibi ileri sürülen Maraş tartışmaları bu temel meseleleri görünmez kılmaya dönük bir göz bağcılık işinden başka bir şey değildir. Ekonomik ve demokratik gelişme, barış ve dünya ile buluşmadan geçer. 1 Eylül Dünya Barış Günü bunu yeniden hatırlatmalı.

YORUM EKLE

banner456

banner468