Müjdeler olsun

   Önce döviz krizi ve buna bağlı akaryakıt, elektrik zamları…

   Ardından tüketim maddelerine yansıyan artışlar…
   Özellikle dar ve sabit gelirli insanlar, eldeki para ile değil bir ayı bir haftayı nasıl çıkaracaklarını düşünmeye başladılar…
   Hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor…
   Hükümet ise; sendikaların baskısı ve yaratılan korku yüzünden ciddi önlem almakta zorlanıyor…
   Hatta bazı tasarruf tedbirleriyle ilgili kararları kısa sürede iptal ediyor…
   Hâlbuki krizin daha başındayız…
   Bundan sonraki günlerin çok daha sıkıntılı olacağını anlamak zor değildir…
   Bilindiği gibi, ülke ekonomisinde ‘lokomotif’ görevi yapan 2 sektör vardır…
   Bir tanesi üniversiteler…
   Diğeri turizm…
   Son yıllarda üniversitelerin sayısında patlama yaşandı…
  Mevcutların kalitesini yükseltmek ve bu sayede daha çok öğrenci çekmek yerine, daha çok üniversite izni ile krize çanak tuttular…
  Türkiye’de döviz krizi, FETÖ tutuklamaları, binlerce şirketin iflası ve yüz binlerce insanın işsiz kalması nedeniyle, aileler ‘eğitim amaçlı’ bütçe ayıramaz duruma geldi…
   Parası olanların önceliği ise Türkiye’deki üniversiteler oldu…
   Böylece, KKTC için ayrılan 18 bine yakın kontenjanın yüzde 54’ü doldurulamadı…
  Bu durum ‘yeni kayıtlar’ açısından son derece üzücü ve ürkütücüdür…
  Bir de eski kayıtlı olup, ekonomik kriz nedeniyle okula devam edemeyecek olanları düşünelim…
  Önümüzdeki günlerde rakamların ortaya çıkmasıyla birlikte, eğitim sektörünün ülke ekonomisine katkılarının ne oranda azaldığını daha net bir şekilde görme şansımız olacak…

Turizm sektörü

   Gelelim turizm sektörüne…
   Otel müşterilerinin yüzde 85’ini Türk turistler oluşturuyor…
   Döviz krizi, şirket iflasları ve artan işsizlik nedeniyle, turizmin en yoğun olduğu Temmuz ve Ağustos aylarında dahi Türk turistlerin sayısında azalmaların olduğu görülebiliyor…
   Bundan sonrası ne olacak?..
   Turizmciler bu konuda çok net konuşamıyor…
   Genellikle, bundan sonrasını Türkiye’deki ekonomik duruma, ulaşımda yaşanan sıkıntıların aşılmasına ve KKTC’nin alacağı önlemlere bağlıyorlar…
   KKTC ise, başka yerlere harcayacağı paraları turizm sektörünün sırtına yüklemeyi tercih ettiğine göre, geriye tek umut kalıyor…
   O da Türkiye’deki ekonomik durumun düzelmesi…
   İnşallah ilerleyen yıllarda düzelmeler olursa, umutlar da artacak…
   O zaman ‘oldu da bitti maşallah” diyebileceğiz…
   Şimdiki durumda otellerin girdilerinde çok ciddi artışlar vardır…
   Tüm tüketim maddelerinde yüzde 50’nin üzerinde artış görürken, otellerin, tur operatörlerine bir yıl önce TL cinsinden vermiş oldukları fiyatlarda herhangi bir değişiklik yoktur…
   Öyleyse; ikinci lokomotif de sıkıntılıdır…
   Şimdi tüm bu gelişmelere bakarak, KKTC’nin almış olduğu önemlerin yeterli olacağını söyleyebilir miyiz?..
   Bugünü, yarını, bir de 4 ay sonrasını görebiliyor muyuz?..
   Neyse karamsar olmaya gerek yoktur…
   Tünelin ucunda ışık yoksa mum yakarak yürüyeceğiz…
   İnşallah 13’üncü maaşları da sorunsuz ödeyeceğiz...

YORUM EKLE