Nerede o eski bayramlar!

Kaçıncısını kutladığımızın bilinmediği, amacını çoktan yitirmiş bir Kurban Bayramını daha kutluyoruz. 
Hep eski bayramlarla günümüzde kutlanan bayramların karşılaştırılması yapılır.
Başlığı da “nerede o eski bayramlar” olarak adlandırılır. 
Her savaş sonrasında toplumların yozlaştığı bilinen bir gerçektir. Çünkü içinde “hak edilmemişlikler” yoğunluktadır. 
Maddenin manevi değerleri alıp götürdüğü, aile bağlarının dikişlerini çürüttüğü bir ortamda bayramların eski tatlarda olmasını beklemek boşunadır.
Yeni ayakkabılarımızı yastık yanına koyarak uyuma hazzını duyabilmeyi artık beklemeyin. 
Büyükleri bayramlaşmak için kapı kapı dolaşılan günleri, el öperek alınan harçlıkları, şekerleri hiç mi hiç artık aklınıza getirmeyin.
Hepsi birer düş gibi geçmişlerde kaldı.
Çağ bencillik çağı, düzenin mekânı ise güvensizlik ormanı. 
Günümüzde kesilen kurbanın dağıtım hesabı bile bir başka türlü yapılır oldu!
Bayram günlerinde aile bağlarını dikkate almak yerine tatile gidenlerimiz çoğunlukta. 
Bu gidişin nerelere kadar uzayabileceği, nerelerde sonlanacağı meçhul.
Eskilerde alınan tatların kalmayışı sadece bayramlarla da sınırlı değil.
Yakınlarda gerçekleştirilecek bir seçimden söz ediliyor! 
Vatandaşı alakadar eden bir konu başlığı değilmiş gibi, alakalı kesimlerin dışında umursar bir esinti bile yok. Güven duygusu o denli zedelenmiş ki, kimseler aldırmıyor. Vatandaş yaşananları tribünlerden seyreder gibi seyrediyor.
Yeni adaylar, isimler takvimle birlikte açıklanmaya başladı bile.
Parçalara bölündükçe ufaldıkça ufalıyoruz. Toplum iradesi diye bir kavram yok oluyor. Yakınlarda zeytin çekirdeği kadar bile kalamayacağımız kesin.
“Bağımsız adaylık” sözde, KKTC Meclisi’ndeki tüm yapıların adayı var artık. Kimisinde kazan çevrilen dolaplardan dolayı daha heyecanlı kaynıyor, kimisinde sessiz sinsi. 
Herkes birbirinin kuyusunu kazıyor!
Bir tarafta Coronavirüs belası, bir tarafta dişlileri kırılmış ekonomi. Hükümet ortakları kavgalı, devlet hizmetlerinde bir başıboşluk. 
Beledi hizmetler çökmüş!
Kim, kimin önüne geçecek yarışı gözleri kör etmiş. Ne gerçek cesametsizliğini gören var, ne de kifayetsizliğini. 
Hakiki durumunu görerek, bilerek hareket eden yok!
Adeta adaylık sarhoşluğunun sarmalında, etraflarındaki başka, başka hesap içindeki komplo uzmanlarının dolduruşlarında “binmişler bir alamete.”
“Nerede o eski bayramlar” hayıflanmaları yanında “nerde o eski seçimler” in birbirine karıştığı bir ortamın içinde yaşıyoruz.
Kimimiz yazlığında, kimimiz gezmelerde tozmalarda, kimimiz deniz kenarında, kimimizse “geçim zorluğunda” bir kurban bayramını karşılıyoruz.
Kurban bayramınız kutlu olsun efendim!

YORUM EKLE

banner456

banner459

banner455

banner460